• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
18 Şubat 2019

Siz kuyruk görmemişsiniz...

İşin aslı ben de kuyruk görmedim... Yaşımız müsait değil, yetişemedik o yıllara... 

Tövbe, 90’lı yıllarda SSK hastanelerinin eczanelerinde, hem de bulunmayan ilaç için sıra beklemişliğimiz var ama, hepi topu iki üç sefer...

Şimdi malumunuz, belediyeler tanzim satış noktaları açtı, marketlerin ve diğer fırsatçıların elinden kurtulmak için vatandaş yoğun ilgi gösterdi...

Malum muhalifler hemen atladı, “Kuyrukları geri getirdiniz” diye...

Olmayan, karneyle dağıtılan bir mal için kuyruğa girmekle, fiyatları dengelemek için açılan bir yerin önündeki kuyruğu kıyaslamak zaten ancak bu aklın ürünü olabilir...

Madem saçmalamak bedava, buyrun ben de saçmalayayım...

Nimet Abla’nın önünde yılbaşı öncesi 1 kilometre kuyruk olanları nasıl yorumluyorsunuz? Meşhur Çiğköfteci Ali Usta’nın kapısında yarım saat beklenen kuyruk, kuyruk değil mi? 

Şakası bir yana, bugün herhangi bir süpermarkette en az 10 dakika kasa kuyruğunda beklemiyor musunuz?

Tanzim satış, “yokluğa çare” değildir. Fırsatçılara “Ya adam gibi ticaretini yap, fiyatlarla oynama ya da ben senin yerine ticareti yapar, seni zarara sokarım” mesajıdır.

Eğer bu tanzim satış noktalarının önündeki kuyruğu kıyaslamak gerekiyorsa, bundan 4-5 ay önce, Cumhurbaşkanı’nın “TL’ye dönün” çağrısı sonrası insanların döviz büroları önünde oluşturduğu kuyrukla kıyaslayabilirsiniz... O da bir mesajdı, bu da bir mesaj...

“Yanlış tarım politikaları” falan deniliyor, geçiniz... 2018 yılında yaklaşık 30 milyon ton sebze üretildi. Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretimi ise 22 milyon ton civarındaydı. Tahıl ise yaklaşık 35 milyon ton üretildi. 80 milyonluk bir nüfus için gayet normal rakamlar. Evet, ihracat yapıyoruz ama ithalat da yapıyoruz, burada ise rakamlar başa baş gidiyor; ne kazanıyoruz, ne kaybediyoruz...

Bu ülkede iki üç tane para babası önce çıkar faizle oynar, sonra dövizle oynar, yetmez pazardaki fiyatlarla oynar... Elinden gelse ilaç fiyatlarıyla da oynar da, devlet önlemini aldığı için o iş zor...

Bizim muhalifler de bunların peşine takılır, cebinden çalınan paraya üzüleceği yerde “Ekonomi batıyor, Erdoğan gidiyor” diye zil takıp oynar...

Bırakın oynasınlar...

2013’ten beri oynuyorlar, ellerine ne geçti?

 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23