Size de yazık değil mi?
TEKNOFEST bugün sona eriyor.
Dünyanın en büyük havacılık ve uzay teknolojisi festivali.
Malum hazımsız kesimin Twitter’da toplu bir şekilde TEKNOFEST hesabını mentionlayan “Gideceksiniz” diye yazdığını görünce, beni aldı bir merak: “Peki sadece bunların at koşturduğu mecralarda durum ne?”
Siz benim yaptığımı yapıp, “sözlük”lerine girip de “TEKNOFEST” diye aratmayın sakın. Hani “Bunlarınki nefret dili” falan diyorlar ya, feriştahını görürsünüz.
Adam 80 yıl yatmış... Kendi yattığı bir şey değil, başkasını da çalıştırmamış... Şimdi, o 80 yıl ülkeyi kendileri yönetmemiş gibi, iş yapan kim varsa, üstelik küfür kıyamet saldırıyorlar.
Üstelik bu saldırılar sadece “ideoloji” bağlamında da değil. Eğer bugün Türkiye’de “İyi bir şeyler oluyor” dedirtecek herhangi bir işi yapıyorsanız, bunların gadrine uğrayacağınız kesin.
•
Karar’da İbrahim Kahveci’nin İHA ve SİHA’lar hakkındaki açıklamaları ise, işin bir başka boyutu...
Diyor ki beyefendi: “1985 yılında Turgut Özal’ın ‘Savunma Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi’ni kurma kararı ve 90’larda başlayan Kamu-Özel işbirliği modeli bugün ciddi sonuçlar veriyor. Aslında Bayraktar Grubu’nun İHA ve SİHA üretimi de bu girişimin bir sonucu olarak görülebilir.”
Devamı daha da ilginç: “(...) tek cümle ile işi özetleyeyim: Her başarı bizim olup sahipleneceğiz... Bunun karşısında her alengirli işi ve imzayı da sorgulayacağız.”
Yok, “Millet adına yapılan her güzel işi sahipleneceğiz, her kötü işi sorgulayacağız” olarak anlamayın bunu, o kadarı naiflik değil aptallık olur.
Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz...
Kendilerinin dahli olmayan her güzel işi sahiplendi bu Karar ekibi, kendilerinin her günahını da başkalarına yükledi...
Yanlış mıyım; onlara kalırsa Dışişleri’yle Başbakanlık’ı Ahmet Davutoğlu’ndan daha iyi yürüten yok... Yapılan iyi ne varsa o yapmış, yapılan ne kötü varsa ona rağmen yapılmış, öyle anlatmıyorlar mı?
•
“Günahını başkasına yükledi”ye de örnek vereyim...
O zaman konuşulan oydu ki; bugün Karar’da toplanan ekibin Star’dan kovulma sebebi, o zamanki patronları Ethem Sancak’tan maaş alıp, sonra da gazete içinde ikinci bir ajans gibi çalışarak para karşılığı başkalarının PR’ını ve hatta bazı durumlarda tetikçiliğini yapmalarıydı... Çalışanların maaş promosyonlarına el konulması falan iddiaları da geldi kulağıma ama, onu o kadar ciddiye almıyorum...
Ne diyor şimdi bunlar?
“Müslümanlar yolsuzluğa ses çıkarmıyor” diyerek, bir de Müslümanlara hakaret ediyorlar...
Başka?
Hangisini sayalım?
Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine bağlı insanlarını, yüzde yüz haklı oldukları Gezi olayları sırasında mahçup eden tek olay olan Kabataş yalanını ortaya atan hanımefendiyi ve o yalanın olmayan videosunu izlediğini söyleyen hık deyicisini mi? Yoksa “Batı sakızı çiğnemekten” (Agop, ağzını öpeyim, anlarsın ya!) dilleri şişen iki isimlileri mi?
•
İbrettir bu...
Ahmet Davutoğlu’nun ısmarlama anketlerde bile yüzde buçuğun üzerine çıkamamasının sırrı da işte burada gizlidir.
AK Parti’ye gerçekten haklı sebeplerle muhalefet ediyor bile olsa, kimse böyle bir “desperados” takımının yanında durmak istemez...
Hele de “İHA ve SİHA’lar aslında Özal’ın başarısı” benzeri laflarla okurlarını böyle her gün aptal yerine koydukları müddetçe, mümkün değil...







