--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sevinemez...

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
6

“Hepi topu Türkiye’nin altı yıllık harcaması” diyor...

Dünyanın bütün rezervi, zaten bütün dünyaya 52 yıl yetecek kadar, o da hep bugünkü kadar harcarsak.

Üstelik, bu mereti bir yerde bulduysan, eğer çok ekstrem durumlar söz konusu değilse, yakınlarında başka yataklar da vardır. 

Yani gerisi gelebilir...

Beğenmiyor...

“Daha önce Trakya’da da 200 trilyon metreküp doğalgaz bulunmuştu” diye kılçık atıyor...

“200 tfc” ibaresini, yazıyı yazdırdığı asistanı “trillion feet cube” nedir nereden bilecek, direkt “200 trilyon metreküp” diye çevirmiş...

Bunu karıştıran adamın “ispatlanmış rezerv” nedir bilmesini zaten beklemiyorum da  “Bulunabilir” ile “Bulduk” kelimelerini ayıramadan nasıl tek kitabı 2 bin 500 liraya millete kakaladı onu merak ediyorum...

•

Erdoğan’ın bir icraatı olumlu sonuç verecek, bu ekip sevinecek, mümkün mü?

Sevinemez...

Derdi millet değil, milletin refahı, huzuru hiç değil...

“Dava” veya “mücadele” dediğin zaman anlayacağı, “Biz burada dururken, bir imam hatipli nasıl ülkeyi yönetir”den öteye geçemez...

Şaka ya da abartı gibi geliyor ama, bu gerçekten böyle...

Geçen hafta İstanbul Sözleşmesi’ni yazdım, bir tanesi çıktı “2012’de imzalanırken niye yazmadın” diyor...

Ben köşe yazmaya 2017’de başladım, en azından onun için yazamamış olabilir miyim?

“Onlar yapılan güzel işi övmüyor ama siz de yapılan yanlışı eleştirmiyorsunuz”a getiriyor lafı...

Bunu, bugünkü durumu eleştirdiğim yazının altına yazıyor, farkında değil!..

•

Bu doğalgaz denilen meret, geçtiğimiz sene deniz dibine çöken materyalden oluşmadı, milyon yıldır orada yatıyor, niye daha önceki hükümetler bulamadı?

Soru yanlış, niye daha önceki hükümetler aramadı?

Ne gerek vardı?

Bize neyin lazım olduğuna hiçbir zaman biz karar vermemiştik zaten...

Köprüye gerek yok, havaalanına gerek yok, enerji santrallerine gerek yok, altyapıya gerek yok, ona gerek yok, buna gerek yok...

Neye gerek var?

“Barış, özgürlük ve demokrasi bize yeter” değil mi?

“Barış” dedikleri ayrılıkçılara toprak vermek, “özgürlük”ten anladıkları kişilik bozukluklarına tolerans, “demokrasi” diye savundukları da iktidar olamasalar da muktedir kalmaları...

•

Sevinemezler...

Değil doğalgaz, yerin altından kilo kilo saf altın külçeleri çıksa, “Piyasaya altın sürüp fiyatları düşürecekler, vatandaşı zarar ettirecekler” diyeni çıkar...

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle