Sultanbeyli seçimleri

25 Mart 2019 Pazartesi

Bizim gibi milli görüş gençliğinin 80’li yıllarda üniversite öğrencisi olanlarının zihninde kutsal bir belde gibi nakşolmuştur Sultanbeyli. 

Ali Nabi Koçak ile başlayan öncü çizgi hiç yön değiştirmedi. Sultanbeyli Türkiye’nin kendi değerleriyle buluşma serüveninin başlangıç noktasıdır.

Ötelenmeye mahkûm olduğunu düşünenler için bir çıkış noktasıdır. Dünyanın başka bölgelerinde vesayet rejimlerinin tasfiye süreçlerinde yaşanan dramlar yaşanmadan Türkiye’nin ayağındaki prangalar çözülmüşse, Sultanbeyli deneyiminin yeşerttiği umudun çok büyük rolü olmuştur.

Dünyanın başka bölgelerinde yaşanan kanlı olaylar ve yüzyıllar süren dramları yaşanmadan vesayet rejiminin saldırganlıklarına karşı kamu düzenine sadakat içinde gösterilen direniş ile yeşeren umutlar, Türkiye’yi kaplamış ve bugünün siyasi iklimi inşa edilmiştir.

Sultanbeyli’nin zaten sürekli yukarıya giden çizgisi halen Belediye Başkanı olan ve Cumhur İttifakı Sultanbeyli Belediye Başkan Adayı olan Hüseyin Keskin ile daha da büyük bir ivme kazandı.

İdeolojik körlüğe dayanan sloganizm yerine inançlarımızın korumayı amaçladığı değerlere hayat kazandırmaktır Sultanbeyli’nin misyonu. Belediye Başkanı Hüseyin Keskin bu misyonun ete kemiğe bürünmüş halidir.

Hem değerlerimize bağlılığın sembolüdür. Hem de bu değerlere hayat kazandıran büyük bir dava adamıdır.

Ak Parti’nin bu seçimdeki sloganı “Tevazu Samimiyet Gayret” değil mi? Bu slogan hiç kimseye Başkan Hüseyin Keskin’den daha fazla yakışmamıştır.

Tevazu derseniz tevazu, samimiyet derseniz bir zirvedir, gayret derseniz de burada sayfalara sığdıramayacağımız kadar büyük dönüşümü ilmik ilmik dokuyan bir dava adamından söz ediyoruz. Sultanbeyli’nin yerel hizmetlerde yakaladığı ivme de Türkiye’ye örnek olmuştur. 

Bir retorik ve propaganda figürü değil, göreviyle özdeşleşmiş bir dava adamıdır Hüseyin Keskin.

Diğer partilerin Sultanbeyli adaylarının kim olduğundan söz etmeye bile gerek duyulmayacak kadar belirgin bir siyasi ağırlığa sahip.

Kendisine rakip olanlar da dahil olmak üzere  herkesin kendisini güven içinde hissedeceği bir Sultanbeyli inşa etmek öyle kolay bir şey değil.

Politika herkes için bir yaşama alanı inşa etme işidir. Sadece ev yapma değil. Sosyal, siyasal, psikolojik, etnik, coğrafi farklılıkların tedirgin olmadan yaşayabileceği bir alan bulmadan barışın inşa edilebilmesi mümkün değil. Bunu söylemek çok kolay da yapmak öyle konuşulduğu kadar kolay değil.

Hüseyin Keskin adı söz konusu olduğunda kendini ötelenmiş hisseden bir tek kişi bulamazsınız. Bir aile büyüğü gibi başkanı olduğu ilçeyi kucaklayan, herkesin ulaşabileceği ve ulaştığı zaman da çözüm bulacağına inandığı bir başkanlık performansından söz ediyoruz.

Bugün İstanbul’da siyasete güvenden söz ediyorsak, elbette bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ayakta tutuyor. Hüseyin Keskin Cumhurbaşkanı’nın öncülüğündeki dava yolculuğunda yükü taşıyanlardan, Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde inşa edilen güvenin temelindeki taşlardandır.

Sultanbeyli dün Türkiye için öncüydü, bugün de öncüdür ve örnektir. 

Bu seçimde Sultanbeyli’de aynı yolculuğun ve aynı öncü rolün yükselerek devam edeceği anlaşılıyor. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • mahmutmahmut1 ay önce
    yaşar bey yanlış düşünüyorsunuzpeygamberin safında olanlar mı değerli yoksa demokrasi denilen şeyin arkasında saklananlarmı değerli eğer diyorsan ikinciler değerlio zaman peygamberle beraber savaşa katılan ama yarı yolda bırakanlarhangi gurubtu. galiba sizin tutumunuz onları benziyor
  • EmekliEmekli1 ay önce
    1980 yıllar vs kamu malının talan edildiği yıllar kamu malı yemek yetim hakkı kul hakkı yemek demektir neyseki hükümet geçde olsa kul hakkını tahsil etti ama yetmez onca yıllar kira vermeden kullandılar
  • dursundursun1 ay önce
    14senedir sultanbeylideyim. daha önce koçak dönemi sıfırdan başlayan şehirleşme tam bir köy mantığıyla katledilmiş.boş olan alanlar rastgele binalarla talan edilmiş anayola çıkan bina köşeleri balkonlar ve daha nice yanlışlar yolları devamlı daraltma anlayışıyla yaşanmaz hale geldi merkez, izmir gibi lağım kokuyor yolların çoğu bozuk hele keskin tam bir facia sultanbeyli için .imkan bulsam kacacağım 500ile 600bin nüfusa sahip koca köyden.gürültü hafta sonları mahalle lokellerinde düğün şamatası insana resmen beddua okutuyor. çok yazık edilmiş plansızlık ayrıca müheahhidlerle akçeli ilişkiler çok konuşuluyorki buda facia parası olan çok rahat işini yürütüyor.solaklara yaramıyacağını bilsem asla oy vermem. ama el mahkum.
  • UğurUğur1 ay önce
    Sayın yazar laf ola beri gele nev'iinden yazı yazmayınız.Sizin hiç sultanbeyli belediyesine işiniz düştümü oradaki despot suratsız vatandaşa adeta zulmeden memurlarla muhatap oldunuzmu veya sıradan vatandaş olarak başkandan randevu almaya kalktınızmı hangi davadan bahsediyorsunuz davaya hizmet nerede ak parti belediyeleri nerede oy veriyoruz ama sadece ehven'i şer oldukları için lütfen dava diyerek insanların ulvi deyerlerini günümüzdeki belediyelerle özdeşleştirip pespayeleştirmeyin.

Günün Özeti