UEFA ve tüm uluslararası spor federasyonları korsandır
Sanki vesayet altındayız. FIFA, UEFA, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) talimatlarını yerine getirmek için koşuşturma halindeyiz.
FIFA’da yapılan darbe, aslında askeri darbelerden bile kanlı oldu ama hiç kimse farkında değil.
Bir UEFA bürokratı olan Genel Sekreter İnfantino, FIFA bürokratik kurullarını kullanarak görevdeki FIFA başkanı ile potansiyel başkan olan UEFA Başkanını spor yönetiminin dışına itti ve FIFA Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Bu İnfantino’yu şike soruşturmasından hatırlarsınız. Mali kriterlerin uygulanması olaylarından da. Arkadaşın, işgal komiseri gibi buyurgan bir edayla savcılar dahil tüm ülkeyi denetime geldiği zamanları da hatırlarsınız
Aslında başkanlığına oturduğu kurum, ötesi-berisi İsviçre’de kurulmuş bir dernek.
Ama arkadaş BM Genel Sekreteri’nden, Amerikan Başkanından daha kudretli.
Uluslararası spor kuruluşları, neredeyse tamamına yakını İsviçre hukukuna göre kurulmuş derneklerden ibarettir.
Örneğin spor hukukunun en üst yargı kurumu olarak bilinen Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi/Court of Arbitration Sports (CAS), İsviçre hukukuna göre kurulmuş bir vakıftır.
Uluslararası spor kuruluşlarının nerdeyse tamamının kurulduğu ve bulunduğu ülkenin Fransa/İsviçre olması önemli bir tarihsel nedene de dayanmaktadır.
19. yüzyılın sonları uluslararası spor kuruluşlarının temellerinin atıldığı yıllardır. Bu dönem aynı zamanda uluslararası Siyonizmin örgütlenmeye başladığı yıllardır. Uluslararası spor kuruluşları, Siyonizm ile aynı yıllarda ve aynı yerde yani Fransa/İsviçre’de teşkilatlanmaya başlamıştır.
Uluslararası spor kuruluşlarının tamamının Siyonist önderlerce kurulmuş olması, küresel Siyonist siyasetin bir aracı olarak bu kuruluşların tasarlandığını da düşündürmektedir.
Bu kuruluşlar, International Olympic Comittee (IOC) yani Uluslararası Olimpiyat Komitesi ekseninde teşkilatlanmıştır. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, 1894 yılında Pierre de Gouberdin adlı bir Fransız Yahudisi tarafından kuruluşu örgütlenmiş, merkezi İsviçre/Lozan’da bulunan bir dernektir. Uluslararası olimpiyat komitesinde Yahudi etkisi o kadar belirgindir ki; bu komitenin en önemli organzasyonlarından biri MACCABIAT (Yahudi Sporcu) Olimpiyatları’dır. Ayrıca Pan Armenian (WCPAG) ve GAY Olimpiyatları da düzenlenmektedir.
Diğer uluslararası federasyonlar da benzer şekilde kurulmuştur ve nerdeyse tamamının merkezi İsviçre’dir. Hatta hiç denizi ve yüzme kültürü bulunmayan İsviçre, Uluslararası Yüzme Federasyonu’nun da merkezinin bulunduğu yerdir. Hiçbir basketbol geçmişi bulunmayan İsviçre, Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA)’nun da merkezidir. Hiçbir voleybol geçmişi bulunmayan İsviçre, Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB)’nun merkezidir.
Bazı uluslararası kuruluşlar ise OFFSHORE şirketler şeklindedir. Örneğin Uluslararası Tenis Federasyonu International Tennis Federation (ITF), BAHAMALAR’da kurulmuş bir limited şirkettir.
Uluslararası spor kuruluşlarının etkinliği, düzenledikleri organizasyonların popülaritesinin yarattığı vazgeçilmezlikten kaynaklanmaktadır. Bu organizasyonların popülaritesi, bu kurumlara üye/angaje olan federasyonlar üzerinde her türlü hukuk dışı ve haksız baskının aracı haline gelmiştir. Haksız uygulamalar karşısında başvurulacak etkili ve bu kuruluşların dışında bir başvuru yolu bulunmamaktadır.
Haksız uygulamalar karşısında resmi başvurular bile, turnuvalardan ihraç tehdidi ile bastırılmakta, bir anlamda sistem mafyalaşmaktadır. Ayrıca, spor hukukunun etkinliğini sağlayacak gerçek bir denetim mekanizması da bulunmamaktadır. Bu kuruluşlar, sportmenliğin temel ilkelerini yerleştirecek anlayış ve mekanizmalara da sahip değildir.
Sistem sağlıklı bir hukuki zemine dayanmadığı için giderek aslında mafyalaşmıştır. Öyle mafyalaşmıştır ki, artık kendilerini hükümetlerden de güçlü görmektedirler ve siyasi sonuçlar doğuran kararlar almaktadırlar.
Bu kuruluşlar, hükümetler arası bir uluslararası kuruluş haline dönüştürülmedikçe de sorunların çözülebilmesi mümkün değildir.
Bence Türkiye için çok önemli bir uluslararası vizyon projesi olabilir bu konu.


