• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
22 Kasım 2020

Batarsak da birlikte, çıkarsak da...

20 Kasım Cuma günü, salgın başladığından bu yana, 141 kişiyle en fazla can kaybının yaşandığı gün oldu. 

Türkiye’de açıklanan vaka sayısı, nüfusun binde 5’ine tekabül ediyor.

Hadi, gerçek rakam, tespit edilebilenin 20 katı olsun, yüzde 10 yapar.

Yani, kalan yüzde 90 ile, bu yaşadığımız 10 ayı 9 kere daha yaşayabilecek potansiyelimiz var.

“Aşı ha bulundu ha bulunacak” diyerek bu güne geldik, inşallah da bulunur ama, ya o işte de bir sakatlık çıkarsa ne yapacağız?

Benim için hava hoş, salgından önce nasıl yaşıyorduysam, salgın sırasında da tedbirlere uyarak aynen öyle yaşıyorum.

Kendim için yazmıyorum yani bunları...

Laf olsun da köşe dolsun diye düşünsem iş daha kolay zaten...

“Maske takın, tedbirlere uyun” diye yazıp geçerim...

Ya da rakamları uçuşturup hesap yaparım; nüfusu, şehirlerde kilometrekare başına yoğunluğu, milyon kişi başına hasta sayısını, ölüm oranını falan katıp karıştıralım ve isteyenin isteyeceği gibi yorumlayacağı bir tablo ortaya koyarım...

Hiç olmadı “Bakın, sizin yüzünüzden sokağa çıkma yasakları geri geldi, yeni tedbirler de ufukta göründü” diye başkalarını suçlarım...

Bak, sırf köşe doldurmak istesem ne yazacağımı anlattım, yine çeyreği doldu köşenin.

Bu işin SARS ya da MERS’e benzemeyeceğini anladığımızda, 15 gün bütün dünyayı durdursaydık, ne olurdu?

Ne kaybederdik?

Ya da bugünden itibaren 15 gün evlere kapansak, ne olur?

Ne kaybederiz?

“O 15 günlük gelirlerinden olmasınlar” derken insanların öldüğünü görmemek saflığı ile, “Ben 15 gün gelirimden olmayayım da, kim ölürse ölsün” diye sistemi zorlama arasında, en azından tarih kitaplarında anlatılırken, bir fark olmayacak...

Aşıyı bekleyerek gün geçirmek, nispeten zayıf tedbirlerle vaka sayısını yönetilebilir aralıkta tutmak da bir tercihtir, sert tedbirler alarak işi şansa bırakmamak da...

Bugün, o sert tedbirler sırasında temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimizi de, o tedbirler sayesinde bu beladan büyük ölçüde kurtulmuş olacağımızı da biliyoruz.

Elbette sıfır vakadan sonra, tek bir vakayla her şeyin yeniden başlama ihtimali var...

Ama eğer bunu yapmazsak ve o bel bağladığımız aşı da işe yaramazsa, hem bilinmeyen bir tarihe kadar, hem de o tedbirlerin yol açtığından daha kötü şartlarda yaşamak durumunda kalabiliriz.

“Yanlış tercihmiş” deme lüksümüz olduğuna inanıyorsanız, on binlerce insanın ölümüyle yaşamak vicdanımıza ağır gelmeyecekse, aynen devam edin...

Ama sonra kimse kimseyi suçlamasın...

Bu işi bu hale hep birlikte getirdik; siyasetiyle, bürokrasisiyle, sivil toplumuyla, meslek örgütüyle, basınıyla, iş dünyasıyla...

Ya hep birlikte çözeceğiz, ya hep birlikte batacağız.

İnşallah aşı işe yarar, başka bir musibetle karşılaşmayız, ben de bunları boşuna yazmış olurum...

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Ekonomi de gibi ellerimize gözümüze bulastirdik itirafi mi oldu. seffaflik ile yürütmediniz ulusal cikar denildi millete rehavete alistiran sizlersiniz sirf virüslü turist gelsin diye. Ve simdi sucu vatandasa yikma siyaseti mi basladi bu hale hepimiz getirdik diye. 100 milyar dollar damatin zevki diye ucuran vatandas miydi misali. Bu kadar ucuz bu isten kurtulma olamaz.
  • Yanıtla

Faik Çetinkaş

Çıkarsanız siz çıkarsınız orası kesin, ama batırırsanız bütün millet sizinle beraber batar orası da doğru. 
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23