--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Salih Müslim neden iade edilmedi?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş

PYD üst yöneticisi Salih Müslim Çekya’nın başkenti Prag da Türkiye’nin talebiyle önce gözaltına alındı sonra çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.

Önce hükümet sözcümüz Bekir Bozdağ bu kararın terörizme destek anlamına geldiğini sert ifadelerle söyledi sonra Cumhurbaşkanımız daha yumuşak ifadelerle aynı görüşü ifade etti.

Terörist bir örgütün batı kurumları nezdinde destek görmesi veya en iyimser yorumla terör örgütlerine karşı yeterli duyarlılığın gösterilmemesinin bedelini batı toplumları çok ağır bir şekilde ödeyecektir.

Burası işin bi tarafı.

İşin diğer tarafı da şu; sonuç olarak Türkiye çok ısrarlı olduğu bir talebini kabul ettirebildi mi? Yani bir şey kazandı mı? Hayır. Talebimizi reddeden hükümet bu nedenle kendi iç politikasında veya Uluslararası alanda bir zarar gördü mü? Yani bir şey kaybetti mi? Hayır. Salih Müslim veya PYD bu gözaltı süreci nedeniyle bir zarar gördü mü? O da hayır. 

Biz hiçbir şey kazanmamışsak ve muhataplarımız da hiçbir şey kaybetmemişse demek ki, Salih Müslim ile ilgili süreç Türkiye tarafından başarılı bir şekilde yönetilemedi. 

Bizim sonuç alıcı bir iş planına sahip olmamamız Çekya tarafında yapılan işlemi asla ve kata haklılaştırmaz.

Ama konu dış politika olunca, haklı olmak veya haksız olmak işin önemsiz bir detayı haline geliyor.

Önemli olan sonuç. Sonuç ne? Ona bakmak gerekiyor.

Bu koşullarda Salih Müslim hakkında bir iade kararı çıkabilir miydi? Çok zor. Çünkü Avrupa bölgesinin en güçlü yolsuzluk örgütüdür PKK. Yılların getirdiği ilişkiler ve alışkanlıklar var. 

Ama her şeye rağmen çok daha iyisinin yapılabileceği inancındayım. 

Bu tür talepleriniz varsa bunlar kesinlikle resmî ve diplomatik kanallardan çözülmez.

İyi çalışan bir arka kapı diplomasisine ihtiyaç var.

Dünyanın hiçbir yerinde devlet sistemleri bir tek akıl etrafında birleşmez. Krallıklarda bile güç mücadelesi ve buna bağlı bazen açık çoğu kez örtülü iktidar mücadeleleri olur. Eğer sonuç almak istiyorsanız bu iç dinamikleri yakından tanımak ve içerden işbirliğinin yollarını aramak gerekir.

Avrupa’da yolsuzluk düzenini idare eden PKK’nın bir formasyonu var ama Türkiye gibi bir ülkenin de gücü var.

Dünyanın her yerinden Türkiye işbirliği yapmak isteyecek birileri vardır. Türkiye mümkünse karar alıcılarla işbirliği yapmalı. Bu mümkün değilse onların karşıtlarıyla işbirliği yapmalı ve işbirliği yaptıklarını destekleyerek güçlendirmeli.

Türkiye’nin sahip olduğu imkanlarla hiçbir terör örgütü mücadele edemez.

Ama bizim mücadelemiz resmî düzeyde ve yüzeysel kalırsa, terör ve çıkar örgütlerine kaçış alanları bırakmış oluruz.

Türkiye Çekya’da gözaltı ve iade sürecini destekleyecek, içerden işbirliği imkanlarını ne kadar araştırdı bilmiyorum.

Çekya siyasi organları tümden negatif bir tutum içinde olsalardı gözaltı işlemi de olmazdı.

Demek ki içerden Türkiye’ye destek olmak isteyenler de var.

İnanıyorum ki PKK tarafından yönetilen menfaat çarkları devreye girmiştir.

Şimdi onlar başarılı oldu. İşin peşini bırakmazsak bir süre sonra dirençleri kırılacaktır.

Bu işin peşini bırakmamak gerekiyor.

Her şeye rağmen bu başvuru ve gözaltı işlemi, Türkiye’nin kararlı ve takipçi davrandığını göstermesi bakımından olumludur.

 

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle