• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ersoy Dede
Ersoy Dede
TÜM YAZILARI

Neden konuşmuyorlar?

14 Temmuz 2015
A


Ersoy Dede İletişim: [email protected]

Levent Gültekin’in, muhafazakâr medya üzerindeki tesirini bizzat test etmiş bir kardeşinizim. 24 saat Erdoğan’a saldıran, ailesini hedef alan sözler söyleyen, içinden çıktığı mahalleye tepeden bakıp hedefe koyan Levent Gültekin’in, adı konmamış bir dokunulmazlığı var.. Bunu imar işlerini ortaya döküp, orada yaptığı usulsüzlükler üzerine yazı yazdığım günlerde bizzat yaşadım.. (Yazılar yargının önünde zaten, yeniden o iddialara dönmeye gerek yok..) Ben o yazıları yazdıktan sonra beni arayıp, mesaj atıp bizzat tebrik eden, “helâl sana, ipliğini pazara çıkardın, daha neler var neler” diyen arkadaşlarımın, üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, açıktan açığa bu topa girmemeleri bu yüzden.. Ben Levent Gültekin ile ilgili yazdığım vakit, o dönem Yeni Şafak’ta yazan Cem Küçük, (ki Gültekin’i tanımaz-etmez) yazımı twitter üzerinden paylaştı o kadar.. O kadar.. Ama benim cep telefonumun mesaj kutusuna bakın bir de.. Onunla daha evvel Gerçek Hayat Dergisi’nde, Yeni Şafak’ta ve Star Gazetesi’nde birlikte çalışan eski arkadaşları neler yazdılar bana.. Ne methiyeler, ne güzel sözler.. Meğer ne kadar dertlilermiş.. Eee?.. 

“Eee”sini Star Gazetesi’nde Cem Küçük sordu.. Kapalı kapılar arkasında ‘hırsız’ dediğiniz adamla ilgili, açıktan açığa neden tek bir söz etmiyorsunuz?.. Bunda ne var?.. Levent Gültekin apaçık söylüyor, ‘açıklayın benim hakkımda bildiklerinizi’ diyor.. Meydan okuyor.. Onunla birlikte çalışmış ve orada burada ‘şunu yaptı, bunu etti’ diyenler.. Şimdi konuşmayacaksınız da ne zaman konuşacaksınız?.. Tam da adam içinden geldiği geleneği yerden yere vururken açıklasanıza lütfen.. 

Mesela; ‘….Dindarlığın toplumda giderek problemin kaynağı haline geldiğini düşünüyorum..’ diyor.. İslamofobikleri haklı gösteren, buram buram anti-İslamism kokan söylemlerini de mi arızalı bulmuyorsunuz?.. Bari bunu eleştirin.. Cumhuriyet Gazetesi, İslâm’a hakaret ettiği günlerde ekranlara çıkıp, ‘..ben Müslüman adamım. Cumhuriyet’te bir şey yoktu, Müslüman ülkeler adına itibarımızı korudu…’ diyor.. Yok mu tek lafınız? 

Cem Küçük, Mustafa Karaalioğlu’nu eleştirmiyor.. Apaçık bir soru soruyor.. Star Gazetesi yazarıyken, Karaalioğlu ve ekibinin gidişine tepki olarak istifa eden İbrahim Kiras, Levent Gültekin ile dostluğunu sürdürüyor mu?.. Daha çok yeni, 25 Haziran’da, aynı iftar sofrasında oturup sohbet etmediler mi?.. İbrahim Kiras ile Levent Gültekin’in bu hukuku karşısında Karaalioğlu ne diyor?.. Niye soruyoruz bunu?.. Çünkü Karaalioğlu, esasında Levent Gültekin’e çok öfkeli.. Apaçık yazı yazmış Gültekin, ‘açıklayın benim neden ayrılmak durumunda kaldığımı’ diyor.. Bence açıklayın.. 

KABATAŞ MESELESİ

‘Gezi’, tartışmasız, gerici ve faşist bir kalkışmadır.. Ve bu kalkışma günlerinde, ağaç, çiçek, böcek maskesiyle sahaya inen güruh, bir değer saldırısına girişmiş, belli ölçüde de başarıya ulaşmıştır.. Ve bu değer saldırısı sırasında, aradıkları meşruiyeti, yanlarına aldıkları, hangi servisten beslendikleri malum uyduruk ‘antiemperyalist Müslümanlar’ üzerinden sağladılar. Fakat her hâl ve şartta, özellikle başörtülülere dönük aşağılamalar, hakaretler, yolda arabalarının camlarına tükürmeler, mahallede-sitede rahatsız etmeler yaşandı.. Yaşandı bunlar.. Ve bu değer saldırılarının pik yaptığı iki hadise geçti kayıtlara.. Biri camide içki içilmesi diğeri ise Kabataş’taki o aşağılık saldırı.. Camide içki işini bir gün uzun uzun yazacağım.. Ancak Kabataş ile ilgili bir not koymamız lazım bugün.. Çünkü sanki, Cem Küçük’ün, ‘Kabataş bir kurguydu’ dediği gibi bir algı oluşturulmaya çalışıyor.. Cem Küçük mealen şunu yazdı : “… bizim, Kabataş gibi bir saldırıyı, ekstra birtakım soslar ekleyerek daha da vahim bir iş gibi göstermemiz, elimizi zayıflattı, tezlerimizi savunmamızı zorlaştırdı…” .. Yani bir genç kadın bir saldırıya uğradı, incindi, hakarete uğradı, aşağılandı, darp edildi.. Amenna.. Fakat ona ‘üzeri çıplak deri eldivenli 80 adam’ gibi bir pekiştirici koymaya gerek yok. Eğer bu ifade mağdureye ait bile olsa, editöryel olarak böylesi gerçeküstü bir ifadenin yer almasına izin vermemek gerekiyordu. Olay kendi içinde zaten yeteri kadar vahim. Durum budur.. Kalın sağlıcakla.. 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23