--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kirli bilgi ağır suç olmalı

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
6

Bu ülkenin son yıllarda yaşadığı eğilimlerin önemli bir bölümü küresel çıkar odaklarının ve yerli iş birlikçilerinin ahlaksız saldırıları ise…

Bir o kadarı da içimizdeki zeka özürlülerin abuk subuk paylaşımları taşımakta aracı olmalarından kaynaklanıyor.

Tüm dünya olarak son dört ayda, Çin’de başlayan bir salgın hastalığın yayılmasını anlık olarak izliyoruz.

Salgın hastalığın bulaştığı ülkelerde nasıl bir yayılım gösterdiğini, bu yayılımın genişlemesine bağlı olarak hangi tedbirlerin alındığını da görüyoruz.

Türkiye sağlık hizmetleri ile dünyadaki benzerleri ile kıyaslanmayacak bir düzeyde ama en nihayetinde hastalığın kontrol edilmesinde temasın azaltılması ihtiyacı ortada.

Temasın azaltılması çağrıları bazı sorumsuzlar yüzünden tam izolasyonu sağlamadı.

Sokağa çıkma zorunluluğu bulunmadığı halde ortalıkta hiçbir şey yokmuş gibi davranan bazı sorumsuz ahlaksız ve akılsızların yaptıklarının bizi getirdiği nokta ortada.

Evde kal çağrılarına tam uyum sağlanabilseydi, bugün dünyaya örnek bir sağlık sistemi ile tüm sorunları çözmüş ve tüm dünya virüs karşısında diz çökmüşken, biz şimdiden dünyanın tedarik üssü olmuştuk.

Bir grup akılsız sadece Türkiye’nin önündeki tarihi fırsatı heba etmedi. Belki de virüsün yayılımına aracılık ederek hiçbir kabahati olmayan insanların hayatına sebep olup kendi ahiretlerini de heba ettiler.

Bu nedenle karantina tedbirlerine uymayarak başkalarının hayatını tehlikeye atana, adam öldürmeye teşebbüs, sonucunda adam ölürse de adam öldürmek suçundan ceza vermek gerekir.

Bu virüsün yayılma biçimi dikkate alındığında, her bir bulaştırıcı bir biyolojik silah gibi olduğuna göre, devletin belirlediği tedbirlere kasten uymayanlar, terör eylemi düzenlemenin cezası ne ise o ceza ile cezalandırılmalı ki, herkes aklını başına alsın.

Bir de bu gerginlik döneminde insanların içinde bulunduğu ruh halini kargaşaya dönüştürmeye çalışan insanlık yoksunları var. Bu insanlık yoksunlarının kökü elbette dışarda. Kuyruğunu teslim ettiği küresel güçlerin emriyle bu gerilimden bir kargaşa çıkarma peşindeler. Bu alçaklar, insanların can derdini bile istismar edecek kadar insanlıktan uzaklar. Ama bu alçaklıkları beklemediğimiz bir şey değil.

Bir de bu alçakların istismarına aracılık edenler var. Çok büyük bölümünün  niyetinin kötü olduğunu sanmam. Ama terörist odakların yalanlarını ve çarpıtmalarını, samimi uyarı görüntüsü altında toplumun kılcal damarlarına kadar yayanlar da çok ağır vebal altındalar.

Düşünün yani. Whatsapp denetime girecek, grupları dağıtın yeniden kurun diyor alçağın biri. Birkaç saat sonra bu mesaj bizim köyün ortak mesaj grubu dahil her yere ulaşıyor. Buna aracılık edenlerin yüzde doksan dokuzu ne yaptığının farkında değil ama bildiğin Coronavirüs taşıyıcısı gibi.

Bu gibilerin devlet kurumları tarafından tespit edilip en ağır şekilde cezalandırılması lazım. 

Biz her duyduğunu bir başka yere taşımayı günah olarak yeterli gören bir inancın mirasçılarıyız.

İki günlük sokağa çıkma yasağı kararı duyulunca evet insanlar yapmamaları gereken bir panik yaptılar. Ama bu panik olduğundan yüz kat fazla köpürtüldü. Köpürtenler kimler. Bu telaşa ne gerek var dedikten sonra ilgili ilgisiz karmaşa görüntülerini paylaşarak öfkeli ve ağır yorumları yapanlar.

Birçok kişi kirli bilgi taşınmasında aynen virüs taşıyıcıları gibi rol üstlenmiş ve vebale girmiş durumda. Girmeye de devam ediyor.

Toplumu kargaşaya ve korkuya itecek dayanaksız ve gerçek dışı bilgilerin yayılması bu kadar kolay olmamalı. En azından bu olağanüstü dönemlerde bu kadar kolay olmamalı.

Sadece şöhret için dayanaksız mesajlara aracılık edenler de bunun için bir bedel ödemeli.

Ödemeli ki herkes ayağını denk alsın.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ömer

13 Nisan 2020 19:22

Hep söylüyoruz Cezalar caydırıcı olmalı yoksa bu böyle sürüp gider . 

eyüp yilmaz

13 Nisan 2020 19:02

2 yıldır cimer'e adalet bakanlığına hitaben yazıyorum.. " yalan" ağır suç kapsamına alınmalı. " yemin" düzgün bir metin'le mahkemelerde delil kabul edilmeli.. icra iflas kanunu yeniden düzenlenmeli.. bu kanunu avukatlar asla yazmamalı.. kim takar bizi ki.. bürökratın derdi yok, kendine kurduğu bir düzen'in keyfini çıkartmakla meşgul.. 

Nihat

13 Nisan 2020 16:49

Aynı zamanda sürekli yalan yazan,yalan söyleyen basın mensuplarının ve siyasilerin de en ağır şekilde cezalandırlmaları lazım.Gerçekten artık mide bulandırmaya başladılar.

Akit

13 Nisan 2020 13:32

Evet kirli bilgi suç olmalı iftira en büyük suç olmalı lakin bir bilginin muhalif olması yapıcı eleştiri ve yol gösterici olması tenkit etmek farklı siyasi eleştiri suç olmamalı torba yasaya sizin istediğiniz gibi muhalifleri söyletmen vurun anlayışı ekleniyor örnek şehir ünvs tesi gibi nitelikli ve ahlaklı kurumların vakıflarıda yok edilmeli ve el konmalı nedersiniz bu hukuk güzellemeleri için lütfen bir hukuk adamı olarak birşeyler yazın bekliyoruz selam ve saygılar

Tata Tonga

13 Nisan 2020 09:11

Öyle bir şey olsa... şeffaf ve adil yargılama olsa Yaşar baş gibiler hapisten çıkamaz

Derviş

13 Nisan 2020 07:16

Aynen öyle.iyi bir kanuna ihtiyaç var.yalan haber kimsenin yanına kalmamalı.bu yalan söyleyen haberci ve gazeteciler kime hizmet ediyor.yalan haber ve milleti galeyana getirmenin bir cezası olmalı.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle