Milli takımı malzemeci çalıştırsa böyle olmazdı
Türk Milli Futbol takımı UEFA Uluslar Liginde ikinci kümesinden de bir alt kümeye düştü ve önümüzdeki yıl Ermenistan’dan daha aşağıda bir ligde oynayacak.
Bu milli takımın hocası Şenol Güneş yıllık milyon Euro’larla ifade edilen ücret alıyor. Önümüzdeki sezon aynı ligde mücadele edeceğimiz bazı takımların toplam takım değeri Şenol Güneş’in aldığı yıllık ücret kadar yok.
Bu takımı malzemeci çalıştırsaydı bundan daha kötü oynar mıydı veya bundan daha kötü bir sonuç alır mıydı?
Türkiye’nin Macaristan maçında sahada gördüklerimize kötü oyun demek de doğru değil. Kötü oyun dediğiniz de neticede bir oyundur. Macaristan maçında gördüğümüze oyun demek mümkün mü?
Düşünün kazandığınızda lider olarak bir üst lige çıkacağınız, kaybederseniz üçüncü kümeye düşecek bir utancı yaşayacağınız final maçı. Bu maçta bir plan, bir mücadele, bir çaba, en azından bir alt lige düşmenin getireceği utançtan korkma beklersiniz değil mi?
Koca bir ilk devre tam anlamıyla yüz kızartıcı bir oyun vardı. Nazım Sangare milli takımda oynayacak bir oyuncu mu? Hem de bir önceki turnuvada bizi finallere taşıyan Kaan Ayhan’ı keserek. İtalya liginin bu yıl en başarılı takımlarından biri olan ve halen lig ikincisi durumundaki Sassuolo takımının sağ kanadında hangi oyuncular oynuyor? Arkada Kaan, önde Mert Müldür. Bu iki oyuncu milli takımda yedek, kendi takımında oynayamayan Nazım Sangare ilk 11 oynuyor. Bu kadroyu gören oyuncuların bu hocaya saygısı kalır mı?
İlk yarı bitiminde Sırbistan’ın Rusya karşısında 4-0 öne geçtiğini öğrenince grubu lider bitirme şansımız da doğdu. Maçın ilk yarısını izleyen herkes, oyun diyeceğimiz bir tablo görmediği için ikinci yarıda takıma bir müdahale bekledik. Gördük ki Şenol Güneş’in kafası bu maçta değil. İlk yarıdaki kadro ile ikinci yarıya çıkmak için, kenardan başka bir oyunu izleyerek ilk yarının geçirilmiş olması gerekir.
Böyle rezalet bir ilk yarı sonrasında, ikinci yarıya aynı takımla başlandığını gören hiç bir oyuncunun bu takımın hocasına saygısı kalmaz. Kazanma umudunu Bundesliga 2’de küme düşme sırasının hemen üzerindeki bir takım oyuncusuna bağlamış bir hocanın kafasında kazanma planı olduğuna beni hiç kimse ikna edemez.
Maçın son yirmi dakikasında 1-0 gerideyiz. Santraforu çıkarıp, defansif orta saha oyuncusu alan bir hocanın kazanma iddiası olduğunu kim söyleyebilir ki?
Bu takımın hocası, maçın son beş dakikasında elinde kalem defter karalamalar yapıyorsa, bu maçı izliyor olamaz. Neye yarayacak o karalamalar! Aslında yapacak hiçbir hamlesi olmayan hocanın gözünü sahadan çevirmesidir o karalamalar.
Şenol Güneş’in bu maçı izlediğine ve televizyondan yeniden izlemeden bir maç özeti yapabileceğine de inanmıyorum.
Maçı izleyen hiç kimse, Şenol Güneş’in yaptığı tercihleri yapmaz.
Dünyanın her yerinde milli takımlar oyuncularının değerini artırır. Bu milli takım dünyanın en önemli liglerinde oynayan oyuncuların değerini düşürüyor. Yarın öbür gün Juventus, Milan, Leicester gibi takımlar, oyuncularını UEFA C Ligindeki maçlara göndermemek için bahaneler ararsa şaşırmayın. Kim ister 50 milyon Euro ödediği bir oyuncunun berberle kasapla maç yapmasını.
Türk Milli Takımını bu hale düşürmeye hiç kimsenin hakkı yok. Lucescu bu takımı A liginden, yani en üst ligden B ligine yani ikinci kümeye düşürdüğü için görevinden alındı. Şimdi ikinci kümeden de bir alt lige düştük. Adalet neyi gerektirir. Şenol Güneş’in görevi bırakmasını değil mi? Bırakır mı peki? Asla! Bu kadar parayı bırakmaz tabii ki. Hiç kimse Şenol Güneş’in kariyerinden söz etmesin. Aldığı ücret kendisine geçmiş başarılar için verilen bahşiş değil. Şu anda yürüttüğü görev için ve başarılı olması için veriliyor. Dünyanın en fazla ücreti alan milli takım teknik direktörlerinden biri olan Şenol Güneş’in bu takımı Ermenistan’dan bile daha alt lige düşürmeye hakkı yok.
Peki TFF bunun hesabını sorabilir mi? Futbol Federasyonu hangi futbol gündemine hakim ki, bu rezaletin hesabını soracak.
Emin olun bu takımı malzemeci çalıştırsaydı sonuçlar daha utanç verici olmazdı. Milyonlarca Euro da ödemezdiniz.


