Doğu Türkistan

09 Haziran 2019 Pazar

Etiyopya'dan can kardeşim Hanefi Kambur'un bayramın ilk günü göndermiş olduğu kısa videoyu izleyince yüreğimi buruk bir sevinç kapladı.

Sevindim çünkü başkent Addis Ababa'da 1 milyon 200 bin kişi aynı anda bayram namazı için gönüllerini birleştirmişler, saf tutmuşlar, Allah'a (c.c.) yönelmişler. Bu imânın, kardeşliğin gösterisiydi kim sevinmezdi.

Gönlüm burkuldu, çünkü Doğu Türkistan'da 35 milyon Uygur Türkü bayram namazı kılamadılar. Zaten oruç da tutturmamışlardı. Çin'in zâlimce uygulamaları sonucu ibâdetlerini yapamadıkları gibi, çoğu anasından, babasından, çocuğundan yoksun bir şekilde bayrama girmişlerdi.

1.616.500 km2’lik yüzölçümlü Doğu Türkistan, tarihi ipek yolunun merkezidir. İpek yolu, 8 bin kilometrelik Çin Seddini batıya geçtikten sonra ikiye ayrılır.

1 ) Kuzey yolu, wey-şü - Karaşar - Kurla - Bugur - Kuça ve Aksu'dan sonra Kaşgar'a,

2 ) Güney yolu Miranda - Çerçen - Hotar ve Yarkent'ten sonra yine Kaşgar'a çıkar.

Çok eski tarihlerde bile (milattan önce) ticaret yine aynı güzergâhlardan gerek İran - Suriye gerekse Roma'ya bu yollardan yapılıyordu.

Aksu'nun pirinci, Kuçar'ın siyah kuzu derisi, Kurla'nın neşpüt armudu, Gulcan'ın elması, Karaşehir'in atı, Targabatay'ın altını, Kaşgar'ın üzümü, Turfan'da yetişen bütün meyveler meşhûrdur. Özellikle "Turfan" bölgesinde sebze ve meyveler zamanından önce yetişir, bâzı ürünlerde birden fazla hasat yapılır. Onun içindir ki, bizde zamanından önce yetişen sebze ve meyvelere Doğu Türkistan'a nisbet olsun diye "Turfanda" denmektedir.

Ürüngür Irmağı, Kara İrtiş ile Kabdu suları, Tarım Nehri gibi yüzlerce akarsu bölgedeki Bağraş, Lob, Ebi Göllerini besler. Doğu Türkistan'da su miktarı Çin'in üç katından fazladır.

Yeraltı kaynakları yönünden ise çok zengindir. Bu yüzden de oldukça stratejik öneme sahiptir.

Çin'in petrolünün beşte ikisinden fazlası buradan çıkar. Ayrıca yılda 26 milyar metreküp doğalgaz üretimi yapılır. Şu anda bile Doğu Türkistan'da otuza yakın sahada 10 milyar ton ham petrol, 200 milyar metreküp gaz bulundu.

Bunların dışında çok zengin maden yatakları vardır. Bugüne kadar Doğu Türkistan'da 103 çeşit maden türü tesbit edilmiştir. Diğer ifâdeyle, Çin'in ürettiği 138 madenden 103'ü Doğu Türkistan'dadır. Çok zengin altın ve bakır madenlerinin yanı sıra, yine çok zengin gümüş, kurşun, krom, demir, pırlanta, mangan, silisyum gibi madenler çıkarılarak işlenmek üzere Çin'e taşımakta ve Çin'in ihtiyaçlarının % 87'si buradan karşılanmaktadır.

Doğu Türkistan'daki kömür rezervleri ise duyanları hayrete düşürmektedir. Doğu Türkistan'da kömür sahalarının büyüklüğü 95.000 km2’dir. Yâni Güney Kore'nin büyüklüğü kadardır. Buradaki kömür rezervinin tamamı iki trilyon iki yüz milyar tondur. (2.200.000.000.000)

İşte her yönüyle böylesine zengin bölgenin adı, Uygur Türklerinin Yurdu Doğu Türkistan'dır. Hazar Denizinin doğusundan, Altaylara kadar uzanan bölgenin tamamına ise Türkistan diyoruz. (Türkistan Tanrı Dağları ile ikiye ayrılmış, Doğu ve Batı olarak adlandırılmıştır.) Ünlü seyyah ve Kubilay Hân'a 17 yıl boyunca danışmanlık yaparak sarayında kalan Marco Polo, seyahatnâmesinde Doğu Türkistan bölgesine Büyük Türkiye demiştir. Onun içindir ki, Türkiye ile Türkistan etle tırnak gibiyizdir.

Ama maalesef bu mazlum ve mahzun coğrafya hem Ruslar hem de Çinliler tarafından işgâle uğramış, her seferinde akla hayâle gelmeyen sıkıntılar yaşamıştır.

Yeryüzündeki bütün mazlum milletlerin hâmisi olan Osmanlı Devletinin zayıflamaya başladığı 19. yüzyılda Doğu Türkistan, Rusya ve Çin arasında paylaşılmıştır.

Bu paylaşımdan haberdar olan Osmanlı Sultânı Abdülaziz Hân, 23 Ağustos 1875 tarihinde Mahmud Murad Efendiyi yüklü miktarda silah, cephane ve hediyeleri Kaşgar Emirine verilmek üzere Doğu Türkistan'a göndermiştir.

Yine Osmanlı Sultânı ve İslâm Halifesi Abdülaziz Hân, 22 Ekim 1875 tarihinde ikinci parti silahları, Bombay İskelesine kadar bizzat takip ederek ulaştırmış ve orada Kaşgar Emirine teslim ettirmiştir.

Fakat Çin ve Rusya bu paylaşımın akabinde fırsat kollamaya başlamışlar, çok geçmeden de bu aradıkları fırsatı yakalamışlardır. Bu fırsat ise şuydu; 31 Mart 1877 tarihinde İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya-Macaristan, Almanya ve İtalya arasında bir protokol imzalandı. Londra Protokolü adı verilen ortak anlaşmanın başlıca şartı, Hersek Sancağından (Bosna-Hersek) Ortodoksların oturduğu iki kazanın (ilçenin) Karadağ'a verilmesi idi.

Eğer bu şart yerine getirilirse, büyük devletler Türkiye'nin sınırlarını garanti ediyorlar, bizzat Rusya bu garantiye katılıyordu.

10 Nisan 1877'de Bâb-ı Âli Londra Protokolünü reddettiğini büyük devletlere bildirdi.

Çar II. Aleksandr bu durum karşısında gururunun zedelendiğini ve halkın kendisine çok büyük tepki vereceğini söyleyerek, hiç değilse Karadağ'a sadece Nikşik Kazâsının bırakılmasını istedi.

Çar'ın bu teklifini de Sadrazâm İbrahim Edhem Paşa, Anayasa'ya aykırıdır diye devletin kararını iletince, Türkiye için bir felâket oldu. Ve Rusya'nın İstanbul maslahatgüzârı, Büyükelçi İgnatiyev'in yardımcısı Nelidof, Dışişleri Bakanı Saffet Paşa'ya harb ilânını içeren notayı verdi.

Rusların Yeşilköy'e kadar geleceği 1877 - 78 (93 harbi) Osmanlı Rus harbi başlamış oldu. 9 ay 7 gün süren savaş 31 Ocak 1878 Edirne mütârekesiyle sonuçlandığında, Rus askerleri Yeşilköy'e karargâhını kurarken, müttefiki Çin ise 1878'de ordularıyla Doğu Türkistan'ı baştan aşağı fiilen işgâl ediyordu.

16 Mart 1878 tarihinde Peking Gazetesi bütün Doğu Türkistan'ın Çin tarafından işgâl edildiğini duyurmuştur. Bu işgâl karşısında Emir Seyyid Yakup Hân Töre, Sultân Abdülhamid Hân'dan isgâlci Çin'lilerden kendilerini kurtarmasını istemiş, fakat Rus Harbinin ağır faturası ve yenilgisi karşısında beklenilen yardım gönderilememişti.

Uygur Türkleri bu işgâlden kurtulabilmeleri için 1878'den 55 sene sonra 1931 Şubat'ında milli ayaklanma başlatmışlar, 1933 yılında ise Hoca Niyaz Hacı'nın Cumhurbaşkanlığında Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti'ni kurmuşlardır.

1934'de bu sefer Rus Kızıl Ordusu harekete geçerek devleti lağvetmiş ve büyük katliamlar yapmıştır. (Atadıkları Kaşgar Emniyet Müdürü Marlanov günde yaklaşık 6 bin kişiyi kurşuna dizdiklerini itiraf etmiş ve bu katliam günlerce sürmüştü.)

1943 yılında Ruslar Almanya'nın işgâline uğrayınca Doğu Türkistan'dan çekilmişler, bunu değerlendiren Uygur Türkleri 1944'te ikinci kez milli devletlerini kurarak Ali Hân Töre'yi Cumhurbaşkanı yapmışlardır.

Varlığını beş yıl devam ettiren Gökbayraklı Doğu Türkistan Cumhuriyeti 1949 yılında Çin iç savaşından galip çıkan Mao'nun komünist ordusu tarafından işgâle uğramış ve hâlen Çin'in fiili işgâli devam etmektedir.

Son zamanlarda ise üzerlerinde bütün dünyanın gözü önünde "soykırım" politikalarının her çeşidi uygulanan Uygur Türkleri, Doğu Türkistan'da ölüm kalım savaşı vermektedirler.

Onun için her bayram, her cuma, her gün ve her saat onlara duâlarımızı esirgemeyelim.

Umulur ki duâsı makbûl bir Allah (c.c.) dostunun duâ saatine icap eder de kurtuluşlarına vesile oluruz inşaallah..

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Suer AteşSuer Ateş8 gün önce
    Amin..Amin..Amin..İnşaallah...Rabbim dualarınızi kabul etsin..TURAN İDEALİ GERÇEKLEŞIR..selam ve dua ile..
  • CccCcc8 gün önce
    Türkiyecumhuriyeti devlet i bu durumu kabullenmiş maalesef var mi bir itiraz varsa yoksa koltuk koltuk koltuk
  • Mahmut Yavuzer Mahmut Yavuzer 9 gün önce
    Kaleminize yüreğinize sağlık Başkanım
  • Celil yağmuroğluCelil yağmuroğlu9 gün önce
    Sayın hocam Allah sizlerden razı olsun Doğu Türkistan tarihi hakında bilmediklerimizi dozu çok yüksek bir şekilde Özetlemişsiniz ,,Doğu Türkistan Mezalimini okumuştum en hayran kaldığım ve çok çok üzüldüğüm Doğu Türkistan Aslanı Mücahidi Osman Baturun Çinliler tarafından tutuklanıp Sokaklarda kendi Milleti önünde işkence ederek teşhir edilmesi beni dernden yaraladı kahroldum,,Doğu Türkistanın Asıl konusu,,,ÜST AKLIN,,Yeni bir Dünya Düzeni kurmasına dayanıyor,,ÜST AKIL,,Önce İngiltereyi kullandı,,Sonra Amerikayı,,Şimdi ise ,,ÜST AKIL,lın Son durağı ÇİN,,30 seneden beri ÜST AKIL,,ÇİN,nin Ekonomik Alt yapısını hazırlamak için bütün İş adamlarını oraya gönderdi ,,Son 20 Sene zarfında Çin bir Süper Ülkeye dönüştürdüler ve dikkat edin Son 10 Senedir DOĞU TÜRKİSTANDA,,baskı zülüm Sindirmenin her türlüsünü yapıyorlar Amaç Önce İnsan Sonra ,da Doğu Türkistanın Yer Altı kaynaklarını zenginlikleri ,,Bunun devamı ise TÜRK CUMHURİYYETLERİ,,Sonra Sırası bizlere gelecektir,,ÜRT AKLIN YANİ ŞEYTANİ AKIL,,Vesselam

Günün Özeti