• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
29 Mart 2019

Ayasofya

İznik merkezde surlarla çevrili şehrin tam ortasında, doğu - batı ile kuzey güney caddelerinin bağlantı noktasında (Kılıçaslan caddesi ile Atatürk Caddesinin kesiştiği nokta) 5.yüzyılda yapılmış erken hristiyan dönemi mabedlerinden bir yapıdır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü eski eserler listesinde Ayasofya Câmii adıyla H/6 kütük 147 ada 1 parsel, yüzölçümü 1290.1 olarak Orhan Gâzi Vakfına kayıtlıdır.
Ayrıca bu kıymetli eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı müzeler genel müdürlüğü envanterinde ise, Ayasofya Câmii, Orhan Câmii ve Konsül Klisesi gibi üç isimle adlandırılmıştır.

Türklerin Anadolu'ya gelmeye başladıkları 1071 Malazgirt Savaşından dört yıl sonra 1075 yılında 1.Süleyman Şâh tarafından fethedilerek Anadolu Selçuklu Devletinin ilk başkenti olmuş, fakat bir müddet sonra 1.Kılıçaslan döneminde Avrupadan gelen Godefroy De Bouillon'un komutasındaki 600 bin kişilik 1.Haçlı Ordusu tarafından kuşatılınca şehir yağma edilmesin diyerek Selçuklular tarafından boşaltılınca 1097 Haziranında fetihten 22 yıl sonra Bizanslıların eline geçmiştir.

234 yıllık bir aradan sonra 2.Mart.1331 yılında Orhan Gâzi tarafından yeniden fethi gerçekleştirilmiş ve İznik'teki Ayasofya Kilisesi câmiye çevrilerek müslümanların ibâdetine açılmıştır.

Ayasofya Orhan Câmii, 7. yüzyılda ve 11.yüzyılda bölgede meydana gelen depremlerden sonra yenilenmiş, 16.yüzyılda geçirdiği yangın sonrasında ise Kânuni Sultân Süleyman tarafından Mimar Sinan'a tamir ve ihyâ ettirilmiştir.

Hristiyan dünyasınca en büyük dinî toplantı olarak kabul edilen Konsül Toplantılarının ilki 325 yılında 218 piskopisun katılımıyla ve 787 yılında Patrik Trasios yönetiminde 350 piskopasla yedincisi burada yapılmıştır.
Hristiyan âlemi için kânun sayılan maddeler İznik Ayasofya'sında karara bağlanmıştır.
Hristiyanlar özellikle Yunanlılar tarafından çok çok önemli olan böyle bir mâbed sırf (ayrıca İznik 1962 yılında Vatikan'da toplanan 19.Konsülde Kudüs ve Vatikan'dan sonra üçüncü kutsal kent ilân edilmiştir) Câmii olarak kullanılıyor diye 1920'lerde Yunan işgali döneminde (12.Temmuz - 30.Eylül ve 24 - 28 Kasım 1920 de iki sefer işgâle uğradı) yakılmış ve tahrip edilmiştir.
Nihayet Yeni Zelanda saldırganı Brenton Tarrant adlı cânide İstanbul Ayasofya Câmii minarelerini yıkmaktan tahrip etmekten bahsetmiştir.

Avrupa'da veya dünyanın değişik yerlerinde kilise olarak yaptıkları, daha sonraları yeterince kullanamadikları için işlevini kaybeden mâbed lerini müslümanlara satarak câmii olmalarına ses çıkartmayanlar, söz konusu Türkiye topraklarındaki kiliseler olunca siyâsi ve ideolojik feryatları göklere yükselebiliyor.

İznik Ayasofya camii de uzun süre harabe görünümünde kaldıktan sonra, bir dönem müze olarak kullanılmış ve nihâyetinde ciddi restarasyondan geçtikten sonra bir Mübârek Kurban Bayramı sabahında 6.Kasım.2011 tarihinde Câmi olarak ibâdete ve müze görünümünde ziyarete açılmıştır.

İstanbul Ayasofya Câmii'de bugün yeniden ibâdete açılacağı günü sabırsızlıkla beklemektedir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan konuyla ilgili olarak bir televizyon programında "giriş ücretlerini kaldırarak cami olarak ziyarete açabiliriz " müjdesini vererek bu asil milletin gönlüne su serpmiştir.

Bu andan itibâren beklentimiz, tıpkı İznik Ayasofya Câmii gibi İstanbul'umuzun Fethinin sembolü konumundaki İstanbul Ayasofya Câmii'de hem Câmii hem müze olarak Ramazan Ayının ilk Teravih namazını kılacak şekilde hazır hâle getirilmesidir.
Ramazan Ayının ilk gününe yetişmezse Ramazan Bayramı namazını onbinlerle kılmak en büyük heyecanımızdır.İstanbul olarak, 82 milyon Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızdan bunu talep ediyoruz inşaallah..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23