Birinci Dünya Savaşı (28 Temmuz 1914) ve Savaşa Girişimiz

28 Temmuz 2019 Pazar

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından Osmanlı Devletinden 5 Ekim 1908'de gaspedilen Bosna-Hersek, Avusturya-Macaristan veliahtını ağırlamaya hazırlanıyordu.

Bu sırada Sırbistan'da Slav birliği için Rusya destekli kurulan "Kara El" tedhiş örgütü; Gavrilo Princip, Cvijetko Popoviç, Trifko Grabez, Muhamed Mehmedbasic, Nedjelko Cabrinoviç ve Vaso Cubriloviç'e özel bir görev vermişti. Kod adı "İki hayvan ayı" olan bu planla veliaht ortadan kaldırılacaktı. (Suikastten sonra Belgrad'da bulunan örgüt lideri Binbaşı Trebiteviç'e gönderilen telgrafta "iki hayvan ayı satıldılar" yazacaktı.) Bu planı Avusturya-Macaristan İmparatoru olan Fransuva Joseph yapmış, el altından gönderdiği yüklü miktarda altınlarla "Kara-El" örgütünün liderlerine de uygulattırmıştı.

Bu vesileyle, tek oğlu ve tahtın vârisi konumundaki Rudolf'u çıktığı av esnasında intihar süsüyle öldürterek yerine veliaht olan yeğeninden intikam alacak, hem de Bosna-Hersek üzerinde büyük emeller besleyen Sırbistan'ı işgâl ederek Rusya'ya gözdağı verecekti. Rusya, gözünün önünde 2 milyon 500 bin altın tazminatla Osmanlı'dan adeta gasp edilen (Avusturya-Macaristan önce 5 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'i ilhak ettiğini duyurmuş, sonra da 26 Şubat 1909 İstanbul anlaşmasıyla küçük bir tazminat karşılığında tamamen uhdesine geçirmiştir.) Bosna-Hersek için Almanya'nın korkusundan uhdesine alamadığı için çok yanıp tutuşmuş, Bosna'daki Sırplar üzerinden sürekli hırıltı çıkartarak fırsat kollamaya başlamıştı.

Ayrıca yeğen veliaht, kraliyet ailesinden olmayan ve imparatorun istemediği, ancak Papa'nın özel izniyle evlendiği Kontes Sophie Chatek'in de ortadan kaldırılması gerekiyordu. Fakat kurallar gereği Kontes kraliyet ailesinden olmadığı için eşi Ferdinand'la denk görülmüyor ve veliahtın yanında temsil edilmiyor, törenlerde ve seyahatlerde yanında eşlik edemiyordu. Bu yüzden üç oğlu da tahttan feragât ettirilmişti. Buna da çözüm bulundu. Ferdinand Bosna-Hersek seyahatine veliaht olarak değil, ordu başmüfettişi olarak gönderilecek, böylece eşi de yanında refâkat edebilecekti. Öyle de oldu. Seyahat başladı.

Takvimler 28 Haziran 1914 pazar gününü gösterdiğinde Arşüdük Fransuva Ferdinand ve eşi Sophie'nin resmî ziyâreti çoktan başlamıştı ve halk selamlamak için Saraybosna'da yollara dökülmüştü. Ferdinand'ın konvoyu yedi araçtan oluşmuş, kendisi üçüncü sıradaki üstü açık arabada general üniforması giymiş, başında miğfer vardı. Başında geniş kenarlı şapkasıyla yanındaki eşi ise kırmızı şal ile çevrili beyaz bir elbise giymişti.

Konvoy yavaş yavaş ilerlerken suikastçılardan Muhamed Mehmedbasic'in yanından geçti. Bu bir şey yapmadığı gibi yerinden hızlıca uzaklaştı. Diğer iki suikastçı Cvijetko Popoviç ile Trifko Grabez cesaretlerini kaybetmişti kıllarını kıpırdatmadılar.

Konvoy Cumurja köprüsüne girmek üzereyken Nedjelko Cabrinoviç elindeki bombayı Ferdinand'ın arabasına doğru fırlattı. Ferdinand soğukkanlılıkla koluyla bombayı savuşturmuş, arabanın arkasına düşen bomba büyük gürültüyle patlamış ve arkadaki arabada bulunan Kont Waldeck ile Yarbay Erich Von Merizzi ve halktan 8 ilâ 10 kişi yaralanmıştı.

Olay yerinden hızla uzaklaşan Ferdinand'ın arabası Arşüdük'ü belediye binasına götürdü. Burada biraz dinlenen Fransuva Ferdinand, yaralananları ziyâret için Garrison Hastanesine gitmek istedi. Ferdinand eşinin Vâli Oskar Potiorek'in evine götürülmesini istedi, Sophie kabul etmedi. Yeniden yola çıkıldı. Arşüdük'ün arabası Fransuva Joseph caddesine saptığında o caddede bulunan Schiller's Store mağazasının önünde bekleyen suikastçı Gavrilo Princip tarafından saldırıya uğradılar. Çok iyi yetiştirilmiş suikastçı altıpatlar tabancasıyla sadece iki el ateş etti. Birinci mermiyle Düşesi karnından vurmuş, ikinci mermiyle ise Arşüdük'ün şah damarını parçalamıştı. İkisi de ölmüş birinci perde kapanmıştı.

İkinci perde 28 Temmuz 1914'te (5 Ramazan 1332) açıldı, oyunun ikinci sahnesi ortaya konuldu. Plân gâyet iyi işliyordu. Bu tarihte Avusturya-Macaristan, Sırbistan'a savaş açtı. Ancak Avusturya-Macaristan'ın beklemediği bir şey oldu ve Sırbistan'ı koruyan Rusya da Avusturya-Macaristan'a savaş açtı. Akabinde Almanya da beklenildiği gibi Rusya'ya savaş açtı.

Ortalık bir anda karışmıştı ve hızlı bir şekilde karışmaya devam ediyordu. Rusya'nın müttefiki Fransa, Almanya'nın Rusya'yı kolayca yutacağını biliyordu. Şüphesiz dünyanın birinci kara kuvvetine sahipti. Rusya yutulursa sıranın kendisine geleceğini biliyordu. Fazla gecikmedi ve Almanya'ya savaş açtı.

Alman genelkurmayı, arkadan saldırıya uğramama adına Belçika'yı çiğneyerek Fransa'ya girme planı yapınca, Belçika ve Lüksemburg da Almanya'nın karşısında yer aldı.

Diğer taraftan Karadağ da soydaşı Sırbistan'ı yalnız bırakmadı savaşın içine daldı. Bütün bunlara rağmen üstünlük Alman cephesindeydi. Savaş otoritelerinin ortak görüşü eğer Amerika savaşa dahil olmasaydı Almanlar yenilmezdi hatta İngiltere ve Almanya'ya ihânet eden İtalya karşı tarafta yer almasalardı Almanların zaferi kesin olurdu şeklindedir.

Hele Türkiye'nin savaşa girerek Rusya'yı sıkıntıya sokarak yıkılmasına sebep olması, (Karadeniz’de Türk Donanmasının üstünlüğü karşısında sinmiş olan Rus donanması bir şey yapamamış, Almanya'nın Ukrayna'yı işgâl etmesiyle de 22 Ocak 1918'de mütâreke isteyerek saf dışı olmuştu) İngiliz Başbakanı Lloyd George'un ifâdesiyle savaşı iki yıl uzatmış bu da korkunç yıkımlara neden olmuştu.

Türkiye cephesinde durum ise şöyleydi; 28 Temmuz'da Osmanlı Devleti resmen henüz savaşta olmamasına rağmen savaş durumuna geçmesiyle ülkede hızlı gelişmeler yaşanmaya başlandı. Enver Paşa 1 Ağustosta seferberlik emri vermesiyle Osmanlı tümenleri derhal ülkenin sınırlarına intikal etmeye başladı. Yedekler askere çağrıldı. Ülkedeki bütün trenler ticâri yük kabul etmeyecek, bütün vagonlarda asker intikalleri yapılacaktı.

Diğer taraftan devletin en üst yönetimi âcil olarak sonu gelmeyecek toplantılara başlamıştı. Osmanlı Hükümeti ilk olarak, devletin varlığını sürdürmesinin Avrupalı güçlerle ittifaka girmekten geçeceğine inanmış ve bu yönde arayışa geçmişti.

İTTİFAK DENEMELERİ

İstanbul'un ilk tercihi İngiltere ve Fransa olmuştu. Haziran 1914’de Cemal Paşa, Fransız donanmasının manevralarında bulunmak üzere Fransa’ya davet edildiği zaman kendisine Yunanistan ile askıda bulunan adalar meselesinin çözümü ve uygun ortam bulursa da Fransa'ya Osmanlı adına ittifak teklif etme yetkisi verilmiştir.

Cemal Paşa da bu konuyu Paris'te Hariciye Nezareti Siyasi İşler Müdürü Monsieur de Margurie'ye açınca şu cevabı alır: “Sizinle siyasi bir ittifak veya bir anlaşma yapabilmemiz için müttefiklerimizin buna muvafakat etmesi lazımdır ki bunun lazım olup olmayacağı şüphelidir." Bu cevaptan da anlaşıldığı üzere Fransa ittifak teklifimizi reddetmiştir.

İngiltere ise büyükelçisi üzerinden ittifak teklifine Kıbrıs ile Mısır ve Sudan'ı kesin olarak yutmaya karar verdiğinden, cevap vermeye tenezzül bile etmemişti. Üstelik Mahmut Muhtar Paşa'nın Bahriye Nâzırlığı döneminde sipariş verilen Reşâdiye ve Sultân Osman zırhlılarına seferberlik ilân edildiği günlerde ağustos başında paralarının tamamı ödendiği halde İngiltere el koymuştur. (17 yıl sonra Mahmut Muhtar Paşa bu gemilerden dolayı devleti zarara uğratmaktan yüce divânda yargılanmış ve bu parayı ödemek zorunda kalmıştı. Mısır prenseslerinden olan hanımı kendi mal varlığından bu ödemeyi yapmış, büyük askeri sıkıntıdan kurtarmıştı. Nûr içinde yatsın.)

Osmanlı Devletinin ittifak denemeleri neticesiz kalmıştır. Bunun nedeni savaştan sonra çıkan belgelere göre gizli paylaşım projeleriyle İtilaf devletlerinin Osmanlı Devletini kesin tasfiye etme kararlarıdır.

İngilizler ne zırhlılarımızı, ne de paralarını iâde etmeyince işin seyri değişti. Enver Paşa, Cebelitarık Boğazı tutulduğu için Akdeniz'den çıkamayan Goeben ve Breslau zırhlılarının araştırılmasını emretmiştir. Kafasındaki plan Reşâdiye ve Sultân Osman zırhlılarına karşı bunları satın almak ama para (Almanlarla ittifak sağlanırsa) ödememekti. Öyle de oldu.

(Günümüzde Petriod ve F35'lere karşı S-400'ler ne kadar benziyor.)

Almanlarla ittifaka gelince, Enver Paşa diğer ülkelerle ittifak görüşmeleri yapılırken o ülkelerin büyükelçilikleri duymasın diye gizliden tedbir amaçlı olarak Almanya ile işbirliği anlaşmasını imzalamıştır (Sonradan Goeben ve Breslau zırhlılarının satın alınması dâhil edilmiştir.)

Bunun üzerine Goeben ve Breslau zırhlıları 9 ağustosu, 10 ağustosa bağlayan gece Çanakkale Boğazı’ndan geçmişler akabinde boğaz bütün geçişlere kapatılmıştır.

Zırhlıların, İngiltere'nin gasp ettiği gemilerimizin yerine donanmanın ihtiyacına binâen satın alındığı ilân edilir. Yavuz ve Midilli isimlerini alarak ekim ayı sonuna kadar Marmara’da manevralara başlar.

Rusların denizden Sırplara nakliye yaptıkları haberi gelince Enver ve Cemal Paşa'ların emriyle Osmanlı Donanması Karadeniz’e açılır. Ruslar, Osmanlı Donanmasının bütün hareketlerini izleyerek tatbikat adı altında tâcize başlamışlardır. Tam bu sırada ikazlara rağmen, 1 Rus torpil gemisinin 3 torpido gemisi ve 1 lojistik gemisiyle birlikte düşmanca tavırla İstanbul Boğazı’na doğru hamle yapınca, torpil gemisi batırılmış, 1 torpil gemisi tahrip edilmiş, lojistik gemisi ve 72 asker ele geçirilmiştir.

Bu tecavüz hareketi bununla kalınmamalıydı.

Bu sefer donanma kesin saldırı emriyle 27 Ekim aksamı Karadeniz’e açılmış her bir Türk gemisine verilen görevi anlatan zarflar gemi komutanlarına verilmişti. Buna göre Yavuz Sivastopol'a, Midilli Kerç'e, Hamidiye Kefe ve Yalta'ya, Numune ve Gayret gemileri Odessa'ya, Berk gemisi ise Novorossiski'ye saldırmakla görevlendirilmişti. Donanma görevlerini başarıyla yerine getirdiler. Böylece Osmanlı Devleti de savaşa girmiş oldu.

Savaş çok çetin geçti. Türkiye'nin zayiâtı çok korkunç oldu. 1911'den 1922'ye kadar devam eden pek çok savaşta 100 binlerce vatan evlâdı şehid oldu. Çanakkale'de, Sīna ve Filistin’de, Libya'da, Yemen ve Hicaz'da, İran'da, Irak'ta, Makedonya'da, Dobruca'da, Kafkaslar'da, Galiçya'da vuruştular. Mekânları Cennet olsun inşallah.

Birinci Dünya Savaşı'nın cephe detaylarını fırsat olursa inşallah başka bir yazıda anlatmaya çalışırız. Bâki selâm.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Kızıl ElmaKızıl Elma1 ay önce
    Hocam çok güzel bir analız ve anlatım Allah razı oldun sizlerden,,Bu anlatımları tarih kitaplarında daha detaylı olarak anlatılmıyor,,,,Bütün tarihi olaylar tabii kendinden olmuyor bu olayları kurguluyanlar var ,,,kendi hedeflerine ve amaçlarına ulaşmak için,,
  • Erdal yıldırımErdal yıldırım1 ay önce
    Tarihten ibret almak gerekiyor
  • Vahdi Öz. Vahdi Öz. 1 ay önce
    Kalemine, yüreğine sağlık, hocam çok, DEĞERLİ bilgi donatimina sahipsiniz, sağol un, var olun. Allah yar ve yardımcınız olsun.

Günün Özeti