• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
22 Mart 2021

"Dilde, İş'te, Fikirde Birlik" Doğum yıldönümünde İsmail Gaspıralı (20 Mart 1851)

Bir ideâli vardı. Müslüman Türk nüfusun Rusya coğrafyasında erimesini önlemek. Bunun için, Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalardaki okullarda Türkçe eğitim verilmeli, bu mümkün değilse Türkçe eğitim veren medreseler kurulmalıydı. Birincisi mümkün olmayınca yollara düştü. Didindi, çırpındı, çalıştı ve nihayet 1884 yılında Bahçesaray'da Kaytaz Ağa Mahallesi'nde ilkokulunu açtı. Yetmedi, Müslüman Türk kızlarının da mutlaka eğitim alması gerektiğini söyleyerek, ablası Pembe Bolatukova'ya ilk Usûl-ü Cedîd kız mektebini Bahçesaray'da açtırdı.

Bununla kalmadı müfredâtını da kendi belirledi. Ortaya koyduğu müfredâtta 40 günde okuma, yazma ve diğer derslerin daha kolay ve pratik bir yöntemle öğretiliyor olması, bütün Müslüman Türk bölgelerinde çığır açtı. 

"Usûl-ü Cedîd" ismini verdiği bu sistemi yaygınlaştırmak için bütün Rusya coğrafyasını  Türkistan'ı dolaştı, hatta Mısır'a, Hindistan'a kadar gitti. Dilde, iş'te, fikirde birlik şiârını oluşturmak amacıyla öncelikle Rusya Türklerinin eğitimi ve birleşmesi için gece gündüz uğraştı. 

Ancak hedefinde; bütün dünya Türklüğünün dilde, iş'te fikirde birlik olmaları ideâli vardı. Bunun yolu  dilden geçiyordu. Bundan dolayı ortak dilin Osmanlı Türkçesi olmasını istedi.

Bunun için milli bir basına ihtiyaç vardı ve daha okulları faaliyete sokmadan önce, 1883 yılında Osmanlı Türkçesiyle "Tercüman" gazetesini çıkarmaya başladı. Ardından, kızı Şefika Gaspıralı eliyle "Âlem-i Nisvân" isimli ilk kadın dergisini yayın hayatına soktu. Bir yıl sonra da "Âlem-i Sıbyan" adlı çocuk dergisini çıkartarak Tercüman Gazetesinin eki olarak vermeye başladı.

Tercüman Gazetesi, zorluklara rağmen aralıksız çıkıyor, Rusya'nın her bölgesinde dağıtıldığı gibi, Balkanlar'da, Anadolu'da, Kafkasya ve İran'da okuyucusuyla buluşuyor, özellikle aydın kesim ilgiyle takip ediyordu.

İşte bu büyük dâvâ adamının ismi İsmail Gaspıralı idi. İsmail Gaspıralı, 20 Mart 1851 yılında Bahçesaray'a bağlı Avcıköy'de dünyaya gelmiş, 24 Eylül 1914'te yine Bahçesaray'da vefât etmiş, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce insanın katılımıyla, Kırım Hanlığının kurucusu Hacı Giray Hân'ın türbe haziresine defnedilmişti.

Gaspıralı, önceleri asker olmak istediği için, Akmescit Erkek Okulunda okuduktan sonra Moskova'da harp okuluna başladı. Fakat Girit'te Yunan'ın yaptığı Türk katliamını duyunca tereddüt göstermeden yardıma koştu. Bunun için gizlice Türkiye'ye giderken yolda yakalandı ve askerî okuldan atıldı. Bahçesaray'a dönerek öğretmenliğe başladı. Kısa bir süre sonrada İstanbul üzerinden Fransa'ya giderek Rus Edebiyatçı İvan Turgenyev'e asistan oldu.

Sonra, hayatının en güzel anlarını yaşadığı  İstanbul'a geldi, ardından Kırım'a döndü. İstanbul'dayken Ziya Paşa, Namık Kemal ve Şinâsi’den oldukça etkilenmiş, Mehmet Emin gibi, Ahmet Mithat gibi, Şemsettin Sâmi gibi önemli şahsiyetlerle tanışmış ve İstanbul'da yayımlanan çeşitli dergilere makaleler yazmıştı.

İsmail Gaspıralı asil Türk Milleti için gece gündüz çalışarak ortaya koyduğu usûl-ü cedîd eğitim sisteminde Türkçe okuma-yazma öğretiminin yanı sıra aritmetik, hat, Kur'an ve İslâm İlmihâl derslerin yanında  coğrafya, hayat bilgisi, matematik, tabiat bilgisi ve tarih gibi dersleri de müfredâtına koymuş, aynı zamanda ders veren öğretmenlere de maaş bağlatmıştı. Böylece Cedîdcilik hareketini de başlatmış oluyordu.

Bunun için değişik ülkelerin yanı sıra belli başlı Türk şehirlerini dolaştı, sistemi anlattı. Başlattığı bu hareket eğitim alan öğrenciler üzerinde başarılı olunca, Rusya içerisindeki Türk Bölgelerinin büyük ilgisini çekti.

Böylece Kazan, Kafkasya ile Türkistan'ın uzak bölgelerinden öğretmenler ve mollalar Usûl-ü Cedîd'i tanımak için Kırım - Bahçesaray'a gelmeye başladılar. Aldıkları eğitimi yeni nesillere aktarmak için memleketlerine döndüler ve açtıkları okulların sayısı 1894'lü yıllarda henüz 100'ü bulmuşken, 1914'e gelindiğinde bu rakam beş bine ulaşmıştı.

Ancak 1914 yılının sonlarına doğru 11 Eylül’de hayata gözlerini yumduğunda an itibariyle geride yüz binlerce talebe bırakmıştı.

İsmail Gaspıralı Bey'in bizlere bıraktığı "Dilde, İş'te, Fikirde Birlik" şiârını tesis etmek için Türk Dünyası Sevdâlıları canla, başla çalışıyor, dünya devletleri içerisinde önemli bir eksene oturan Türkiye'mizi daha iyi konuma getirmek için ter akıtmaya devam ediyorlar.

Türk-İslâm Coğrafyasında İngilizce yerine Türkçe'yi öğrenmek ve öğretmek önceliğimiz olmalıdır. Avrupa Birliği yerine aynı fikre inanmış, ekonomik ortak pazarını kurmuş, ortak parlamento ve orduları tesis edilmiş bir Türk Birliğinin kurulması elzemdir. (Bu konuda çok önemli mesafeler alındı.) Böyle bir güç karşısında ne doğu-batı blokları, nede haçlı artıkları varlık gösteremez.

Bu gücün olduğu dünyada bırakın bir tek damla mâsûm ve mazlûm insan kanı akmasını, bir damla gözyaşı dâhi dökülmez. 

"Dilde, İş'te, Fikirde Birlik" şiârıyla Türk Birliğinin en kısa zamanda kurulması dileğiyle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Türk birliğimi,İslam birliğimi ?
  • Yanıtla

Mümin

Hrıstiyan haçlı avrupalı AB ye (avrupa "birliği")girmek için sevinçten gündüz havai fişek atan "müslüman türk" ahalimiz,(müslüman)türk birliği deyince ne hikmetse uzak uzak duruyor..hatta karşı duruyor..anlaşılması güç bir denklem..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23