--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üniversitelerimiz nerede?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
7

Türkiye hem kendi tarihinin hem de dünya tarihinin eşiklerinden geçiyor.

Uluslararası siyasetten ekonomiye, sosyal hayatımızdan siyasete, doğal kaynaklarımızdan ekolojiye, anayasal sistemimizden hukuk sistemimize, kadın haklarından erkek haklarına aklınıza hangi konu gelirse gelsin, kendimizi yeni bir dönemin eşiğindeymişiz gibi bir hissiyata sürükleyen atmosferdeyiz.

Büyük değişimlerin eşiğinde yeni çözümlere ihtiyaç duyuyoruz ve benzerine tarihin hiçbir döneminde rastlamadığımız yeni teorik ve pratik fiili durumlar oluşuyor.

Örneğin; tarihin hiçbir zamanında, anayasal sistemin mülki sınırları dışında askeri olarak kontrol edilen bir bölgenin hukuk sisteminin nasıl çalışacağı sorunu ortaya çıkmış mıdır?

Örneğin; tarihin herhangi bir zamanında, bir ülkenin parlamentosunun, hükümet tarafından imzalanan anlaşmayı onaylama veya reddetme dışında üçüncü bir seçenek kullanarak, onay anlaşmasında kısıtlayıcı kurallar öngörebilmesinin yolları tartışılmış mıdır?

Veya bugün küresel finans sisteminin finansal dolaşım mekanizmalarına alternatif bulunması ihtiyacı daha önce hiç bu kadar belirginleşmiş midir?

Daha birçok konu var. Her yeni konu, aslında üniversitelerin inceleme, araştırma ve öneri yapması için çok ciddi fırsatlar barındırıyor.

Bu fırsatları kullanmayı bırakın, bu fırsatların farkında olan üniversitemiz veya öğretim üyemiz kaç tane?

Türkiye’nin üniversiteleri, Türkiye’nin yüz yüze olduğu eşikler, riskler veya fırsatların kaçında yol gösterici olabildiler?

Türkiye’nin gündeminden tartışmalar inmiyor. Bir tek tanesinde bile herhangi bir üniversitemizin ufuk açan, yol gösteren bir raporuna veya önerisine rastlıyor muyuz?

‘Mavi Vatan’ diye bir kavramı akademisyenlerimiz mi icad etti? Doğu Akdeniz ve Ege denkleminde yüz yüze olduğumuz riskleri, uluslararası hukuk temelinde ele alarak diplomasimize kaynak olacak bir akademik çalışma gördünüz mü?

Ötesini bırakın. Yüz yıldan bu yana nerdeyse her gün konuşulan Lozan’ın kaç maddesinin fiilen ortadan kalktığını yani hiç kimsenin dikkate almadığını, kaç maddesinin halen yürürlükten kaldırılmış olduğunun listesi var mı elimizde?

Montrö Sözleşmesini konuşuyoruz, özellikle de Kanal İstanbul ile ortaya çıkacak yeni denizyolu ve Karadeniz’e açılan deniz yolunun ikiye çıkması halinde, Montrö ve yeni boğazlar rejiminin nasıl etkileneceğini araştırıp raporlayan bir üniversitemiz var mı?

Küresel riskleri raporlayan, çözüm önerileri getiren ve bazı uluslararası krizlerde arabuluculuk yapabilecek kaç araştırma veya çalışma merkezimiz var?

Bu kadar spor bilimleri fakültemiz veya spor yüksekokulumuz var. Sporun mali, idari, hukuki, fizyolojik, ekonomik boyutu ile ilgili kaç önerisi var üniversitelerimizin? 

Mafyaya dönen uluslararası spor kuruluşlarının yolsuzluk ve hukuksuzluklarını araştıran veya raporlayan var mı?

Wuhan’da bir gizemli salgın başladığında, salgının merkezine bir bilimsel çalışma heyeti göndererek, riski yerinde analiz edip zamanında gereken çalışmalar için öneri paketi hazırlamayı akıl eden bir üniversitemiz çıktı mı?

Türkiye’nin maruz kaldığı terör tehlikesinin sosyal, siyasal ve hukuki boyutuna ilişkin bir rapor hazırlamayı geçtim, kendisini bu terör yapılanmalarına karşı koruyabilen kaç üniversitemiz var ki?

Üniversite bilim, bilim disiplindir. Sükut gibi münzevi çığlık gibi hür olanların mekanı olmalıdır üniversiteler. Daha rektör atamaları için kriter oluşturamamış bir üniversite sisteminden söz ediyoruz.

Türkiye, üniversite gerçeğini doğru kavrayıp, üniversitelerimizi gerçek misyonuna döndürünce anlayacaktır, bir ülkenin ayağa kalkmasında üniversitelerin ne kadar büyük bir fırsat olduğunu…

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kerem

22 Ağustos 2020 01:07

İktidarın en etkisiz kaldığı poşitika geliştirenediği konudur bu.YÖK benzeri bir yapılanma dünyada sadece bizde var.İktidar uzun yıllar önce söz vermişti kaldıracağına.

YURTTAŞ

21 Ağustos 2020 13:15

Sayın yazar çok zor sorular dormuşsunuz..Durum geçmşştede daha büyük rezaletti . 

sayin yazar

21 Ağustos 2020 12:45

madem bu konuyadeğindin isim isim yazsana. universiyeler aile holdingi gibi. başarı gelir mi?

Ne üniversitesi

21 Ağustos 2020 12:37

Ne üniversitesi kardeşim.Ortada üniversite mi kaldı.Hacisalihogullari gibi birinin rektör olduğu bir üniversiteden ne bekliyorsun.Universiteler iktidarın çiftliği oldu.Adamin karısı kızı damadı sülalenin tamamı bir üniversiteyi işgal etmiş. Sen gelmişsin üniversite diyorsun.Deme.

sedat

21 Ağustos 2020 11:59

Sayın Baş gerçekten çok önemli bir konuyu gündeme getirmişsiniz. Bu konuda yazacak çok şey var. Şuna inanıyorum; Türkiye’nin acilen reform yapılması gereken ilk kurum, kuruluşu üniversitelerdir. Üniversitelerin 1800’ler kafası ile yönetildiğine ve öğretim üyelerinin çoğunluğunun düşünce tarzının da o yıllardan kalma olduğunu düşünüyorum. (İstisnaları tenzih eder, özür dilerim) Bildiğim bazı örnekler vermek isterim. Bir kişinin yazdığı makaleye çok sayıda öğretim üyesi imza atıyor. Bir kişinin üzerinde çalıştığı proje diğerleri tarafından sırf şahsi kaprisler dolayısı ile engellenmeye çalışılıyor. Bir kişinin bir projesi kapsamında satın aldırdığı laboratuvar ekipman ve malzemeleri diğer öğretim üyeleri tarafından ihtiyaç duyulduğunda kullandırılmıyor. Bir öğretim üyesinin bir projesi kapsamında satın aldırdığı malzeme ve ekipmanların akibeti takip edilmiyor, bazan paket/ kolisi içinde uzun zaman kullanılmadan bırakılıyor. Bir kişi başladığı bir projeyi bitirmeden üniversiteden ayrılsa, bu kapsamında satın aldırdığı ekipmanlar işe yaramıyor, hurdaya çıkıyor. Daha yazacak çok şey var ama... Acil olarak bir üniversite reformuna ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

CEVDETT

21 Ağustos 2020 09:21

BUGÜN 205 ADET ÜNİVERSİTEMİZ VAR... KALİTENİN NE ÖNEMİ VAR..

Ne ariyorsun

21 Ağustos 2020 09:02

Üniversitelerimiz es dosun çiftiği haline geldi ..

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle