--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Anormali normalleştirme...

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık

Ankara’dan sonra İstanbul’da da LGBTİ etkinlikleri yasaklanmış...

Bazı şeyleri anlamakta zorlanıyor insan, heteroseksüellerin böyle bir hafta ya da yürüyüş düzenlemesi ne kadar saçmaysa, cinsel kimliği farklı tanımlanan bireylerin böyle bir hafta düzenlemesi de bana göre o kadar saçma...

Altında yatan sebebi anlamak zor değil, toplumun bir parçası olduklarını ispatlamak istiyorlar...

İyi de, beğenelim ya da beğenmeyelim, bu insanlar da toplumun bir parçası zaten... Neyi kime ispat edeceksiniz? İster “Tercihtir, saygı duyun” desin, ister “Hastalıktır, tedavi edilmeli” desin ya da “Sapıklıktır, izin verilmemeli” desin, bu etkinlikleri görünce fikrini değiştirecek bir tek kişi bulabilecek misiniz?

Galiba asıl mesele, kendi durumlarını kendi zihinlerinde normalleştirmekle alakalı...

İyi de, bunun yolu, insanları tahkir edecek şekilde etkinlikler düzenlemek mi?

Hani uslu dursalar, “Ne yapalım, sessiz sedasız, kimseye zararları olmadan bir iş yapıyorlar, eh millet de rahatsız olmuyor” der önemsemezsiniz. Ama daha önceki etkinliklerde ne rezillikler döndüğü de, kimlere ne hakaretler edildiği de malum... 

Yani bu etkinliklerin birbirlerini gaza getirmekten, “Sen diğerlerinden aşağı değilsin, bak şunlar senden de aşağı” demekten başka bir amacı da yok.

Bu etkinliklerde başı çeken oluşumlar, belli bir kesimi temsilden ziyade radikal örgüt gibi davrandıkları için, olay hepten çığırından çıkıyor. Belki bireysel olarak konuya tepki vermeyecek kişilerin bile tepkisini çekiyorlar bu sefer.

Bu insanlara sormak lazım, çocuklara erkeklik ya da kadınlığın belli bir yaştan önce benimsetilmesine karşısınız değil mi? Peki aynı ilkeyi kendi durumunuz için neden gözetmiyorsunuz? Neden sizi gören çocukların “Bunlar kim, neden böyle yapıyorlar” sorusunu sormasını önemsemiyorsunuz?

Hem madem cinsiyet bireyle alakalı, toplumu ilgilendirmiyor, bu etkinlikleri niye düzenliyorsunuz? 

•

Ben her zaman olaylara iki yönlü bakarım, biri bireysel görüşümdür, diğeri bilimsel... İkisi çoğu zaman aynıdır ama farklı oldukları da olur, her şeyi bilecek değiliz ya...

Bilimsel düşünen yanım, bu insanların muhakkak bir psikiyatr ile görüşmeleri ve yaşadıkları şeyin ne olduğuyla ilgili bir uzman görüşü almaları gerektiği yönünde.

Evet, bazı doktorlar bunun bir tercih meselesi olduğunu söylerler ama bunun bir bozukluk olduğunu, her bozukluk gibi tedavi edilebileceğini ve hatta tedavi ettiğini söyleyen doktorlar da var.

Şimdi ben bilimsel görüşümü hangisine dayandırayım? Tabii ki bireysel görüşümün işine hangisi geliyorsa...

Bireysel görüşüm, “İnsan doğasına, yapısına aykırı yönelimleri ‘Tercihtir, saygı duyulmalı’ şeklinde nitelemek, günün sonunda birçok sapkınlığı normalleştirmek anlamına gelecektir” diyor. 

Burada tek tek sıralamayacağım ama, bu yönelimlerle ilgili sınırı nerede çizeceğiz? 

Hangisi “Tercih”, hangisi “Hastalık” olarak nitelenecek? Bunu belirleme yetkisi kimde olacak?

Toparlamak gerekirse, toplum sizi ikna etmesin istiyorsanız, siz de toplumu ikna etmeye çalışmayın.

Hayırlı haftalar efendim...

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle