Allah kurtarsın...
Her insanın bir ideolojisi, bir ajandası olur, hakkıdır...
Kimseyi “Sen niye şu görüşü benimsiyorsun” diye tahkir etmeye, küçük görmeye hakkımız yok...
Ama ikiyüzlülük, ahlaksızlık veya yalancılık “görüş” değildir ve bir görüşü savunmak için mübah da sayılamaz.
Ama maalesef muhalif medyamız böyle düşünmüyor...
Örneği basit...
“Yandaş” olmakla itham edilen gazeteler, iktidarın işine yaramayacak herhangi bir gelişmeyi saklıyor, geçiştiriyor mu?
Muhalefetin şu anki en büyük argümanı nedir?
Hayat pahalılığı...
Buyrun girin internet sitelerine, herhangi bir zam haberini girmeyen bir yer var mı?
Peki, “Fondaş” gazetelerin bazı konulardaki suskunluğunu ne yapacağız?
Sadece muhalefet partilerinin elindeki belediyelerin belediye hizmetlerine yaptığı fahiş zamları söylemiyorum.
Mesela bir büyükşehir belediye başkanının günlük 12 bin liraya tekne kiralayıp makam arası olarak kullanması küçük bir olay mıdır ki, hiçbirinde tek satır olsun haberini göremiyoruz?
Ya 125 tane asırlık çınarı kesip atması?
Karar’da yok...
Sözcü’de yok...
Cumhuriyet’te yok...
Yeniçağ’da yok...
Milli Gazete’de yok...
Birgün’de yok...
Hani İmamoğlu üst üste getiriyor, durdurmak mümkün değil. Tam son patlattığı için “Nasıl da gündemi değiştirip millete unutturdular” derken yeni bir bomba bırakıyor gündeme. “Yetişemiyorlar” desek, hiç mi birini yazamaz insan?
•
İmamoğlu sadece bir örnek.
Bu gidişatın sonunda ne olacağını düşünüyor bu gazeteci arkadaşlar?
Diyelim okurları kendilerine bir süre, adını da koyalım, “Erdoğan gidene kadar” göz yumdu...
Sonra ne olacak?
Diyelim bugün istediğiniz mecrada açık açık “Diktatör” diyebildiğiniz Erdoğan gitti...
Yerine, bu hiç toz kondurmadığınız, ne yapsa göz yumduğunuz isimlerden biri geldi...
Başınıza ne geleceğinin farkında mısınız?
En küçük bir aykırı ses çıkarırsanız, ne yapacaklar sizce?
Siz bugün onları eleştirenlere ne yapıyorsanız, onlar da size onu yapacak...
Sözcü’nün, Cumhuriyet’in işi kolay; onlar nihayetinde altılı ittifakın seçimi kazanması halinde istedikleri gibi at koşturacakları için, “köprüyü geçene kadar ‘Dayı’ demeye” devam edecekler...
Peki, Karar, Milli Gazete, Yeni Asya gibi “Müslüman” mecralardaki arkadaşlar ne yapacak?
“İttifak ortağıyız ya?” demeyin, siz de biliyorsunuz ki bu ortaklık Erdoğan’ın seçimi kaybettiği gün biter.
CHP yanına HDP’yi alır yürür; ne İyi Parti kalır ortalıkta ne de yüzde buçukluklar.
O zaman görmeye başlar gözünüz, o zaman okurlarınızı enayi yerine koymaktan vazgeçersiniz de...
İşe yarar mı?







