Oyunun sonu...
Evinin 25 yıllık elektrik faturasını bir gece kalacağı otel odasına veren Kemal Kılıçdaroğlu, faturasını ödememe eylemi yapıp elektriği kesilince, eşiyle birlikte karanlıkta kalmış.
Bunu da bir video ile halka duyurmuş.
Çok tehlikeli hareketler bunlar...
Hem de etrafı kurt kaynıyorken...
Bakın, dişi kurt nasıl bütün kredisini çaldı işin, “Ben ödeyeyim, lafı yere düşmüş olmaz” diye.
•
Kemal Bey, “Ben ne ağzımda gümüş kaşıkla doğdum ne de sonradan saraylara yerleşip sefa içinde yaşadım” demiş...
İnandık mı?
Kızına aldığı rezidans dairesini hatırlayın...
Partinin başına geçerken yokluk edebiyatı yapıp Etro gömlek giymesini hatırlayın...
Kemal Bey bunları unutturduğunu mu düşünüyor?
Unutmadık...
Biz unutsak, bu ifadeleri kullanırken yanında oturan zevcesi hanımefendinin giydiği bin 200 liralık kazak hatırlatır... (Tesadüf; Kemal Bey’in giydiği Etro’yu da, Selvi hanım giydiği kazağı da Boyner satıyor...)
•
Ben asıl, Kemal Bey’in “Bu eşkıya düzenine karşı faturamı ödemedim” lafını ilginç buldum.
Kullanırken “eşkıya düzeninin elektriği” değil miydi bu meret?
Üç aydır güzel güzel kullanıyor o eşkıya düzeninin elektriğini. Hatta şu an evini aydınlatmakta olan ışıldakların pilleri de o eşkıya düzeninin elektriğiyle şarj edildi. Üstelik, dört gün sonra faturayı ödeyip kullanmaya devam edecek.
•
Kemal Bey ve ortakları için şimdilik hayat -güzel olmasa da- kolay...
Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi hataya, hangi tutarsızlığa, hangi ilkesizliğe imza atarlarsa atsınlar bunu büyük bir başarı, meziyet, kazanım gibi gösterecek insanlar var etraflarında.
Fakat bu gidiş Kemal Bey için uzun sürmeyecek...
Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisinin aday olması, başkasını aday göstermesi, seçimi kimin kazanacağı önemli değil...
Her ihtimalde, psikolojik savaş bitiyor.
Gerçekler başlıyor...
Ve o gerçekler çok acı...
15 ay sonra, dört Kemal Kılıçdaroğlu görebiliriz...
Birinci Kılıçdaroğlu: Adayı seçim kaybeden bir parti genel başkanı...
İkinci Kılıçdaroğlu: Erdoğan’a yenilmiş bir cumhurbaşkanı adayı...
Üçüncü Kılıçdaroğlu: Seçimi kazanan adayı destekleyen ve kabineyi diğer beş partiyle paylaşacak bir parti genel başkanı...
Dördüncü Kılıçdaroğlu: Partisinden istifa edip tarafsız kalacak ve 5 yıl ıhlamur içmek üzere Çankaya’ya çekilecek bir Cumhurbaşkanı...
Seçsin, beğensin, alsın...







