Siyaset yapan baro yönetimleri hakkında yasa işletilmeli

27 Mayıs 2019 Pazartesi

Avukatlık mesleği hakkın ve hukukun savunucusu olarak tüm dünyada büyük bir saygınlığa sahip.

Türkiye’de avukatlık meslek örgütü olan baroların bir kısmı ile onların vesayetindeki barolar birliği marjinal sol siyasetin yedek kulübesi gibi davranarak avukatların küresel ölçekte kazandığı saygınlığı ziyan ediyor.

Barolar, siyasi görüşleri ve inançlarına bakmaksızın tüm avukatların mesleki itibarlarının ve hukukunun korunması için kurulan örgütlerdir. Asli misyonu avukatların mesleki rollerinin güçlendirilmesi ve mensuplarını hukuk dışı müdahalelere karşı korumalarıdır.

1111 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi aynen şu şekilde;

“Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Barolar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.”

Aynı kanunun 77/4. Maddesi de şu şekilde;

“Amaçları dışında faaliyet gösteren barolar ile Türkiye Barolar Birliği sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin seçilmesine, Adalet Bakanlığının veya bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince basit usule göre yargılama yapılarak karar verilir ve dava en geç üç ay içinde sonuçlandırılır.”

İlk defa söylemiyorum. Avukatların meslek örgütü olan baroların gündemindeki sonuncu konu bile avukatların mesleki ihtiyaçları değil.

Bunun için de adam yerine konulmuyorlar. Dünyanın her yerinde barolar avukatların üstlendikleri rolleri güçlendirmeye yönelik o kadar güçlü adımlar atıyor ki, toplumun vicdanını ayakta tutmaya yönelik bu çabalar büyük bir saygıya da dönüşüyor. 

Türkiye barolarının üç büyük il baroları başta olmak üzere bir bölümü ve onların vesayet altına aldığı Barolar Birliği maalesef sol partilerin yedek kulübesi gibi. 

Terör örgütlerinin ve bir kısım azgın solcuların vesayetine giren baro yönetimleri hukuk, kanun, nizam ve kuruluş amaçlarını büyük bir cüretkârlıkla ayaklar altına alıyor. 

Açıkça kanun dışı çağrılar yapıyorlar. Hükümeti tehdit ediyorlar. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi kararı verilmesinin öncesinde ve sonrasında İstanbul Barosu öncülüğünde yürütülen  hukuk dışı siyasetin bir karşılığının olması gerekir.

İstanbul Barosu’nun ve Barolar Birliği’nin marjinal sol partilerin yedek örgütü gibi davranmaya hakkı yok. O baronun üyelerinden önemli bir bölümü de Ak Parti ve MHP üyesi avukatlar.

Barolar sadece avukatları savunur. Hak ihlali iddiası olan varsa onları avukatlar savunur. Baro, avukatların bir kısmının temsil ettiği iddiaların sahibi gibi davranamaz.

Benim ödediğim aidat ile hiç kimsenin siyaset yapma hakkı yok.

Sadece CHP ve marjinal sol azgınların istedikleri savunmak hak aramak falan da değildir. Birçok başka yerde de seçim iptali oldu. Bunların hangileri baroların gündeminde yer aldı ki. Örneğin Yusufeli seçimleri niye baroların gündeminde yok. Olmamalı da zaten. 

Ama azgın sol örgütlerin provokasyonları nerdeyse barolar orada var. Hem de bizim ödediğimiz aidatlarla. 

Baroların temel amaçlarını ayaklar altına alan baro ve barolar birliği yönetimleri hakkında Adalet Bakanlığı ve ilgili baroların bulunduğu yerlerdeki başsavcılıklar harekete geçip gereğini yapmalı. 

Yapmalı ki hukuk mücadelesinin öncelikle herkesin kendi hukuk sınırlarında kalması olduğunu milletimiz görsün ve hukuka saygı duysun.

Avukatların meslek örgütleri sadece azgın solcuların temsilcisi gibi davranarak avukatların toplum nezdindeki itibarını ve buna bağlı olarak da mesleki rolünü her gün biraz daha küçülttüler.

Böyle devam ederlerse korkarım ki avukatlar ellerinde olanı da kaybedecektir.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu18 gün önce
    Yaşar bey alıntı yaptığı madde içerisinde geçen ve Baroların görevleri arasında sayılan "hukukun üstünlüğünü savunmak ve korumak" ibaresini neresinden algıladı acaba?
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer19 gün önce
    Kaleminize..sağlık.
  • BAŞ yaşar beyBAŞ yaşar bey19 gün önce
    Encok iki meslek gurubundan ve şerrinden Allaha sığınırım mücahit ve şikârların hele birde bunlarda mücahit görünümü varsaAllah muafaza
  • Hakan Müh. Hakan Müh. 20 gün önce
    Tamamen Aynı durum elektrik mühendisleri ( ve diğer müh, mimarlar, Doktorlar vs.) odası için de geçerli. Bizim mecburi verdigimiz aidatlar ile sol hatta "herşeye karşı" siyaseti yapıyorlar . Asıl yapmaları gereken işler ile ilgili hiçbir şey yapmıyorlar.
  • niye-sühniye-süh20 gün önce
    hüseyin, haftada bir cuma namazı kılman yetmez. her gün cuma namazı kılmalısın, kılamıyorsan bari tevbe et. bir de her gün gusülsüz dışarı çıkma. Gücün yapmaya yetmiyorsa, sonradan tevbe edersin, affolur.
  • hüseyinhüseyin20 gün önce
    İktidar partisinin Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş'un şu cümlesindeki matematiğe bakın: "Eksikleri hataları görüyoruz, önce 23 Haziran'ı geçelim, ondan sonra gerekirse siyasî bakımdan tövbe istiğfar ederek yanlışlarımızdan kurtulacağız ve yolumuza koşar adım devam edeceğiz..."İşte biz buna 'vadeli tövbe' diyoruz!.. Daha önceki seçimlerde çok değişik vaatler duymuştuk da bunu ilk defa duyuyoruz: "Bizi seçin tövbe edelim!.." Tersten okursak: "Bizi seçmezseniz tövbe filan etmeyiz, sonra başınıza belâ  alırsınız!.." Allah'la kul arasındaki tövbe ilişkisi burada farklı bir boyut kazanıyor… Taraflar üçe çıkıyor: Allah, günahkâr kul ve seçmen!.. Günahkâr, tövbe edip af için Allah'a yalvarmak yerine, seçmenin önüne yeni bir teklifle çıkıyor: Ya mazbatayı bana verirsin, ben de tövbe ederim ya da kaldığım yerden devam ederim…Ramazan ayında bağlandığı söylenen şeytanın aklı bu hesaba yeter mi bilmiyorum ama durum böyle işte!..
  • ALİ ALİ 20 gün önce
    hikaye şöyle başlıyor adam 50 yıllık avukattıroglu da avukat olup babasının yanında çalışmaya başlıyor gel git bir ara 20 yıldır süre devam eden bir dosyayı toparlayıp işi bitirip kapatıyor. Babasına baba 20 yıl süren davayı ben bitirdim der. baba naptın oglumben seni okul paranı bu adamda kazanıp okutum der ve başını ellerinin arası alır vah vah çeker. İŞİNİ HAKKIYLA YAPANLAR HARİÇTİR
  • Ahmedâ Ahmedâ 20 gün önce
    "Böyle devam ederlerse korkarım ki avukatlar ellerinde olanı da kaybedecektir." İlginç bir cümle. Tehdit etmeye ne de çok meraklıyız değil mi? medenice tartışmak zahmetli galiba

Günün Özeti