• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
21 Temmuz 2019

Yanlış üzerine yanlış...

Ne kadar acımasız bir sistem değil mi?

Belki daha oy vermesine, araba kullanmasına izin vermediğimiz çocuklara, “Bundan sonraki 45 yılını nasıl geçireceğini şimdiden belirle” diyoruz...

Beteri var, aileler çocuklarının ne istediğini umursamadan kendi tercihlerini de dayatabiliyor ki, bu en fenası...

Bana sorarsanız, üniversiteye gitmemek de mantıklı bir tercihtir... Eğitim illa akademiden alınmaz, bazen bir ustanın öğrettiğini kırk akademisyen bir araya gelir de öğretemez...

Yine de üniversite okumak, faydalanmayı bilen için büyük bir fırsattır.

TÜİK’in rakamlarına göre 2008 yılında Türkiye’de 3 buçuk milyon yüksekokul ve fakülte mezunu vardı. 2018’de bu rakam 9 milyon 750 bine ulaştı. Güzel rakam...

Fakat bazı sıkıntılar da yok değil. Bu sıkıntıların çoğu imkansızlıktan ziyade anlayış probleminden kaynaklanıyor.

Mesela üniversitelerimiz akademisyen yetiştirmekle mesleğe hazırlamak arasındaki dengeyi bir türlü kuramıyor.

Müfredattaki lüzumsuzluklar ayrı bir hikaye...

Bana sorarsanız en büyük problem ise günceli takip edemeyen hocalar.

Öğrenci tarafı da masum değil...

Bir defa, okumaya niyetin yoksa niye kaydoluyorsun? Bırak, meraklısı çok, onlar okusun... Sırf diploma için okuyan adamlar yüzünden üniversite mezunluğunun bir kıymeti kalmadı.

Bir de, bizim ülkemizde nedense, bazı fakültelerden mezun olan herkesin devlette işinin garanti olması gerektiği gibi bir anlayış var. Görüyorsunuzdur sağda solda, “Şu kadar bin falanca bölümü mezunu atama bekliyor” diye... Sanki devlet tercih zamanı bu insanlara “Sen şurayı yaz, ben seni alırım” diye taahhüt verdi...

Yanlış adam, yanlış bölüm, yanlış hoca derken; üç kat artan mezun sayısına rağmen 2008-2018 arası milli gelirimiz, 2002-2008 arasındaki gibi üç kat artmadı.

Demek ki kaliteli bir eğitim vermeyi hâlâ beceremiyoruz...

Biraz karamsar bir tablo çizdiğimi biliyorum ama mevcut durum ne istediğini bilenler için hiç de umutsuz değil.

Üniversite seçimi yaparken ismine, maliyetine, yerine baktığınızdan daha çok; size vereceği eğitime, hocalarının kalitesine bakmanız gerek...

Düzgün bir kütüphanesi olmayan üniversitenin çek kuyruğunu...

“Binamız öyle güzel, havuzumuz şöyle iyi” diye anlatıyor da “Hocalarımızın şu çalışması, öğrencilerimizin bu başarısı” diye anlatamıyorsa, internet sitesinde kültürel ve eğitici etkinliklerin duyuruları eğlence etkinliklerinden az ise, hakeza...

Lazım olan sadece diplomaysa, apartmandan bozma üniversiteler size bunu rahat rahat sağlar, hiç öbürleriyle kendinizi yormayın...

Üniversiteye eğitim için gidilir. “Kafayı göm, hiçbir şey yapma dersten başka” diyen yok ama önce eğitim. Bunu sağlayamayan üniversiteye gitmek, insanın en değerli sermayesi olan zamanın, en çok işe yaradığı gençlikte israf edilmesinden başka bir şey değildir...

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23