Terörü övenlere TCK 304 uygulanmalı
Türkiye, dışarıdan dört tarafından düşmanlıklara maruz kalırken içeriden de ihanetlerin binbir türlüsü ile baş etmeye çalışıyor.
Alt alta yazıyorum ve teker teker bakıyorum. Türkiye bugün mücadele ettiği devlet ve örgütlerle ihtilafının birini bile kendisi başlatmamış.
Amerika’dan İsrail’e, İran’dan Rusya’ya, Suriye’ye kadar hangi devlet olursa olsun tamamına, yapmayın etmeyin, bizi kendimizi savunmak zorunda bırakmayın demişiz.
Zeytin dalı uzatmadığımız, makul bir uzlaşma teklif etmediğimiz bir tek devlet kalmamış.
Cevap olarak kirli vekâlet savaşlarını, küresel çıkar baronlarının saldırılarını görmüşüz.
Onurumuzu, izzetimizi ve insanlığımızı terk etmemizi isteyenlere karşı da milletin ve ümmetin onuru ve menfaati neyi gerektiriyorsa onu yapmışız.
İçerideki hainlerin her birine demişiz ki, karanlık hedeflerinizi, sizi köleleştiren küresel Drakula çetesini bırakın, milletinizle ve devletinizle barışın, bu devletin gücü sizi yerle bir etmeye fazlasıyla yeter, ama biz kaynak ziyan etmeyelim siz de hayatınızı ziyan etmeyin, bu ülke herkesin barış refah ve güven içinde yaşaması için yeter demişiz.
Karşılığında suikastlar, kumpaslar, darbe teşebbüsleri, inthar bombacıları ve hendek savaşlarını bulmuşuz.
Bugün Türkiye’nin karşısında olup da, Türkiye tarafından insan gibi bir teklif almamış olan bir tek kimse yoktur.
Türkiye eğer küresel Drakulalar gibi insanlığın temel değerlerini yok sayan yol haritası ile hareket etmiş olsaydı, bugün dünyada evinde güvenle oturan bir tek kişi kalmazdı.
Bugün her türlü saldırılarına rağmen, eğer Avrupa güvenli bir bölge olarak yaşamakta ise, bunu kendi hükümetlerine değil Türk milletine ve Türkiye devletine borçlular.
Eğer; Türkiye terör bölgeleri ve terör örgütleri ile bu kadar güçlü bir mücadele içinde olmasa, Avrupa’da sokaklara çıkıp gezilecek bir ortam kalmaz.
Bir taraftan insanımızın ve insanlığın güven içinde yaşaması için evlatlarımızı şehit verirken, şehitlerin gölgesinde buldukları ortamda terör örgütlerinin sözcülüğünü yapanlara karşı şiddetli bir mücadeleye ihtiyaç var.
Hiç kimse küresel vicdan haline gelen Türkiye’nin gücüne ve istikrarına yan gözle bakmaya cesaret edememeli.
Türkiye’nin korumak zorunda olduğu istikrarı, İdlib’den Trablus’a, Gazze’den Arakan’a, Hakkari’den Edirne’ye, Karadeniz’den Akdeniz’e büyük bir coğrafyanın hatta insanlığın teminatıdır.
Terör gruplarının sözcülüğüne soyunanlara en ağır şekilde gereken ceza verilmeli.
Türk Ceza Kanunu’nun 304. Maddesi aynen şu şekilde “(1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile iş birliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.”
Kanun çok açık değil mi? Türkiye insanlığın değerlerine savaş açmış müptezellerin oynayacağı bir ülke değil.
Dünyanın hiçbir yerinde de özgürlükler Türkiye’deki kadar geniş ve güçlü değil.
Biri ABD’de, ABD’nin hedef ilan ettiği bir terör örgütü ile ilgili olarak Türkiye’deki kadar rahatlıkla konuşma hakkına sahip mi?
Bağıranlar çağıranlar olacaktır ama Türkiye’ye yakışan, kim neyi hak ettiyse eksiksiz gereğini yapmaktır.


