Milat 17 Aralık olsun demek açık bir suçtur!
17 Aralık, her şeyin anlaşılması için bir başlangıç olabilir.
Hukuki sorumluluk bakımından böyle başlangıç tarihlerinden söz etmek kabul edilemez ve hatta açık olarak suçtur.
Bir milat olmasını savunmak, bugünkü yargı uygulamalarını siyasi nedenlere indirgemek anlamına da gelir.
Bazı suçların 17 Aralık sonrasında soruşturulmaya başlanması, o suçların daha önceden işlenmiş olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu suçlar daha önce işlenmiş, perdelenerek fark edilmesi engellenmiş veya fark edilenlerin ise ispatlanması engellenmiş suçlardır.
Perdelemek, örgütlü suçların doğasında vardır. Bir suç örgütünün fark edilmesinde ve anlaşılmasında gecikmeler işin doğasından kaynaklanan nedenlerle olur.
Suç örgütleri, oluştukları ilk evrelerde, çok istisna durumlar dışında fark edilemezler. Bir strateji dahilinde perdeledikleri eylemleri, örgüt hiyerarşisindeki disiplin, devlet içinden haber alma kapasitesi, stratejik performans ve çok yönlü ilişki potansiyeline bağlı olarak bazen çok uzun süre devlet organlarının denetiminden kaçabilir.
Bazen örgütsel faaliyet, legal bir şemsiyenin altında da gizlenebilir ve fark edilmesi çok çok uzun zamanlar alabilir.
Eğer suç örgütü devlet organlarına, özellikle de suçla mücadele için kurulan kolluk ve yargı organlarının içine sızmışsa; bir yandan devletin suçla mücadele konusundaki stratejilerine erişerek, risklere göre kendi konumunu sürekli değiştirir. Bir yandan devlet içindeki mensuplarıyla içine sızdığı devletin reflekslerini zayıflatır. Bir yandan suçla mücadele edecekleri kumpas ve manipülasyonlarla yönlendirir. Bazen gerçek olmayan tehditler yaratır. Karar organlarını tedirgin ederek kendisine mecbur eder. Bazen gerçek dışı raporlarla suç örgütünü perdeler. Yani perdelemeyi çok uzun süre devam ettirebilir.
Örgütün bazı eylemleri örgütün varlığını ve amaçlarını deşifre eder. Örgütün varlığını ve amaçlarını deşifre eden eylemden sonra soruşturma başlar. Bu eylem soruşturma açısından bir başlangıç olabilir, ancak varlığı ortaya çıkan örgütün geçmişteki eylemleri suç soruşturmasının dışında kalamaz.
Geçmişte işlendiği halde fark edilmeyen veya fark edildiği halde örgütün amaçları ile birlikte ele alınmadığı için suç olarak değerlendirilmeyen eylemler varsa, bunların soruşturma dışında bırakılması hukuk devleti kavramı ve anlayışıyla bağdaşamaz.
Fetullah Gülen örgütü soruşturmaları için 17 Aralık bir milat olsun ve öncesine gidilmesin demek, bu örgüt ve örgütün 17 Aralık öncesinde işlediği suçlar soruşturulmasın demektir.
Suç örgütleri deşifre olduktan sonra zaten suç işleyebilme kabiliyetleri ya tamamen sona ermekte veya çok büyük oranda kısıtlanmaktadır.
Onun için örgüt soruşturmaları istisnai durumlar dışında geriye dönük olarak yapılmaktadır.
Hükümet ile bu örgüt arasında arabuluculuk yapma adı altında girişimler yaparak, bir uzlaşmaya varılmasını, yürütülen soruşturmaların sona erdirilmesini talep edenler bence örgüt adına suç işlemekte, hatta yürütülmekte olan soruşturma ve yargılamalara müdahale etmeye çalışmaktadır.
Ne demek uzlaşma olsun.
Uzlaşma olmadığı için mi bu soruşturmalar yapılıyor. Uzlaşma olunca ne olacak. İşlenen bu kadar ağır suçlar soruşturma dışı mı kalacak.
Söz konusu örgütün işlediği suçlara katılmadığı halde, örgütün legal şemsiyesi içinde bulunan kimseler varsa, bu kimseler için 17 Aralık bir milat olabilir.
17 Aralık tarihini bir milat kabul edelim demek, 17 Aralık öncesinde işlenen suçların örtülmesini talep etmek değil mi?
Yargı bir eylemin hangi tarihte işlendiğine değil, suç olup olmadığına bakar. Tarih bakımından bir sınır çizilecekse, bu tarih işlenen suç için kanunlarda belirlenen zaman aşımı süreleridir.
Bir kamu görevlisinin, suçtan haberdar olduğu halde yetkiliyse gereğini yapmaması, yetkili değil ise yetkili organa bildirmemesi suçtur.
Ortaya çıkıp da barış havarileri görüntüsüne bürünerek kamu görevlilerine bir tarih öncesinde yaşananları görmezden gelmeyi telkin etmek de açık bir suçtur.
Eğer bu memlekette hukuk varsa da; Pensilvanya’dan mektup getirilmesiyle İmralı’ya mektup götürülmesinin bir farkı yoktur.


