Gelecek bilimde,ya bilimin geleceği?

06 Ekim 2019 Pazar

Richard Feynman (1918-1988), Türkiye’de pek bilinmese de, aslında ünlü bir fizikçi... Kendisi de kuantum mekaniği üzerine çalışıyordu ancak, şöyle bir sözü var: “Eğer kuantum fiziğini anladığınızı düşünüyorsanız, hiç anlamamışsınız demektir.”

Newton’ın hareket kanunları ve Einstein’ın teorileri, bize (görece) büyük cisimlerin hareketlerini açıklıyor.

Fakat parçacıkların dünyasına girdiğimiz anda, işler biraz karışıyor...

Burada işin ayrıntısına girmeye kalksam, haddimi aşmış olurum... Sonuçta konunun uzmanı değilim, muhakkak bir hata yapar, yanlış bilgi veririm, hem yerim de yetmez...

Ama bilimin varlıkla ilgili şu an gelip tıkandığı noktaları anlatabilirim sanırım.

Öncelikle, yukarıda bahsettiğim gibi, varlığın her durumda hareketlerini açıklayan bir teorimiz yok.

Büyük cisimler için işleyen kuralları küçük cisimlerde uygulayamıyoruz. Ya da tam tersini...

“M teorisi” ya da “Her şeyin kuramı” diye adlandırılan ve bu iki durumda da işleyen bir teoriyi bulan, büyük ihtimalle bu binyılın en büyük dehası olarak anılacak.

Varlığın mevcut halini her durumda açıklayamıyorken, ilk varoluşu açıklamak da gereksiz bir beklenti oluyor tabii...

Bugün bilim adına konuştuğunu söyleyen herkes, size ilk varoluşun “Büyük Patlama” ile başladığını anlatacaktır.

Teorilerden bir teoridir o da.

Büyük Patlama’dan bir Planck zamanı (10 üzeri eksi 43 saniye) sonraki ortamı size tasvir edebileceklerini söyleyeceklerdir...

Ama o ilk an hakkında hiçbir fikirleri yoktur.

Bir tekillikten bahsederler, evrendeki bütün enerjinin bir arada olduğu, zaman ve mekan kavramının bulunmadığı bir andan. 

“Nasıl?” diye sorduğunuzda ise hiçbir fikirleri yoktur...

Artık bunu dile getirmekten de çekinmiyorlar, benim açımdan sevindirici olan bu. Çünkü ancak bilmediğimiz gerçeğini kabullenirsek yeni şeyler öğreniriz...

Fakat ufak ufak, “O zamanı araştırmamıza gerek yok çünkü o bizim bildiğimiz fizik kuralları dahilinde değil” demeye başlayanlar da var.

Gerekçeleri, zaman ve mekan kavramlarının o anda henüz olmadığı ve bu yüzden ölçülebilirliğin mümkün olmaması şeklinde...

Anlayacağınız, bilim bir karar verme noktasında. Ya yeni seçeneklere kapılarını açacak ya da kendini belirli bir alanla sınırlayıp her bir disiplini kendi içine kapatarak küçültecek.

Her halükarda, maddi ispatlardan felsefi tartışmalara kayılacağı ihtimali ağır basıyor. Bu yüzden, önümüzdeki çeyrek asırdan çok da ümitli olmamak gerek.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • sadece hakikatsadece hakikat9 gün önce
    tata tonga bilim derken hangi bilim nasıl bilim.evet düşmana karşı hazırlık için savaş araçalrı gereçleri yapmakmutlak lazım.tıpta da hastalıklara çare aranır vs. fakat her halükarda nasıl olursa olsun ilerleme adeta bilimi tabu haline getirme ve bunun manevi önlemlerini almama; sonsuz bir dünyevileşme hastalığından başka birşey getirmez.bugün olduğu gibi
  • 018601869 gün önce
    Bilim başka bir şey ilim başka bir şey... İlim allahın sıfatıdır.Efendimiz ise ilim müslümanın yitik malıdır Çin'de olsa gider alır buyurmuştur. Anyştain bir noktaya geldiğinde o meşhur teorisinde çıkmaza düşünce şöyle demiş. Çok uğraşıyorum çok zorluyorum geçemiyorum ihtiyar sınırlarını iyi koruyor....rahman 33 ayeti açık.... Rahmanın sınırları vardır onun izni olmadan geçemezsiniz. Demek ki neymiş illa edep illa saygı... Selam ve saygılarımla...
  • Tata TongaTata Tonga10 gün önce
    bilim aynı zamanda bir emirdir. Kuranı Kerimde sürekli aklet, düşün der.bunun için de tabiattan örnekler verir. yani bilimde ilerlemek aynı zamanda farzdır.
  • Tata TongaTata Tonga10 gün önce
    Hz.Adem ile başlayan imtihan dünyası kıyametle sona erecektir. Buiyiler (güzel ahlaklılar) ve kötüler (ahlaksızlar) arasındaki mücadele ... bilim sadece bir araç. iyilerin eline geçerse iyilik için, kötülerin eline geçince kötülük için kullanılır.
  • süfyan ve deccal' in merkezi yok oldu, ama ordusu çok büyüdü!süfyan ve deccal' in merkezi yok oldu, ama ordusu çok büyüdü!10 gün önce
    60' lı yıllarda atatürk' ü ilah edinenler yüzlerle, hadi bilemedin bir kaç binle mahduttu! Dehşet içerisindeyiz, bugün bu sayı artık yüzbinlerle bile değil milyonlarla ifade edilecek kadar çok! Tam bir kıyamet sürecindeyiz, kurtulabilenlere ne mutlu! atatürk' e tapınmayan insan sayısı o kadar az ki!
  • ULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETIULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETI10 gün önce
    Belki de insan ( ve tabi ki diger canlilarin da) kapali bir sistem oldugunu ve kendisi icin cercevesi daha once cizilmis belirli bir algilama,hissetme ve soyutlama duzeyinin ve maddi bilgi birikimi sinirinin otesine gecemeyeceginin olasiligini isteksiz de olsa artikyavas yavas dusunmeye baslayabilir.!

Günün Özeti