--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yargı daha da şeffaflaşsın

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
9

Yargı üzerinden yürütülen güncel tartışmalara bir ek olsun diye söylemiyorum bunu.

Yargı uygulamaları hukuka bağlı devlet görünümünün temel ölçülerinden.

Bu nedenle yargı uygulamalarının izlenmesi ve sürekli tartışma alanında tutulmasının anlaşılabilir bir tarafı var.

Ancak bu tartışma nesnel ve rasyonel ölçüler üzerinden yürütülmeli.

Hatta yargı alanındaki tek tartışma siyasi sonucu olan konulara ilişkin olan tartışmalar da değil.

Yargının iş yükünün yüzde biri bile siyasi gündemde yer alacak konular değildir ama tartışmanın tamamı o küçük alan üzerinden yürüyor.

Alacaklı var, borçlu var, iflas eden var, iflas edenden alacağı batan var, konkordato var, boşanma var, nafaka var, cinayet işleyen var, uyuşturucu satan var yani var oğlu var. Daha on binlerce konu sayarım. 

Hiç kimsenin ilgisini çekmeyen, gündemine gelmeyen on binlerce olayda yapılan yargılamalar bazılarının hayatında bir daha asla geriye döndürülmeyecek sonuçlar üretiyor.

Yargı elbette önüne gelen ihtilafta bir karar veriyor. Bunun sonucunda birinin istediği oluyor biri de davayı kaybediyor.

Verilen her karar elbette doğru olmuyor ama onun da kanun yolları var.

Yargılama görevi yapanlar da yanılabilir. Bu tarafına da hiç itirazım yok. Ama yanılgı bazen o kadar ağır oluyor ki, akıl ölçülerine sığmayacak kararlar nedeniyle haksızlığa uğrayanın adalete olan inancı zedeleniyor.

Ağır hata veya suiistimal iddiası varsa veya iddia yoksa bile bir tespit olursa yargı mensuplarının denetimini yapacak organlar da var. Hatta HSK Teftiş Kurulu’nun denetim performansının göz kamaştıracak düzeyde olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama her şeye rağmen hiç kimse bir yargısal ihtilaf tarafından daha güçlü bir motivasyonla işleri takip edemez. 

Hâkim veya savcı yanılabilir. Bir yanılgı rahatlıkla tolere edilebilir. Ancak hâkim veya savcı birine başka, birine başka karar vermişse işin mahiyeti değişir. Böyle bir tutarsızlığın olup olmadığını en iyi takip edecek kişi ihtilafın tarafı olan kişidir.

Ancak haksızlığa uğradığını iddia eden kişinin, haksızlık olduğunu iddia ettiği yargısal kararın herkese uygulanan bir rutin mi yoksa sadece kendisine yönelik kişiye özel bir haksızlık mı olduğunu bilme hakkı var.

Bunun için açık yargılamaya konu her türlü işlem ve karar vatandaşların erişimine açılmalı. Bir vatandaş herhangi bir davanın duruşmasına gidip izleme hakkı yok mu? Var. Madem yargılama açık olmak zorunda ve açık duruşmaya giden vatandaşın yargılamaya konu olan tüm işlem ve kararları öğrenmesinde bir engel yok. Öyleyse vatandaş bizzat duruşmasına katılmadığı ama açık duruşmalarda yargılamaya konu edilmiş dosyaların tüm bilgi, belge ve kararlarına erişebilmeli.

Erişebilmeli ki, kendisi hakkında bir karar veren yargı mensubu aynı mahiyette başka olaylar hakkında nasıl karar vermiş görmeli. Eğer rutin bir yanlışlık varsa, bunu kanun yolları ile düzeltmenin yollarına bakmalı. Birine farklı birine farklı uygulama varsa da, bunun ne anlama geldiğini sorgulayabilmeli. Yargı mensupları da karar verirken verdikleri kararın vatandaşların tamamı tarafından görüleceğini bilmeli ve tutarlı davranma konusunda dikkatli olmalı.

Emin olun vatandaşın hak arayışından daha etkili bir denetim mekanizması yok. Hak arayışının önünü açmak işin vatandaşın yargısal verilere ulaşımının önü tamamen açılmalı. 

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ikiyüzlüler

4 Ekim 2019 21:58

Yanlış: Yargı daha da şeffaflaşsın Doğru: Yargı şeffaflaşsın

Ünal

4 Ekim 2019 21:44

Sen diyorsun kardeşim ne yargısı sallandiracaksin üç beşini BAK bakalım sorun kalirmi ilk öncede ip sevdalilarinin boynuna yağlı ilmigi atacaksın BAK bakalım o zaman ne oluyor

saffet kartal

4 Ekim 2019 21:34

adam gibi muayene olmak için en az 20 dakika gerekmekte ama mahkemeler kararlarını 2-3 dak içinde veriyor

Yasarim

4 Ekim 2019 17:17

Yorma o güzel kafanı.. bak abi nasihati cumhuriyetin ilk yıllarında istiklal mahkemeleri nekadar adil ve şeffaf ise bugünkü mahkemelerimiz ancak o kadar adil ve şeffaf.. milli saf inönü devrinde mahkemeler ne kadar Türk milleti adına karar verebiliyorlarsa bugünkü mahkemelerimiz ancak o kadar Türk milleti adına karar verebiliyor.uzmd tatlı canını anlayacağın mahkemelerimiz 1920 ila 1950 li yılları daha içten daha samimi yaşıyor...olan millete oluyor.

HALİL DEMİR KONYA

4 Ekim 2019 14:22

BU AKP NİN BÜTÜN POLİTİKALARI YALAN,,,MESALA YENİ YARGI PAKETİ VE AF KONUSU,,,,BİZ MAZLUMLARI AFFEDECEĞİZ DİYORLAR,,,,MAZLUM ZATEN SUÇSUZ İSE GİDER MAHKEMEYE DİLEKÇE VERİR,,BAKIN BEN MASUMUM DER,,DAVA TEKRAR GÖRÜLÜR,,SONUN DA MASUM İSE SERBEST OLUR......SİZE BASİT BİR ÖRNEK VEREYİM EYY CEMAATİ MÜSLÜMİN,,,,ALPARSLAN KUYTUL HOCAMIZ,,,MAHKEMEDE SUÇSUZ OLDUĞU KANITLANDIĞI HALDE,,,SERBEST BIRAKILDI,,,VE AYNI ŞEKİLDE AKP YE YÖNELİK MUHALİFLİK YAPTIĞI İÇİN 1 HAFTA SONRA TEKRAR İÇERİ ALINDI SUÇSUZ OLDUĞU HALDE....HADİ GELDE BU AKP YE İNAN BAKALIM EY MÜSLÜMAN

Nadira Kadirov

4 Ekim 2019 11:30

“Kadirova ailesinin kapısında iki polis bekliyor. ‘Duanızı okuyup çıkın’ diyorlar. Aileye ‘ölen öldü size bir şey olmasın istemiyorsanız kimseyle konuşmayacaksınız’ dediler. Aile bir karar almış ve kimseyle konuşmak istemiyorlar. Kadirova ailesinin üyeleri telefonlarını kapatmış ve kimseyle konuşmaya ikna olmuyorlar. Abi Muhammet kendinde değil ve aile psikolojik destek almayı düşünüyor. Abiyi, ‘Türkiye’ye geri gelme’ diye tembihlemişler. Olayın üstünün kapatılmaya çalışılması nedeniyle kesinlikle inanıyorum ki tecavüz edilerek öldürüldü.”

Oldu!!!

4 Ekim 2019 10:50

Öyle şeffaflaşsınki, suçlulara tatlı olarak her hafta bir namuslu vatandaşı öldürmek için yasa çıkarılsın... neden hep birileri memnun ediliyor? Ve de bu birileri neden hep düşmanlarımız oluyor? Sonra bu sürekli memnun edilenler dönüp dolaşıp gavurlarla bir kere daha hançerliyorlar. (Yeni parti oluşumlarına soyunan hainler gibi...) Vatana ihanetten yargılayıp öldürsek ülkenin dörtte üçünü imha etmek gerekir. Neyse ki mahşerde defterleri dürülecek. Hoş bunu bilmek bile bizi memnun etmiyor. Zira çok öfkeliyiz... çoook.

Tata Tonga

4 Ekim 2019 02:05

şeffaf olmayan yargı zaten yargı değildir. ayrıca amerikadaki gibi jüri sistemi olmalıdır...bir çoban da jüride yer almalı bir işadamı da...

Tata Tonga

4 Ekim 2019 02:03

tahterevalli... yargıyı kim seçer ise yargı ona göre hareket eder. siyaset seçerse siyasi kararlar verir, iç mekanizmaya bırakırsan o zaman bürokrasi, meritrokrasi olur ve her zaman halktan uzak olur. oysa yargı halka hizmet etmek zorundadır. amerikadaki gibi jüri sistemi olmalıdır. yargı ne siyasete ne de meritrokrasiye bırakılmayacak kadar önemlidir. yargıya halk hakim olmalıdır.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle