• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
17 Ekim 2020

400 Cezayirli Müslümanın Paris'te Katliamı (17 Ekim 1961)

O gece Paris Emniyet Müdürü Maurice Papontopladığı polis şeflerine ertesi sabah Cezayirlilerin yapacağı yürüyüşü hatırlatarak efendilerinden aldığı emirleri aktarıyordu: "Önünüze çıkanı vurun, öldürün, nehire atın, imha edin hiçbir polisin kılına zarar gelmeyecektir garantisi benim."

Tarihler 17 Ekim 1961'i gösterdiğinde, Cezayir için söz verilen bağımsızlığın gecikmesi üzerine başkent Paris'te yaşayan Cezayir Müslümanlarından yaklaşık 30 bin kişi çocuklarıyla sivil inisiyatif grubu olarak yaptıkları mâsûmgösteri bir anda Fransız polisinin silahlarla saldırısına mâruz kaldı.

Hedef gözetilmeden açılan ateşle ortalık savaş alanına döndü. Ölen yada yaralanan bâzende yakalananlar Seine Nehrine atılarak imha ediliyordu.

Göstericilerin bir kısmı kaçmak istedikleri metro istasyonlarında öldürülürken, bir kısmıda gözaltına alınmak için getirildikleri Paris polis merkezinin bahçesinde vuruldular.

Bilanço korkunçtu. Bu saldırılarda 400'ün üzerinde insan öldürülmüştü. 

Hükümet önce, çıkan olaylarda üç kişinin öldüğünü duyurmuş, fakat bir kaç gün geçipSeine Nehri üzerinde onlarca ceset yüzmeye başlayınca durumun vehâmeti anlaşılmıştı.

Sonra; günlerce süren tutuklamalara (14 bin kişi tutuklanarak günlerce açık hava hapishanesinde kaldı, 500 kişi sınırdışı edildi), yargısız infazlara, acıma hissiyle Cezayirlilere destek veren Fransız vatandaşların aşağılanmalarına, gece yarısı gözaltına alınan Cezayirli Müslümanların ormanlarda sessizce infaz edilmelerine, polis şeflerinin kendilerini korumak için basına nasıl yalan söylediklerine, sadece Müslüman diye insanların gözaltına alınırken sıra dayaklarına, insanları parçalarcasına ısıran polis köpeklerine, ağır yaralıların bile hastaneye götürülmeyip gözaltındaölmeleri için herşeyin yapıldığına, gördüklerini yazamayan, yazdıkları gazetelere basılmayan gazetecilerin bunalıma girdiğine şahit olduk.

Fransa bu olaylardan tam 37 yıl sonra 40 kişinin öldüğünü kabûl etsede, hatta katliamda en fazla kullanılan Saint-Michel Köprüsüne katliam anısına bir levha yerleştirilse bile Fransa'nın kendi tarihi geçmişinde ellerinin ne kadar kana bulaştığını biliyorduk. Ama bu olay, yüzsüz emperyalizmin korkunç vahşetinibir kez daha gözler önüne sermişti. 

Gerçi bu ilk değildi, ikinci dünya savaşında bağımsızlık vaadiyle Fransa saflarında savaştırılan ve savaştan gâlip çıkan Cezayirlilerin savaş bitince 8 Mayıs 1945'te sevinçle yaptıkları gösteriler kanlı bir şekilde bastırılmış tam 45 bin Cezayirli hayatını kaybetmişti (Setif ve Guelma katliamı).1945'ten 1962'ye kadar katledilenlerin sayısı ise iki milyonu geçmişti.

Çoğuda; Âlimler Birliği Genel Sekreterliği yaparken 4 Nisan 1957'de Fransız askerleri tarafından evinden alındıktan sonra akılalmaz işkencelerden geçirildikten sonra kaynayan katran kazanı içine canlı atılarak şehid edilen Et- Tebessi gibi yada Şubat 1957'de gözaltına alınan ancak Fransızlara hiçbir bilgi vermeyen ve bundan dolayı yüzünün derisi yüzülen yine konuşmayınca Fransız General tarafından elleriyle boğularak şehid edilen Muheydi gibi zulümlere mâruz bırakılmıştı.

Bundan bir kaç ay önce, 5 Temmuz 2020'de Fransa'nın insanlık ayıbı olarak yaptırdığı vekatledilen 18 bin insanın kafatasını sergilediği Paris'teki müzeden Cezayirli Mücahitlere ait olduğu belirlenen 24 kafatası ve naaş kalıntılarının teslimi yapılmış (hâlâ iki bini Fransa'da), bunun içindüzenlenen törende Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, 1830 - 1962 yılları arasında 10 milyon Cezayirlinin Fransa tarafından katledildiğini açıklamıştı.(Bir Osmanlı Eyâleti olan Cezayir, Cezayir Beylerbeyi ve Dayısı İzmirli Hüseyin Paşa'nın Fransız Konsolosunun yüzüne yelpâzeyle vurması üzerine başlayan gerginlik sonucu olayların büyümesiyle 3 yıl ablukadan sonra 1830'da Fransızlar tarafından işgâle uğramıştı.)

Fransa eski Cumhurbaşkanı Mitterand'ın ise 1998 yılında Le Figaro gazetesine verdiği mülakatta "O ülkede bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil" demesi olayı bütün çıplaklığıyla ortaya koyması açısından önemliydi.(Karısı Bayan Mitterand Diyarbakır'a gelmiş gözümüzün içine baka baka "Öcalan'ı çok seviyorum ve PKK'nın silahlı eylemlerini destekliyorum" demişti. Tıpkı şu anda Azerbaycan'da sivilleri öldüren Ermenileri destekledikleri gibi.)

İşte 1961'de Paris'te yapılan bu katliamCezayir dışında toplu öldürülen Cezayirli Müslümanlara yöneltilen ve yakın zamana kadar gizlenen insanlık dışı bir uygulama olarak Fransa'nın karanlık tarihinde yerini almıştır.

1962 yılında bağımsızlığına kavuşan Cezayir, kurtuluş savaşı verdiği dönemde Türkiye'den de destek görmüştü. Bir televizyon proğramında konuşan merhum Alparslan Türkeş canlı yayında bunu açıkça dile getirmiş "Din ve kan kardeşlerimize Cezayir'in bağımsızlık mücâdelesinde silah ve cephane gönderdim bunu bizzat ben yaptım" demiştir. (Rahmetle anıyoruz)

Cezayir yönetimihâlen, başta 1960 - 66 tarihleri arasında Edrar Vilayetine bağlı Reggan ve Hammudiyya bölgesinde gerçekleştirdiği 17 büyük nükleer denemedeölen 42 bin kişi için tazminat ödenmesi, yine 1954 - 62yıllarında sürdürülen bağımsızlık mücâdelesinde kaybolan 2 bin 200 kişiyle alakalı olarak ve mücahitlerin naaş kalıntılarının teslimi konusunda sabırla müzakereleri yürütmektedir.

Fransa sömürü düzeni kurduğu Afrika'nın % 35'inde etkinliğini devam ettirmektedir. Kendine ait gördüğü 27 ülkenin 21'inde hâlâ Fransızca resmi dil olarak kullanılma mecburiyetindedir, yâni zulüm devam etmektedir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

H.Y.E

Bugunku batinin gelistirdigi ilim ve teknolojinin temelinde muslumanlarin emegi ve kanlari var.Ama bizim icimizden asimile ettikleri bazilari bu cellatlara hayran.Sadece Fransa degil asil kocbasi Ingiltere'dir ve diger Avrupali devletler de bu zulumleri islemisledir.Tabii bunu anlayana
  • Yanıtla

ŞEREF

Sayın yazar,Cezayir'in B.M deki bağımsızlık oylamasında Türkiye'nin "kalleşliğini" de belirtseydiniz...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23