Öyle ya da böyle ne fark eder
Ahmet Davutoğlu Başbakanlık görevini bıraktı.
Bu kararı almasının gerçek nedenini ancak kendisi ve Cumhurbaşkanı biliyor.
Bu konu üzerinde spekülasyon yapmanın ne ülkeye, ne insanlığa, ne milletimize, ne Ak Parti’ye, ne Cumhurbaşkanı’na, ne Ahmet Davutoğlu’na, ne de bu spekülasyonları yapanlara bir faydası var.
Öyle ya da böyle bir dönem sona erdi. Hayırlı işler yapıldı bu dönemde.
Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olması kararını veren nihai olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı.
Başbakan, hangi nedenle olursa olsun görevi bırakıp, bayrağı devretme kararı aldı.
Spekülasyonun gereği de yok, bir faydası da.
Önümüze bakmamız gerekir.
Bu kararın üzerinden yapılacak spekülasyonlar, ayrılıkları körüklemekten başka hiçbir işe yaramaz. Hiç kimseye bir faydası da olmaz.
Bu sürecin Türkiye’ye öğrettiği bir gerçek var.
O da Türkiye aslında fiili olarak başkanlık sistemine geçmiş durumda.
Eğmeye, bükmeye sallantıya bırakmaya hiç gerek yok.
Bu fiili durumu hukuki hale getirmeyi, başkanlık sisteminin kendi iç dinamiklerini ve çalışma usullerini hayata bir an önce geçirmeyi en çok Tayyip Erdoğan karşıtlarının istemesi gerekir.
Mevcut anayasal düzenimiz zaten Cumhurbaşkanı’na başkanlık sisteminden daha geniş yetkiler tanıyor. Recep Tayyip Erdoğan, yetkilerinin genişletilmesi için başkanlık sistemini istiyor olamaz.
Bu yetkilerin, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan halk tarafından seçilmesi ile siyasal zemini de günlenince, zaten fiili başkanlığın önü açılmıştı.
Cumhurbaşkanı’nın siyasal ve anayasal gücü, başkanlık sisteminde öngörülen başkanlık yetkilerinden daha güçlü olmasaydı, hiç kimse kusura bakmasın, başbakanın görevi bu kadar kolay bırakacağını sanmıyorum.
Onun için bu sistemin adının bir an önce konulmasında fayda var.


