--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsimsiz ulema...

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
2

Gözünüz aydın, Vikipedi açılmış!

Hani şu sözde özgür ansiklopedi...

Eh, bu ülkede özgürlük denilince aklınıza ne geliyorsa, bu mecra da öyle özgür...

Ciddiyetini anlamak için yarım saat gezinmeniz yetiyor.

Yahu, dünyanın neresinde gazete kupürlerinin kaynak olarak kullanıldığı görülmüş?

Adam internette geziyor, hoşuna giden bir haberi Vikipedi’de ilgili başlığa ekliyor, al sana ansiklopedik bilgi.

Yapsınlar, problem değil...

Zaten bunun yapıldığı dünya kadar mecra var, başta “sözlük” diye geçen garip siteler olmak üzere...

Problem, bu mecranın doğru bilgi sağlayan muteber bir kaynak olduğunu iddia etmelerinde.

Türkiye’de vaktinin çoğunu internette gezinmekle harcayan bir güruh var, Allah nazardan saklasın, nal gibi de özgüvenleri var. Bunlar internette gezerken denk geldikleri bilgi kırıntılarıyla allame olurlar, sonra da “Madem bu kadar biliyorum, diğer insanlara da öğreteyim” derler...

İşte bu ulema sınıfının kendini fazla ciddiye almasıdır asıl sorun.

14 yıldır gazetecilik, 4 yıldır köşe yazarlığı yapıyorum, bunlardaki özgüven bende olsa şimdiye genel yayın yönetmeniydim...

•

İnternet büyük bir imkan...

Nasıl ki 10 asır öncesine baktığımızda en önemli olay olarak “tarım toplumuna geçiş” görülüyorsa, bundan yüzyıllar sonra bu çağa bakanlar da bizim günlük tartışmalarımızı değil, internetin icadını görecek.

Ama şu anda internetteki çoğu mecranın yanlış kullanıldığını anlatmaya gerek var mı?

Bunu sadece Türkiye için de söylemiyorum, bütün dünyada durum bu...

Siz söyleyin, “Her yazdığına güvenirim” dediğiniz kaç tane internet sitesi var?

İnternet sitesini geçtim, anlı şanlı gazetelerde bile her gün elli tane yanlış bilgi basılıyor. Adamın adı adresi belli, mesleği köşe yazarlığı, utanmadan sıkılmadan yalan yazıyor. Böyle bir ortamda, kendi adıyla bilgi ya da yorum paylaşmaktan çekinen insanlara nasıl güveneceksiniz?

Bu isimsiz ulemalar yüzünden, internetin güvenilir bir mecra haline gelmesi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Her zaman yanlış bilginin yayılmasıyla çıkar elde etmeye çalışan bir kesim olacak. Her zaman bu yanlış bilgi dalgasına kapılanlar olacak. Kimisi kendi çıkarları için, kimisi de aklı o kadarına erdiği için.

•

Mesleğe ilk başladığımda, “Acaba internet, matbuatı ne zaman bitirir” diye tartışılıyordu. En çok zaman tanıyan bile 2015 gibi basılı gazete kalmayacağını tahmin ediyordu. 

Yıl oldu 2020... 

İnsanların hesap sorulabilir bilgi kaynaklarına olan talepleri bitmedi, bitmeyecek.

Gaybı yalnızca Allah bilir ya, interneti bu isimsiz ulemaların elinden kurtaracak bir yol bulunamazsa, ben emekliliğimi “gazeteci” olarak göreceğim gibi...

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle