Yeni bir parti tutar mı?
Toplumlar ve siyasi kurumlar da insanlar gibidir.
Gençlik, olgunluk, yaşlılık ve ölüm kaçınılmaz şekilde bir birini takip eder.
Doğal süreci değiştirerek gençlik çağında insanların hayatına kasteden saldırılar olur ya bazen, aynıları toplumlar ve siyasi kurumlara da yapılabilir.
Nasıl insanın beslenme ve yaşama biçimi ömrünü uzatır ve hayat kalitesini artır ise aynı şekilde toplumların ve siyasi kurumların beslenme ve yaşama biçimi ile ömürleri arasında bir ilişki vardır.
İnsanı dinç tutan hormonlar ne işe yarıyorsa, toplumu dinç tutan hormonlar da aynı işe yarar.
Hormonal gelişim bünyenin kendi üretimine dayanıyor ise sağlıklı, hormonların dışardan ve aşırı şekilde bünyeye verilmesi dış görünümü büyütüyor ama bünyenin mekanizmalarını bozuyor ya, toplumlar ve siyasi kurumlar da aynı şekilde çalışır.
Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki; insanlar gibi siyasi kurumların bünyesi zayıflamadıkça konumları sarsılmaz.
Saldırılar olabilir. Hayatın bir gerçeği olarak bir iktidar varsa bunu ele geçirmeye çalışan en az bir, bazen birçok odak vardır.
Ancak siyasi kurumlar zayıflamadıkça hiçbir şekilde konumunu kaybetmez.
Siyasi kurumları zayıflamaya başladıkları anda dışa dönük performansları anında yerle bir olmaz.
Önce içerik zayıflar sonra retorik.
Hükümetlerin dışa dönük performanslarını ölçümlemeye yarayan bazı kriterler var.
En önemli kriter refah duygusudur.
Refah duygusu sarsılmadıkça hükümetlerin siyasi performans algısı zayıflamaz.
Refah duygusunu ayakta tutan en önemli kavram ise büyümedir.
Ekonomik büyüme sürdükçe refah duygusunda, dolayısıyla siyasetin gücünde bir kaybolma olmaz.
Büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması içe dönük bir konudur.
Büyüme ister sağlıklı olsun isterse de sağlıksız, refah duygusu üzerinde yaratacağı etki aynıdır.
Eğer büyüme sağlıklı ve sürdürülebilir olursa uzun ömürlü olur.
Bazen insan vücudu gibi siyasi kurumların bünyesinde de hastalıklar olur.
Bu hastalıklar travmatik de olabilir, mikrobik de olabilir, sistemik de olabilir.
Aynen insan bünyesinde olduğu gibi.
Normal bir bünye travmatik hastalıklara karşı tedbirli davranır mikrobik hastalıklara karşı hijyenik davranır, sistemik hastalıkların kaynağı beyin olduğu için de buna karşı yaşam tarzını sağlıklı zeminde sürdürür.
Hastalık olursa dışardan destek gerekebilir ama, doğru olanı hayati ihtiyaçların bünyenin kendisinde aranmasıdır.
Büyümeyi destekleyen hormonlar psikolojimizi de destekler.
Memnuniyet duygumuzu güçlendirir.
Memnuniyet yani refah duygusu yerinde olan hiç kimse başka bir yol aramaz.
Yeni bir arayış yoksa yeni bir alternatifin hiçbir şansı olmaz olamaz.
Eğer Türkiye ekonomik büyüme trendini sürdürebilir veya artırabilirse hiçbir yeni siyasi oluşumun asla ve kata hiçbir şansı olmaz.


