--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Temel atmama töreni öyle mi?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
8

Marmara Denizini kaplayan müsilaj yani deniz salyası bize gösterdi ki, tabiatın şakaya gelir tarafı yok. Bugün yüz yüze olduğumuz doğal felaketin bir tek nedene indirgenmesi elbette doğru değil.

Tükenmez sayılan doğal hayatın da bir sınırı olduğunu görüyoruz. Kritik eşik aşılıp ağır tahribat başlayınca da her şeyi eskisine döndürmek için aldıklarınızın tamamını geriye vermek yetmiyor.

Türkiye’nin gündemine çevre politikalarını getiren AK Parti’dir. Dünyada çevre bilincinin geç oluşmasının da etkisi vardır ama bundan otuz yıl önce politikanın öncelikleri arasında çevre kavramı var mıydı?

Dünya son iki yüz yılda doğal kaynakları çok büyük bir talana dönüştürerek tüketti. Büyük talana bir takım itirazlar var ama doğanın korunması halen de gündemin ön sıralarında değil. 

Türkiye’de her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Ancak çevre bilincinin yerleşmesi ve doğa koruma mevzuatının geliştirilmesinde AK Parti dönemleri milat sayılacak kadar önemli ilerlemelerin yaşandığı dönemlerdir.

Kalkınma ile çevre duyarlılığı arasından içinden çıkılmaz bir çatışma olduğu düşüncesinde değilim. Nitekim kalkınma öncelikleri ile birlikte çevre duyarlılığını da gözeten çok ciddi kurallar getirildi. Bu kuralların doğru uygulanıp uygulanmadığı konusunda yapılan itirazlar olabilir. Bu itirazlar kurulan düzenin değerini azaltmaz.

AK Partiye yönelik çevre eksenli itirazların birçoğu ideolojik karşıtlığın sonucu olan ve hiçbir nesnel temeli bulunmayan itirazlar. Elbette çok büyük bir coğrafyada çevre mevzuatının eksiksiz uygulanabilmesi mümkün değil ama genel durumun benzersiz derecede doğal hayatın gereklerine uygun olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şunu da söyleyebiliriz ki, Türkiye eğer son yirmi yılda çevre ve doğal hayatın korunması ile ilgili adımları atmasaydı, bugün aklımızın almayacağı bir çevre ve gıda felaketi ile yüz yüze olabilirdik.

Dahası da yapılabilir miydi? Elbette yapılabilirdi. Ancak yapılanların Türkiye’nin tarihinin toplamından çok daha ileri ve benzersiz olduğunun da altını çizmek lazım.

Bugün Marmara’yı konuşuyoruz. 1994 yılında Haliç’i neredeyse üzerinden yürüyerek geçilecek bataklığa döndüren politikalar devam etseydi, sizce bugün Marmara diye bir denize artık deniz diyebilir miydiniz? 

Şimdi Marmara’da her şeyin eskiye dönmesi için yapılması gereken ne? İleri derece atık arıtma sistemleri değil mi? Peki hatırlıyor musunuz Ekrem İmamoğlu’nun TEMEL ATMAMA TÖRENİ’ni. AK Parti döneminde bütün hazırlıkları tamamlanmış bir projeden vazgeçildi. Silahtarağa İleri Biyolojik Atık Sun Arıtma Tesisi yatırımı iptal edildi. Bugün Marmara’nın yeniden hayata döndürülmesi için birinci koşul olan İLERİ BİYOLOJİK ATIK SU ARITMA TESİSİ yapımının iptal edilmesi karşısında çevreci bir örgütün tepkisini duydunuz mu?

Niye? Çünkü bu sol örgütler için insani değerler birer istismar aracı. Ne şiddet karşıtlığının sözcüsü gerçekten şiddete karşı, anti empeyalist slogan atanları ABD üniforması ile geziyor, savaş karşıtı slogan atanların büyük çoğunluğu terörist, kadın hakları savunucusu geçinenlerin bazıları tecavüzcü, daha listeyi uzatır gidersiniz.

Şimdi şöyle bir düşünün bakalım. Yaklaşık bir buçuk yıl önce AK Partili bir belediye, İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi yatırımını iptal etseydi de, bir buçuk yıl sonra Marmara Denizinde bir çevre felaketi başlasa ve tek çözümünün de İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi olduğu anlaşılsaydı şimdi Türkiye’de neler konuşuyor olurduk?

Bir söyleşide Veysel Eroğlu’nu dinledim. Nerdeyse köylere kadar iklim ve çevre konularında yapılanları takip ediyor. Listelesek gazetenin sayfaları sığmaz.

Ama söz konusu çevre olunca hayatı boyunca ağaç dikmemiş, bırakın ağacı sebze ekmemiş olanlardan hiç kimseye söz sırası gelmiyor.

Bu olaylar bize gösteriyor ki; AK Parti çok büyük işler yapıyor ama işlerden zaman bulup bunun propagandasını bir türlü yapamıyor.  

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nermin hasanoglu

7 Haziran 2021 23:42

Evet propagandasını yapamıyor ama sizin gibi gazeteci desteginide bulamıyor medyası yok ak partinin reisin gazetesi medyası yok, aleyna tilkinin reklamlarını yapar oldunuz ama baki devlet için kurdlar saldiriyorken çok daha fazlasını siz medya unsurlarının yapması vahimdir gereklidir zaruridir

Ömer

7 Haziran 2021 16:53

Ah ah anlatamadık yahu oy vermeyin bunlardan bir şey olmaz diye . Tarihden bile ders almıyoruz . CHP bu . Hedefi hizmet değil ki . Tabi temel atmama töreni yapacaklar.  

Hamdi şen

7 Haziran 2021 11:47

Biz niye protesto yapmıyoruz?karşı taraf haksız olduğu halde hep bir saldırı içinde bizler de hep savunmada kalıyoruz, adamların yalanlarını çürütmek için uğraşıyoruz, bizler haklı olduğumuz konularda bile sesimizi onlar kadar çıkaramıyoruz, namuslu insanlarda en az o namussuzlar kadar mücadele etmeli(bu konularda) yoksa insanlarımızı kandırıyorlar

Şadi

7 Haziran 2021 09:22

Londra da müslüman belediye başkanı olur da İstanbul da Rum Belediye başkanı olamazmı

A yolcu

7 Haziran 2021 08:50

Ekrem iş yapmama töreni yaparken atalarına hizmet ediyor. Bazıları Nurettjn Sözen i bilirler o gene Sivaslı idi Ekrem patnoslu olabilir onun için yaptıkları normal insanlar onu iyi tanısın

Cengiz

7 Haziran 2021 08:31

Temel atma ve kurdale kesme geri kalmış ve halkı cahil bırakılmış ülkelerde yaygın gelenek, belki de sadece Türkiye'de has bir özellik. Hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir saçmalık yok. Çok gülünç ve komik. Kimsenin umurunda da değil. Sadece siyasilerin şovu. Batı'da her gün çok yeni kamu binaları yapılıp iş yerleri açılır fakat hiçbir siyasetçi bizdeki gibi primitiv temel atma veya acılış töreni yapmaz. Eğer siyasiler böyle işgüzarlık yapsalar halk kendisine hakaret sayar, ahmaklaştırma siyasi şaklabanlık kabul eder.

Ersan

7 Haziran 2021 07:08

Kanadalı alamos Gold kaz daglarini yalan ederken Cengiz holding Rize talan ederken HES yapacağız diye Karadeniz'de dereler kurutulurken nerdeydin

Filinta

7 Haziran 2021 06:04

Yıl 1989 İ B B. Yönetimi C H P. de İstanbul SU KITLIĞI ve ÇEVRE FELAKETİNDE ZİRVE YAPIYOR. Rahmetli NECMETTİN ERBAKAN LİDERLİĞI'NDEKİ REFAH PARTİSINİN 1994 yılında İBB. yi Kazanması ve Sn. ERDOĞAN'IN BAŞKAN OLMASIYLA BİRLİKTE İstanbul SUYA KAVUŞUYOR..Büyuk bir çevre felaketinden kurtuluyor.. Milletimiz siyasetçilerin üstün gayretlerini taktir etmesini bildiğı gibi, samimi ancak başarıli olamayan siyasetçilere de gönlünde yer verir.. ANCAK, ALDIĞI OYU BİR KREDİ OLARAK DEĞİLDE , BİR BAŞARI OLARAK GÖREN, KENDİNİ BEĞENMİŞ DAHA İŞİN BAŞINDA CAKA SATMAYA KALKAN seçilmişlere de aci bir ders vermesini çok iyi bilir.. "TEMEL ATMAMA TÖRENİ" öylemi ..? Hem de ALAY ederek...Hem de HAVA ATARAK.. Bakın bu millet bir anda İBB. nin Zirvesine çıkarır...ANCAK İSTANBUL GİBİ BİR ŞEHRİN ŞIMARIKÇA YÖNETİLMEYE TEVESSÜL EDİLMESINI AFFETMEZ.. İnsanı salya sümük alaşağı eder.. İBB. Yönetimi, Birde SALYA "TEMİZLEME ME TÖRENİ" yapta İstanbul halki görsün..Son musilaj olayindan sonra size yakışir.. Ne ol d i ş i m d i..?

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle