Testi sağlamken
Çok şükür testi hâlâ sağlam
Siyasetin merkezine hükmeden güçlü yapının etkileri en derinlere kadar da nüfuz etmiştir. Bu başarıyı ister sosyolojik, isterseniz de stratejik derin analizlere tabi tutun sonuç değişmiyor.
Sonuçların oluşmasında yaklaşık on beş yıla yaklaşan farklı yönetim tarzı ve bu yönetim tarzının oluşturduğu toplumsal etkiler de var, toplum mühendislerinin oluşturduğu gerilim ortamının etkileri de. Tarihsel etkiler de var. Sosyolojik etkiler de. Bir siyasi sonucu bir tek ölçüye bağlamak zaten akla uygun bir yöntem de sayılmaz.
Muhalefet partileri havlu atmış durumda. Yeni bir dört yıl boyunca muhalefette dirençli kalmaları da bana göre çok zor.
Göreceksiniz, partilerin taşra teşkilatları birer birer kapanacak veya kapıları kapalı tabela teşkilatları haline gelecektir.
Koca bir dönem boyunca seçmen ile doğrudan teması sağlayacak kadroları bulunamayan partilerin siyaset fantezileri ile yeni bir seçmen dalgası yaratabilmelerini de mümkün görmüyorum.
Sonuca etkili bir siyasi rekabetin mümkün olacağı koşulları arzulayanların daha çok bekleyeceği anlaşılıyor.
Siyaset pratiğini bilenler çok iyi bilir ki, siyasette iktidar yarışının zemini ve aktörleri değişebilir ancak iktidar yarışı hiçbir zaman sona ermez.
Siyasetin yakın geleceğindeki iktidar mücadelesi iktidarın kendi içinde olacaktır. Böyledir siyaset. İktidar için yürütülen mücadelenin başarıyla sonuçlanması iktidar mücadelesini sona erdirmez. İktidar için mücadele eden kadro içinde başka bir iktidar mücadelesi olur. Bu mücadele bazen liderlik mücadelesi olur. Eğer liderin karizması tartışılmasının önünü kapatırsa, bu kez iktidar mücadelesinin içeriği değişir ve liderin çevresinde yer alma mücadelesine döner. İktidar içindeki iktidar mücadelesinin kendi içinde bile başka bir iktidar mücadelesi olur.
Yani demokrasi böyle bir şeydir ve iktidar mücadelesi içinde iktidar mücadelesinin adıdır.
İktidar içindeki mücadeleler, siyaset ilkelerine uygun yürütüldüğü takdirde tavanı sürekli yukarı iteleyen, zeminden büyüme için fırsat yaratırlar.
Ancak bu mücadele siyaset ölçülerinin dışına taşmaya, büyük iktidar mücadelesinin parçaları olan iç iktidar mücadelesinin tarafları bir birine karşı merhamet duygularını ve vicdan ölçülerini kaybetmeye başlarsa şimdiden söyleyeyim her şey altüst olur.
Eline fırsatı geçiren, herkesle bir arada olmak, birlikte hareketin gücünden ve sinerjisinden yararlanmak yerine, küçük hesapların peşine düşerse her şeyden önce bu işin bereketi ortadan kalkar.
Özellikle de iktidar mücadelesinde güçlü kalmanın bir aracı olarak meşruluk sınırlarını zorlayan veya kendine ait paylaşımsız alanlar yaratmaya çalışanlar, oturdukları koltukların gerektirdiği vefayı aklına getirmeyenler ümmetin geleceğini de tehlike altına atarlar. Bunun kendileri için de bir faydası olmaz.
Anayasa veya siyaset alanını düzenleyen mevzuat gereği rol paylaşımları olabilir. Önemli olan bu rol paylaşımları değil, milletin teveccühleridir ve yöneticilerin tarihsel sorumluklarıdır.
Mevzuattan kaynaklanan roller plastiktir, işin esas karşısında hiçbir zaman kalıcı ve gerçek bir değer ifade etmez.
İşin esası sadece ve sadece milletin teveccühüdür. Hiçbir saldırı, hesap ve strateji de milletin teveccühü karşısında bir değer ifade etmez.
Ne içerdeki hainler, ne dışardaki düşmanlar ve iş birlikçileri büyük tehlike değildir. İçeriden çıkacak bir fitne ve bölünme dışında dışardan hiçbir tehdit bu iklimi bırakın yıkmayı sallayamaz bile.
Herkes bu tarihsel sorumluluğun farkında olmak zorunda.
Sadece var olduğunu hatırlatma amacı dışında bir karşılığı olmayan çıkışlara, son derece samimiyetsiz eleştirilere, dışarda olanların bile yapmayacağı hoşgörüsüz saldırılara hiç gerek yok.
Herkes öncelikle içinde bulunduğu iklim için şükretmek ve bu konuda liderlik edenlere ve isimsiz kahramanlara teşekkür etmek zorundadır. Vefanın gereği budur.
Testi sağlamken, herkesin bu sorumluluk duygusu içinde olması gerekir. Yoksa hep birlikte bugünleri çooook ararız.
Hem de gündüz mum ışığında.


