• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI

Başka lafı mı kaldı?

18 Temmuz 2021


Halil Kışlacık İletişim: [email protected]

Gündeme gelme aracı olarak yalanı ve saçmalamayı kullanma ekolü; Çin’e giden tren ve Gülnaz Şırınga skandallarına imza atan Özlem Gürses, köprüde kafası kesilen masum askeri öğrenci yalanının sahibi Nurşen Mazıcı, “İngiltere’ye satılan tıbbi malzeme bozuk çıktı” iftirasını atan Mine Kırıkkanat, aşılamada o zaman 7. sırada olan Türkiye için “İlk 25’te bile değiliz” ya da “Ali Erbaş Amerikan Hastanesi’nde tedavi görüyor” diyen Ayşenur Arslan gibi modern Türk iletişiminin yüz akı bir kısım kadın gazetecilerden müteşekkil zannedilir ama Erol Mütercimler, Fatih Altaylı ve Can Ataklı gibi hemcinslerimin hakkını kimselere yedirmem!

Can Ataklı, klasik lafı etmiş, “15 Temmuz Erdoğan’a yaradı, demek ki arkasında o var” demiş...

Bu “Kime yaradıysa arkasında o vardır” tezi, bazı durumlarda doğrudur da, her olaya uygulamaya kalkarsan fena rezil olursun...

Biri çıkar, aynı mantıkla, “Kurtuluş Savaşı da Atatürk ve arkadaşlarına yaradı, demek ki Anadolu’nun işgal edilmesinin arkasında onlar var” diyebilir ve hatta nihayetinde işi Franz Ferdinand suikastına kadar götürür de aklın şaşar...

Can Ataklı’ya göre FETÖ yokmuş...

Hiç mi seveni yok da, “Aslan abim, ‘FETÖ yok’ demek, mesela ‘Ergenekon ve Balyoz davaları tümüyle gerçeklere dayanıyordu’ demeye de geliyor, bunca yıldır yaptığımız bütün savunmaları boşa düşürüyor” diye kendisini uyarmaz?

Ne yapacak?

Başkasını kandırmaksa mesele, enayi çok; evli kadınla alem yaparken yakalanıp da kadının kardeşlerinden dayak yediğinde, “Beni İçişleri Bakanı dövdürdü” diyen Barış Atay’a inanmaya hazır bir kitle var bu ülkede...

Mesele başkasını kandırmak değil...

Kendilerini nasıl kandıracaklar?

Nasıl avunacaklar?

Sahi, ne demelerini bekliyorsunuz?

Savunduğu ideolojinin taraftarları, tarihte bir defa olsun böyle bir direnişe imza atabilmiş mi ki akılları alsın bu yaşananları?

Gezi zamanı “Direniş”i dilinden düşürmeyen solcular bakkallarda, marketlerde erzak depolama telaşına düşmüşken, çarşaflı teyzelerin tank kovalamasını neyle açıklıyorlar?

Süs havuzunda abdest tazeleyip ölüme yürüyen insanları anlama ihtimalleri var mı?

Hem başkaları için bu derecede bir fedakarlığın gerekliliğine, hem de bütün o pozitivist saçmalıklara aynı anda inanmak mümkün mü?

Her gün aşağılamaya alıştıkları insanların böyle bir kahramanlığa imza attığına kendilerini kolay kolay ikna edebileceklerini gerçekten düşünüyor musunuz?

Biraz kurnazı farklı bahaneler bulacak, fosforsuz büyüyeni de tümden inkara gidecek...

Her şeyi boşverin, Can Ataklı ve benzerleri çıksın, “Ben darbe kalkışmasını ilk duyduğumda üzüldüm” desin, yarım akıllısı da kabul, bir kişiyi inandırsın...

Ondan sonra belki ciddiye alırız analizlerini...

Yoksa, hava...

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23