• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
TÜM YAZILARI
14 Ağustos 2020

Salgınla mücadele için özel bir kanun çıkmalı

Şahit olduğunuz salgın hastalık, tarihte bir benzerine rastlanmayacak kadar geniş coğrafyalara yayıldı. Artık çevremizde de hastalığa yakalananlara rastlıyoruz. Allah’ın dediği olur elbette. Kaderden kaçış yok. 

Ancak son derece sorumsuz davranışlara şahit oluyoruz. Hem dünyasını hem ahiretini tehlikeye atarak, virüse meydan okuyanlar var.

Anayasa hukuku açısından, temel özgürlüklerin kısıtlanmasının üç nedeni olabiliyor. Bunların en başındaki genel sağlıktır. Hiç kimse bir başkasının sağlığını tehlikeye atacak özgürlüğe sahip olamaz. Modern hukuk açısından da durum budur, İslam hukuku açısından da durum budur. İslam hukukunun yaşama hakkından daha yüksekte tuttuğu hiçbir değer yoktur.

Daha önceki salgın hastalık dönemlerindeki riskleri ve korunma yöntemleri ve korunma ilkelerini duyuyorduk. Şimdi bizatihi içinden gözlemliyoruz. İnsanlığın tarihi tecrübesine dayanan, salgın hastalık korunma ilkelerinin aslında ne kadar büyük bir tecrübenin ürünü olduğunu da bu vesile ile müşahade ediyoruz.

Salgın hastalıktan korunma ilkeleri, sadece kişisel olarak kendimizi korumaya yönelik değildir. Salgın hastalığa yakalandığınız takdirde risk sadece sizinle sınırlı kalmıyor. Hastalığı başkalarına bulaştırmak riski de ortaya çıkıyor.

Hastalığı başkalarına bulaştırmanın sorumluluğunun nedense hiç kimse farkında değil. Aslında Diyanet İşleri Başkanlığının asli görevi, salgından korunma ilkelerine uymanın dini boyutu konusunda milletimizi aydınlatmak olmalıydı. Diyanet İşleri Başkanı, salgından korunma konusunda üstlenmesi gereken rehberliği beklediğimiz kapsamda yapamadı. Diyanet İşleri Başkanı insanlığın yüzleştiği bu büyük travma içinde görevinin gereğini çok daha iyi yapabilirdi. Bunu başarsa idi, hem insanlık için İslam’ın ne kadar muazzam bir yaşam biçimi önerdiğini anlatarak tarihin en büyük iletişim atağına imza atardı, hem de belki de bazı sorumsuzların neden olduğu bulaştırmaların önüne geçerek insanların hayatını korumuş olurdu.

Salgın hastalık dönemlerinde, sorumluluğunun gereğini yerine getirmediği için bir insanın bile ölümüne neden olan herhangi bir kimse ahirette bunun hesabını veremez. Korunmak için bütün tedbirleri alsak bile muhakkak korunabileceğimizin bir garantisi yok. Orası ayrı. Korunamadığımız takdirde, hastalığı başkalarına da bulaştırma riski de orta çıkıyor. Başkalarına bulaştırdığımız takdirde, belki de binlerce kişiye ulaşacak zinciri başlatmış oluyorsunuz. Sorumsuzluğu nedeniyle hastalığı bulaştıranlar, bulaşma zinciri içinde hayatını kaybeden herkesin ölümünün sorumlusu olur. 

Bu sorumluluktan kurtulmanın bir tek yolu var. Salgından korunma ve bir şekilde hastalık bulaşmış ise de başkalarına bulaştırmama konusundaki tedbirlere eksiksiz uymak. Eğer bir kimse kurallara uymadığı için kendisine hastalık bulaştırır, yine kurallara uymadığı için bu hastalığı başkalarına nakleder ve bu bulaşma zincirinde hayatını kaybeden biri olursa, ölen herkesin hesabı kendisine ahirette sorulacaktır. Yarın ahirete birçok kişi sadece sorumsuzluğu nedeniyle katil olarak hesaba çekilecek ve cezasını çekecektir. Bundan emin olun.

Salgın hastalık yükümlülükleri sadece çağrılarla hayata geçirilemiyor. Bunu görüyoruz.

Bir sorumsuzun, bir topluluğu risk altına sokması özel bir kanun çıkarılarak önlenmeli. Tedbirlere uymayan en ağır şekilde cezalandırılmalı ki, hiçbir günahı olmayan insanlar birkaç sorumsuzun keyfine terk edilmiş olmasın. 

Hatta iddialı olarak söylüyorum. Salgın tedbirlerine uymadığı için hastalığı başkalarına bulaştıranlar en azından bilinçli taksirle veya olası kastla yaralama nedeniyle sorumlu tutulmalı. Eğer bir sorumsuzun kural dışı davranışı nedeniyle bulaştırmasından dolayı herhangi bir kişi hayatını kaybederse de bulaştıran sorumsuzluğunun derecesine göre olası kast, bilinçli taksir veya en azından taksirle adam öldürmek suçundan cezalandırılmalı. Herhangi bir kamu görevlisi, tedbirlere uymayı takip etme görevini yerine getirmiyorsa da sorumlu olmalı ve bedel ödemeli.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nostalji

kanun ıle olmaz eğitim ve ıkna ıle olur. 
  • Yanıtla

Yumvay

Hangi yasak kanun hangisi zaten hersey yasak otuz milyonluk sehre hangi yasak soker bi yere kadar gittigi yere kadar hastaneler yetermi yok eee ne kanunu yasagi
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı