--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tipik bir kifayetsiz muhteris örneği...

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
6

Savaş pilotuymuş, albay rütbesiyle emekli olmuş... Önce akademisyenlik, sonra THY’de kaptan pilotluk yapmış... “Sendikacılıktan atıldım” diye caka satıyor ama aslında “Yemek yiyoruz, sonra gelin” diye yolcuları uçak kapısından geri gönderip beklettiği için THY de ona kapıyı göstermiş... Pegasus’a girmiş sonra, pilotluğu bırakmış, eğitmenliğe başlamış...

İsmi Bahadır Altan...

Çalıştığı şirketin uçağı pistten çıkmış, üçe bölünüp alev almış... Canlı yayında spiker “Bu kaza neden olmuş olabilir” diyor... 

Cevabın güzelliğine bak:

“Sizlerin de kaza olduğunda suçlu arayan sorular sormamanız gerektiğini düşünüyorum. Yani ‘Pilot mu suçlu, o mu suçlu...’ Hayır efendim...”

Spiker yine nezaket sahibiymiş, ben olsam “Saçmalayacak bu, alın yayından” deyip sesini kestirirdim...

Uçak dediğin pist limitleri dahilinde durur, bu duramamış... En az bir şey ters gitmiş işte, var mı bir fikrin, yok mu? Yoksa, canlı yayına niye bağlandın?

“Bu uçağın pilotlarını biz eğitiyoruz, hava durumu böyle olduğunda şöyle davranmaları gerekir, burada da pilot şöyle davranmıştır” de...

“Bu model uçaklar böyle durumlarda şöyle tepki verir” de...

Yok...

Onun derdi başka...

Kazaya karışan kendi çalıştığı şirketin pilotu, kendi çalıştığı şirketin uçağı ama bu beyefendi kazayla ilgili dişe dokunur tek laf etmeden “Biz hâlâ Üçüncü Havalimanı, kanal açıyoruz. Bu ülke freni patlamış kamyon gibi... Çığ düşen insanları kurtarmaya gidenler yaşamını yitiriyor. Ülke deprem bekliyor, İstanbul’u... Buna hazırlanalım... Bir duralım, büyüme, proje üstüne proje üretme yerine, ne olur birazcık aklı selim gerekiyor... Azıcık duralım... Şu İstanbul depremine örneğin hazırlanalım...” diye ahkam kesiyor...

Hani çalıştığı firmanın birbirinin kopyası üçüncü kazasıymış, akıllarda soru işareti oluşmuş, insanlar kazanın sebebini merak ediyormuş, hikaye...

Dedim ya, “Spiker nezaket sahibiymiş” diye...

Bu kadar saçmalığa rağmen, “Van’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da bir kere daha Allah’tan rahmet dileyelim. Bahadır Altan, çok çok teşekkürler yorumlarınız için, sağolun efendim” diyerek yayını bitiriyor...

Vay sen misin yayını bitiren!

“Doğruları söyleyince apar topar yayından aldılar” diye başladı malum zihniyet...

Onlara göre bütün kanalların, “Ya adam şimdi muhalifliğe başladı, süresi bitti ama hadi bitirmeyelim, bir beş dakika daha konuşturalım” demek gibi bir zorunluluğu var...

Adam en az beş dakikadır konuşuyor, başı kıçı kesilmiş 40 saniyelik videoyu gösterip, “Bak bak, hiç tahammülleri yok gerçeklerin söylenmesine” dediler... Yalanı yayacak haysiyetsiz gazeteci de, inanacak gerizekalı çok nasılsa...

Kendisi de gaza geldi, “Biz sustukça hakikati gizlemekte çıkarı olanlar meydanı boş buluyor” diye kafa çıkardı tekrar...

Pegasus’u yönetenler de “Bu herif bu gazla iyice saçmalayacak, bizi de yakacak” deyip iş akdini feshetti...

“Hakikati gizlemekte çıkarı olanlar meydanı boş buluyor” muş...

Birader, hakikati sen gizliyorsun...

“Benim, çalıştığım şirketin uçaklarının bakımıyla veya pilotlara verilen eğitimle ilgili en ufak bir fikrim yok” diyorsan, eyvallah... Şimdi kapının önüne konulmana da ses etmeyeceksin o zaman, zaten boşa maaş alıyormuşsun...

Yok bilgin vardıysa, katıldığın yayında niye bunları anlatmıyorsun da “Bu ülke bu kadar hızlı büyümesin” diye ahkam kesiyorsun? Bu yaptığın hakikati gizlemek değil de ne?

•

Adam hem emekli albay, üstelik savaş pilotu, hem de PKK’lılara “Gerilla” diyor, Barış Pınarı Harekatı’na “IŞİD Pınarı” başlığı atan terörist sözcüsü gazete kupürlerini paylaşıyor...

Bu adam savaş pilotuyken inşallah PKK’ya düzenlenen harekatlara katılmamıştır, dağa taşa atmıştır bombayı, “Gerilla” dediklerine mümkün değil atmaz...

Daha güzeli var; yenilenen İstanbul seçimleri öncesi HDP lehine elli tane paylaşım yaparken, “Seçim çalışmalarımız devam ediyor, herkesi standımıza bekliyoruz” deyip, “#HerŞeyÇokGüzelOlacak” tagını paylaşıyor ve o sürekli inkar edilen HDP’nin “Millet İttifakı” içindeki varlığını ve Ekrem İmamoğlu’nun durup durup HDP’nin kuyruğuna niye takıldığını da faş etmiş oluyor...

Pegasus yönetimi bu adamı kovmakla itibarını mı kurtardı yoksa kendi ayağına mı sıktı, yakında görürüz... Ayrıldığı yere iki gün sonra en koyu muarızdan daha muarız olma gibi bir huyu var çünkü...

Neyse, belki vesile olur da, artık kaza hakkında konuşmaya başlar...

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle