--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tuhaf... Çok tuhaf...

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
9

Son tartışma, KHK ile polislikten ihraç edilen ve 16 ay cezaevinde yattıktan sonra beraat eden Zekeriye Altunok’un şehadetiyle başladı...

O Altunok ki, “Ben bunlara kanmışım, iç yüzlerini görememişim” diyerek mahkemede bütün bildiklerini anlatmış... 

Şimdi onun hakkını savunduğunu iddia edenler gibi, aklanmak için yalan söylememiş...

“Ben devletime küsmem” demiş, askere gitmiş...

Kısacası, adam gibi bir adammış...

Mahallemizin Bülent Arınç’ı, Mustafa Yeneroğlu’su...

Karar’ın Elif Çakır’ı, Habertürk’ün Nihal Bengisu Karaca’sı ile Sevilay Yılman’ı...

Siz şimdi hangi hakla, şehidin isteğinin hilafına, onu devletin karşısına koyuyorsunuz?

Hapis de yatsa, mesleğinden de olsa devletine isyan etmediğini askere giderek göstermiş bir insanın adını; FETÖ’ye hâlâ destek veren, hiçbir pişmanlık göstermeyen insanları savunmak için nasıl kullanırsınız?

•

Lafa gelince kolay, “Şuna çok üzülüyorum, falancaya yapılan haksızlık” demek...

Var mı bir alternatifin?

Adamlar ülkede darbeye kalktı yahu, 251 kişiyi öldürdü...

Ne yapacaktı devlet?

Nasıl temizleyecekti bunları?

Söyle, “Şöyle yapsaydı, aynı oranda temizlik sağlanırdı” de...

“KHK’ya gerek yoktu, şu adımları atsa temizlerdi” de...

Bunu diyemiyorsan, yüz binlerce hatta milyonlarca insanın mağduriyetinin engellenmesi senin için bir şey ifade etmiyorsa, kusura bakma, konuşanın “vicdanın” olduğuna kimseyi inandıramazsın.

•

Sanki KHK’lı demek, hakkında hiçbir suçlama, hiçbir delil, hiçbir soruşturma olmadan işinden atılmış adam demek...

Yürüyen davalarda 260 bin FETÖ sanığı ya da şüphelisi var...

Söylesinler bilelim, 125 bin KHK’lının kaçı hakkında dava açılmış, kaçına ceza verilmiş, kaçı beraat etmiş...

Kimse sormuyor, “OHAL Komisyonu’nda bunların başvuruları niye reddedildi” diye...

Kendilerince bir mağdur buluyorlar, başlıyorlar duygu sömürüsüne...

Biz “Yapmayın, bu adamlar hükümet devirmeye çalışıyor, bunlara destek vermek suçtur, yarın başınız ağrır” derken adam tehdit etmiyorduk. Olacak belliydi, “arada samimi Müslümanların da canı yanmasın” diye uğraşıyorduk.

•

Kıymetli hocam Prof.Dr. İsmail Dalay, “Strateji” bahsinde, çok boyutlu düşünceyi açıklarken “Tuhaflığın arkasındaki tuhaflığı fark edeceksiniz” derdi...

Sayın Arınç acaba, “Türkiye’de yüz binlerce insan bu işi yaparken, AK Parti’nin önemli isimlerinden birinin evine temizliğe daire başkanlığı yapmış birinin gelmesi”ndeki tuhaflığın farkında mı?

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle