• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
02 Haziran 2019

Feth-i mübînin akisleri ve sonrası yaşananlar

Genç Padişah Mehmed Sultân Hân, yanında yaya azablar, vezirler, ordu komutanları ve fethin mânevi mimarları olan hocaları olduğu halde, beyaz atının üzerinde Ayasofya önlerine gelmişti.

Ayasofya'nın içini ve dışını doldurmuş elli bine yakın Hristiyan ahâli başlarında papazlar ve yüksek rütbeli rahipler olduğu halde yerlere kapaklanmışlar hüngür hüngür ağlıyorlardı.

Türk Hâkânı atından indi bir süre secde halindekapaklanmış din adamlarını ve ahâliyi süzdü.

Ağlamalar ve feryatlar bir müddet sonra yerini sessizliğe bırakınca, yerden kaldırttığı Patrik ile papazlara dönerek konuşmaya başladı.

Bu tarihi olaya an be an şahit olan Hristiyan tarihçi Belleten o anı şöyle anlatıyor:

Bu dakikada herkesin kalbi duracak gibi çarpıyordu. Çünkü herkesin âkıbeti, hayatı Türk Hâkânı'nın iki dudağı arasından çıkacak kelimelere bağlıydı.

Saniyeler sonra endişeli bekleyiş yerini mutluluğa bıraktı. Sultân Mehmed şöyle demişti.

"Kalkınız. Ben, Sultân Mehmed, hepinize söylüyorum ki, bu andan itibâren, artık ne hayatınız, ne de hürriyetiniz hususundagazâbı şâhânemden korkmayınız."

Sonra Ayasofya'ya giren Sultân Mehmed Ayasofya'yı hayranlıkla gezdi. Ezân-ı Muhammediye okunmasını emretti. İkindi namazını kıldı. Sonra derhal camiye çevrilmesini irâde buyurdu bundan 481 sene sonra da müzeye çevrildi. (Hâlâ Ayasofya Mahsun)

Büyük Duka (Başbakan) Lukas Notaras'ın kız kardeşi olan İmparatoriçe, iki kızıyla birlikte kaçmıştı. Fâtih şehri dolaştıktan sonra şehir dışındaki Otağı Hümâyuna geçti.

İmparator XI. Konstantinçarpışmalarda öldürülmüştü. Cesedini buldurttu, rahiplere İmparatorlara mahsus dinî törenle gömülmesini emretti.

30 Mayıs Çarşamba günü Bizans sokaklarında Gâzi Sultân Mehmed Hân'ın fermanları okutuldu.

Halkın canları, ırzları, malları, dinî ve mezhebi hürriyetleri güvence altında olduğu tellallara söyletildi. Osmanlı Devleti devam ettiği sürece de öyle oldu.

31 Mayısta ise çok önemli bir şey oldu. Bizans'ın ileri gelenlerini toplatarak esas ismiGeorgios Skolarios olan Gennadios'u bütün dünya Ortadokslarının Patriği olarak seçtirdi ve onayladı. Bizans'ın bütün ileri gelenleri ve Gennadios'un bu onayı kabul etmeleri Türk Hâkânı'nı hukuken Roma İmparatoru olarak kabulü anlamına geliyordu. Sultân bundan böyle patriklerin protokolde vezir rütbesiyle muamele görmesini istedi.

1 Haziran Cuma günü Ayasofya'da ilk Cuma namazı kılındı. Fethin mânevi fâtihi Şeyh Ak Şemseddin Sultân Mehmed Hân adına hutbe okudu.

Dünyadaki akisleri.

İstanbul'u fethetmesiyle çağ kapatıp çağ açan Fâtih Sultân Mehmed Hân'ın bu başarısı Avrupa'da şöyle yankılanmıştı.

Habsburg Hânedânından37 yaşındaki İmparator III. Friedrich (1440-1493), Venedik Doçu (Cumhurbaşkanı) Francesco Foscari ile âcil buluşup,Roma İmparatorluğu'nun düşmesini görüştüler.

Günlerce konuyu müzakere ettiler.

Konuştukça, tartıştıkça ümitsizliğe düştüler. İmparator üzüntüsünden günlerce odasına kapandı.

Bir müddet mâtem tuttuktan sonra 12 Temmuz 1453'te Papa V. Nicolaus'a yazdığı mektupta bâzı tesbitlerini açıkladı, endişelerini dile getirdi. Alman İmparatoru mektubunda şöyle diyordu: "Mehmed çoktandır bize hükmediyor, Türk kılıcı çoktandır başımızın üzerinde asılıdır. Karadeniz çoktan bize kapalı, Romanya çoktan Türklerin hâkimiyetindedir.

Oradan Macaristan'ı ve sonra Almanya'yı ele geçirecekler ve biz aramızdaki anlaşmazlıklara devam edeceğiz. İngiltere ve Fransa kralları birbirleriyle savaşıyor. İspanya'da huzur yok. İtalya iç çekişmelere yenik düştü ey Mukaddes Pederim."

Bu mektup Papa'yı harekete geçirmiş 1 Şubat 1454'ten itibaren fermanlar yayınlamaya başlamıştı. Türklere karşı kim eline silah alırsa cennete gidecektir ifâdelerini kullanıyor, bütün başpiskopos, piskopos manastır ve kiliselere mukaddes harb vergisi koyuyordu.

İslâm Dininin varlığı imha edilinceye kadar bütün Hristiyan âlemi, aralarında bir anlaşma yapacaktı. İtaat göstermeyenler aforoz edilecek ve işkenceyle ölüme mahkûm edilecekti.

Bu planı uygulamak için 1454 nisanında toplanma kararı aldılar fakat hüsrana uğradılar. Katılım çok yetersiz ve çoğu devletler elçi düzeyinde katılım gösterdiler. Hatta Capet-Valois-Bourgogne Hânedânlarından II. Philips bile babası Niğbolu'da Yıldırım'a esir düşen Korkusuz Jean'ın oğlu olmasına rağmen, o bile isteksizlik gösterdi.

Bunu gören Papa, 4 Temmuz 1454'te yeniden Fransa, Bohemya, İngiltere, Lehistan, Macaristan, İsveç, Norveç, İskoçya, Aragon Kralları ile Ceneviz ve Venedik Cumhuriyetlerine, bütün Duka'lara, bağımsız prenslere ikinci kezkesin bir emirle toplantıya çağırdı. Fakat buna da cevap veren olmadı.

Tarihçi Hammer olayı şöyle özetliyordu. "Artık Hristiyan birliği bir hayal oldu."

Fransıztarihçi Rene Grousset de diyor ki,  "Osmanoğulları, Peygamber'in seferlerindeki mukaddes gâyeyi (cihad) asırlar sonra canlandırmışlardır.”

Tarihçi Sedillot ise,"Ortaçağ'a nihayet veren Türkler, yeni bir harb tekniği ortaya koyarak bundan faydalandılar."

Türklere karşı düşmanlığı ile bilinen tarihçi Schlumberger'in tesbiti de şu şekilde olmuştur."Türkler tarafından İstanbul'un Fethi, dünya tarihinin en önemli olayıdır. Çağ kapatılıp, çağ açılmıştır."

Pirenne de şu tesbiti yapar: "Türklerin Bizans'ı yıkması, Avrupa Devletlerini, yeni yollar bulmak ve tükenen altın stoklarını yeniden kazanmak içincan havliyle açık denizlere atmıştır."

Babinger, "Eğer XV. asırda Türk ilerlemesi kırılabilseydi, tahminlerin dışında dünya tarihi değişirdi." Ve "Sultân Mehmed otuz yıl boyunca, bütün Hristiyan âlemine hep bir ürperti vermiştir" demiştir.

Giritli büyük Yunan âlimi Georgios Trapezuntios (fetihte 58 yaşındaydı) 1466'da Fâtih'e şöyle hitap ediyordu: "Kimse şüphe edemezki sen, Roma İmparatorusun. Büyük İskender ve Sezar’dan daha büyüksün. Hatta gelmiş geçmiş bütün hükümdarlardan daha büyüksün."

Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi tarihçilerin çoğu, Osmanoğullarını Roma İmparatorlarının meşru hâlefi saymışlardır.

Osmanoğullarında bu fetihten sonra Cihân Hâkimiyeti fikri yerleşmiştir. Bu fikir yeni fetihleri peşinden getirmiştir.

Batı Roma İmparatorluğunun 476'da yıkılması ile, ilkçağ kapandıysa, 977 yıl süren Doğu Roma İmparatorluğu'nun yıkılması ile de ortaçağ bitmiştir.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23