Kuzey Kıbrıs’tan

12 Temmuz 2019 Cuma

Bir iş seyahati sebebiyle dün Kıbrıs’taydım. Türkiye’nin gündeminde birinci sırada bulunan Doğu Akdeniz sondaj tartışması ve gerginliği buranın günlük hayatının gündeminde hiç yok. Eski dostları ziyaret imkanı da bulduk. Neresinden bakarsanız bakın et ile tırnak gibi olduğumuz Kuzey Kıbrıs konusunda her şeyi yeniden ve yeni baştan düşünmeye ihtiyacımız var.

Kuzey Kıbrıs konusu Türkiye için bir milli itibar konusu değil bir var oluş sorunudur. Kuzey Kıbrıs bizim için et veya tırnak da değil candır.

Türkiye’nin ada politikasını adanın güvenliğine indirgemek doğru bir yaklaşım değil.

Kıbrıs tarihsel ve kültürel bakımdan bir Türk toprağıdır. Hiçbir oldu bitti bu gerçeği değiştiremez.

Bir neslin zihinsel kopuşundan söz edenler oluyor. Sadece adada değil ana vatanda da zihinsel dejenerasyon olgusunu göz ardı edemeyiz. Tarihin ilk yazılı belgelerinde de toplumun en temel sorunu yeni neslin dejenere olması olarak görülüyordu.

Hayat hiçbir zaman aynı şartları tekrarlamıyor ama aynı ana eksenler etrafında dönüp duruyor. Değişimin ritmini anlamak gerekiyor. 

Hayat tarzında ve yaşama biçimindeki değişimin bir zihinsel kopuşa dönüşmesini önleyecek proaktif bakış açılarına ihtiyaç var. Bu ihtiyaç sadece Kıbrıs için değil anavatan için de var.

Türkiye’nin güneyinde yönetimi ve hukuk rejimi bizden farklı ancak tek gaye etrafında birleştiğimiz bir Kuzey Kıbrıs’ın sadece güvenlik sorunu olarak değil ekonomiden, turizmden teknolojiye kadar akıl almaz bir fırsat barındırdığını da görmemiz gerekiyor.

Kuzey Kıbrıs’ın bir fırsat alanı olarak yükselmesinin temel ölçülerini belirlemek ve yerleştirmek gerekiyor.

Burası eski kıta Avrupa için yeni bir Hong Kong veya Singapur olma potansiyelini fazlasıyla taşıyor.

Bunun için finansal regülasyonların güçlendirilmesi gerekiyor. Adalet sistemini başarısız sayamayız ama daha da etkin hale gelmesi gerekiyor. 

En önemli sorun olan uluslararası tanıma konusu bu haliyle fırsat bile olabilir. Doğru bir bakış açısı ile konu ele alınır ve adanın ekonomik çapı genişlerse, uluslararası sistem büyüklüğün altında ezilecek, küresel çarkların dişlilerinden biri haline getirmek için tanıma yarışına girecektir.

Kuzey Kıbrıs küresel sistemin mağdurları açısından bir sığınma alanı haline dönüşmeli, küresel sistemin çarkları arasında ezilen sermayenin toplanma alanına dönüştürülmeli.

Bunun için çok iyi işleyen adalet sistemine, çok güçlü regülasyonlarla ve etkili bir devlet yapısına ihtiyaç var.

Cumhurbaşkanımız tarafından Kuzey Kıbrıs ilişkileri ile ilgili atılan adım ve yeni koordinatörlük yapısının tüm konuları yeni baştan masaya yatırarak yeni bir bakış açısı ve kadim ruh ile yeni politikalara dönüşmesi gerekiyor.

Türkiye Kuzey Kıbrıs konusunda yeni bir bakış açısı inşa ediyor ve çok doğru bir şey yapıyor. Artık savunmadan çıkıp, atak yapmanın zamanı geldi.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • GerçekGerçek10 gün önce
    Maalesef memleket sevdalısı her yönüyle iyi yetişmiş insanlarımız yok. Herseyimiz abrakadabra çok kötü bir neslimiz var her yalana inanıyor okumuyor muhakeme yapmıyor büyük düşünmüyor gelsin paralar gitsin havalar basbas paraları leylaya tarzında bir yaşam hiç bir zorluğa katlanmayan amaçsız beyni izmlerle uyusturlumus insan sürüleri. Bizi çok kötü günler bekliyor acilen fabrika ayarlarına dönmeli.

Günün Özeti