• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
04 Kasım 2018

2023 Eğitim Vizyonu; hadi inşallah!

Geçtiğimiz haftalarda, Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu açıklandı... Sayın Bakan’dan bir atılım bekleniyordu zaten, abartılmamış, olmayacak işlerin vaad edilmediği bir plan olmuş... Tebrik ederiz.

Planla yapılacak değişiklikleri öğrenciler yönünden incelersek, kısaca “Ders saatleri azalıyor, müfredat daha derli toplu bir hale geliyor, sınavla öğrenci alma yavaş yavaş kaldırılıyor” şeklinde özetleyebiliriz...

Eğitimciler için ise, “Meslek kanunu çıkarılması, iş yükünün azaltılması, sözleşmeli öğretmenlik süresinin kısaltılması” en önemli başlıklar... 

Muhalefette olmayı muhalefet etme mecburiyeti olarak görenler, “2023 Eğitim Vizyonu’nun ‘cek, cak’lardan ibaret olduğunu üzülerek gördük, sükutu hayale uğradık” diye açıklama yapıyor, biz de soralım kendilerine, “Vizyon ne demek bilir misiniz?”

Daha önce popülist yaklaşımlarla eğitimin canına okundu, sanırız yine aynısını istiyor beyefendiler...

Neyse ki Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un ayakları yere sağlam basıyor... Planla ilgili söyledikleri şöyle: “Bu vizyon dokümanın en güçlü tarafı, burada söylenen her şeyin fizibilitesinin yapılmasıdır. Bunun parası var, projesi var. Bunun siyasi iradesi var. Bunun hiçbir dönem olmadığı kadar bir toplumsal kabul alanı var. Bir umut var, bir hayal var demektir. Bunu yaparken ‘Bugün düşündük, yarın şu değişikliği yapıyoruz’ demeyeceğiz. Diyoruz ki, biz şu kadar sene içerisinde olgunlaşacak bir fidandan söz ediyoruz. ‘Hemen bir şey yapmak mümkün değil. Lütfen zaman tanıyın’ diyoruz. Eğer hemen bir şey yaparsak, bulduğumuz çözümler geleceğin sorunları olacak.”

Sistem kuruyor ya da revize ediyorsanız, yavaş ama sağlam adımlar atmanız gerekiyor. İdare-i maslahat ile geldiğimiz nokta artık bir çıkmaz sokak...

Okullar artık çocukların gündüzleri evde oturmak yerine zamanlarını geçirdiği bir angarya olmaktan çıkarılmalı. Bu ülkede 12 yıl okumak mecburi... Buyrun söyleyin, liseden mezun olan çocuklar, 12 yıl eğitim almış gibi mi? Değilse, bu okullar sadece gençlere gündüzleri meşgale çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor demektir... 

Her şeyden önce, öğrencilerin işlerinin öğrenmek olduğunu içselleştirebileceği bir ortam sunulmalı.

Özel yetenekli öğrencileri hiç saymıyorum bile, sadece okumaya hevesli çocuklara hakettikleri eğitimi versek, Türkiye bambaşka bir ülke olur...

Ama biz hâlâ “Çocuklar okula hangi kıyafetle gelsin”, “Her sabah ‘Andımız’ okunsun mu”, “Okulun tabelasında ne yazsın” diye tartışıp duruyoruz... 

Bilgiye değil, kurallara dayalı bir eğitim anlayışının bu çağda hükmü kalmadı...

Umarız işi eğitmek olanlar da bunu anlar...

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23