--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

KHK facia mıdır?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
27

 

Bülent Arınç tam olarak öyle söylemediğini ifade ediyor ama, sözleri manşetlere “KHK faciadır” şeklinde yerleşti.

KHK, Anayasa’nın revize edilmemiş halinden önce hukuk sistemimizde yer alan yasama araçlarından biriydi. Bülent beyin sözlerinden anlaşılıyor ki, eleştirilerinin konusu KHK’nın kendisi değil, Olağanüstü Hal KHK’sı ile yapılan ihraçlar.

Söz konusu ihraçların gerçekleştiği zaman diliminin kısalığı dikkate alındığında elbette yanlış uygulamalar da olabilir. Ancak herhangi bir uygulama hakkında nihai görüş oluştururken bu uygulamanın hiç yapılmaması halinde ortaya çıkacak riskleri de terazinin öbür kefesine koyarak tartmak ve sonucuna bakmak gerekir.

Dünyanın bütün hukuk sistemlerinde meşru müdafaa hakkı bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmiştir.  Buna İslam hukuku da dahildir.

Bir tehlikeye maruz kalan kimse, bu tehlikeyi ortadan kaldırma amacına yönelik olarak hukuka aykırı davranış gösterebilir. Yani tehlike hukuki meşruiyet sınırlarını değiştirir. 

Devletler de aynen şahıslar gibidir. Devlet kavramından söz ederken kastettiğim devletin teşkilatı değil anayasal nizamı yani kamu düzenidir.

Eğer bir devletin anayasal nizamı yani kamu düzeni tehlikeye düşmüşse, devletin kamu düzenine yönelik tehlikeyi ortadan kaldıracak tüm araçları kullanması meşru hale gelir.

Tehlikeyi ortadan kaldırmak için olağan yönetim araçları yetersiz kalabilir. Hatta yetersiz olup olmadığına yönelik ayrıntılı bir analiz de gerekmez. Kamu düzenine yönelik tehdit çok küçük bir risk oluştursa bile, devletin sahip olduğu en temel değer olan kamu düzeni açısından bu küçük riski görmezden gelme hakkı yoktur. Devlet anayasal rejimi korumak için gereken inisiyatifi zaman geçirmeden almak zorundadır.

Normal bir hukuk düzeninde iddia savunma ve karar süreçleri izlenerek yapılması gereken işlemler ile ilgili süreçler değiştirilebilir.

Önemli olan bu süreçlerin mekanizmalarının yerinin değiştirilmesi değil, mekanizmaların çalışır durumda tutulmasıdır.

Normal koşullarda bir soruşturma çerçevesinde iddiaları bildirip, ilgilinin savunmasını alıp deliller ve savunma birlikte değerlendirilerek ihraçlar konusunda gerekli idari kararın alınması ve alınan idari kararın yargı denetimine açık olması gerekir.

Kamu görevlileri arasında örgütlenerek devlete sızmış bir çetenin devletin uçağı, helikopteri, silahı, tankı, topu ve tüfeğiyle kendi devletinin anayasal nizamının sembolü Cumhurbaşkanlığı ve parlamento binasına saldırdığı bir ortamda, darbe için ikinci dalga tehditleri devam ederken bir devlet normal hukuki rejimi işleteceğim derse, kamu düzenini tehlikeye atar.

Milletin geleceği için hızlı ve etkin kararlar almak gerekir. Hızlı karar almanın getireceği büyük risk bazı kararların hatalı alınması ihtimalidir.

Devletin kamu düzeni üzerindeki tehlike kontrol altına alındıktan sonra, olağanüstü dönemde sıralaması değiştirilen hukuk devleti mekanizmalarını çalışır hale getirmesi yeterli ve orantılı bir davranıştır.

Nitekim devletimiz, kamu düzeni üzerindeki ağır ve yakın tehdidi kontrol altına aldıktan sonra Olağanüstü Hal İtiraz Komisyonu kurmuş ve bu komisyonun kararlarını da yargı denetimine açık hale getirmiştir.

Bir darbe girişimi karşısında Türk Devleti, dünyaya ve tarihe örnek bir hukuk devleti uygulaması inşa etmiştir. Dünyanın herhangi bir yerinde veya herhangi bir tarihinde bundan daha başarılı bir hukuk devleti uygulamasının örneğini hiç kimse gösteremez.

İngiliz darbeci General Olivier Cromwell’in cesedi mezarından çıkarılarak asılmış, kafatası yaklaşık 450 yıl İngiliz Parlamentosunun duvarlarında teşhir edilmiştir. Darbe travmasından 450 yıl boyunca çıkamayan İngiliz devletini örnek hukuk devleti görüp, iki gün içinde normal hayatına, iki yıl içinde de olağan hukuk rejimine geçen bir ülkeyi garipsenenleri normal değildir.

Yanlışlıklar elbette olmuştur. Nitekim bu yanlışlıklar da düzeltilmektedir. Artık bir veri tabanı da oluşmaya başladı. Rakamlar bize gösteriyor ki bahsedilen yanlışlıkların oranı da son derece düşüktür.

Eleştiri elbette olsun ama küçük yanlışlıklardan yola çıkarak, tarihin en başarılı uygulamasını itibarsızlaştırmak da doğru bir yaklaşım olamaz. 

 

Yorumlar

(27)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ABDULLAH

16 Kasım 2019 23:32

Bende FETÖ kumpası maduruyom ama sabırlı olmamız lazım kendimize inanıp güveniyorsak sabırlı olacağız karşımızda çok sinsi ve hain bir örgüt var devlet gerekeni yapmıştır yapıyorda kalemine,elini ve ağzına sağlık

Tuğba

16 Kasım 2019 22:51

"Küçük yanlışlar" dediğiniz kişilerden biri de benim, sizin için küçük yanlış olan şey benim hayatım, hayatim..

Kamuran Gökalp

16 Kasım 2019 21:39

2 yaşındaki down sendromlu çocuğuma benim ihraç edilmemden dolayı engelli maaşı verilmeyen bir khk faciasından bahsediliyor . Adalet ve hukuktan bahsetmiyorum artık Lütfen vicdan ve insaf ile bu yazıları yazın. Kendimi birtarafa bırakıyorum bu çocuğun hakkından kimse kurtulamayacak İlahi adalet elbet tecelli edecektir.

Khk faciadır

16 Kasım 2019 21:15

17 HAZİRAN 1995 de abone olduğum akit gazetesine, bir khklı yakını olarak yazarlarınızın da sizin bu yazınızdaki haksızlığı genel olarak savundukları için önce uyardım sonra 27 yıllık aboneliğimi sonlandırdım. Bizler 28 şubatta da, 15 temmuzda da aslanlar gibi c.baskanımızın açıklamasını bile beklemeden ailemizle helalleşip sokaklara, fsm ye çıkmamıza rağmen darbenin ertesinde suç teşkil eden hiçbir suç olmamasına rağmen kim olduğunu bilmediğimiz belkide fetöcü birinin şikayetiyle kardeşim ihraç edildi. Elimizdeki darbe öncesi ve darbe gecesi sosyal paylaşımları saati saatine göstermemize rağmen o zamanki m.vekili ekrem erdem "montaj olmadığını nerden bileyim", diyecek kadar şuursuzca açıklama yapmışlardır. Fetöcülerin istediği olmuş ortam sulandırılmış,yaşın yanında kuruda yanmış, kripto fetöcüler yerinde kalmış, hâlâ makam mevkii alırken, Sizler ve bu adaletsizliğe destek veren, göz yuman herkes Allah katında mesuldur. Ateş sadece düştüğü yakmıyor....

selim aklı

16 Kasım 2019 21:08

Avukat bey. tehlikeler karşısında kimse devlet tedbir almasın demiyor. yasal olan şeylerden dolayı onbinlerce insanın işten atılıp yıllardır çoluk çocuk mağdur edilmesine karşı çıkıyor. sen hala bunu kavrayamadıysan yazık dana boşa avukat olmuşsun.

Kısmet

16 Kasım 2019 20:46

Sevgili yazar, 1.Devlet vatandaş için vardır. Vatandaş devlet için değil. 2. Hiç bir hukuk sisteminde yargısız infaz olamaz. 

H.K.

16 Kasım 2019 19:48

Darbeye karışanlar İngiltere deki gibi yapılsın. Devletin izin verdiği. Bankaya para yatıran, devletin izin verdiği sendikaya üye olan suçlu görülmemeli.

Mücahit

16 Kasım 2019 16:00

Bülent Arınç bilse o evine gelen khk ile ühraç edilmiş temizlik görevlisinin, devletin başına, kamusal düzene nasıl zararlar açacağını, suç işleeme ihtimalinin ortadan kaldırılarak kamusal alanların güvenli hale getirildiğini, kamusal düzenin böylece tesis edilmiş olduğunu, o, o "khk faciadır" sözlerini eder miydi? Neyse ki reisimizin uyarısı ile Bülent Arınç yaptığı hatanın farkına vardı ve "khk doğrudur" dedi. Böylelikle dış güçler ve içerdeki uzantıları bir kez daha avuçlarını yalamak zorunda kaldılar. Abd bizim sabrımızı test etmeye kalkma Trump.

Ata Esref

16 Kasım 2019 15:03

Hakkımda tek bir şey yok, soruşturma ,ifade alınması, dava veya herhangi bir iddia yok. Birisi bu olabilir diyor ve işten atılıyorum. Sonra hata olabilir miş miş. Hata dediğiniz şey kul hakkı. Kim razıysa bu hataların olmasına, hakkımı helal etmiyorum. Benim inandığım Allah kul hakkıyla gelmeyin diyor. Siz düşünün eğer aynı Allah'a inanıyorsanız.

Mahsun baba

16 Kasım 2019 14:12

Sayın yaşar bey üstelik avukatsınız yazınızı üzülerek okudum. Gerçekten khk lıların mağduriyeti ni hiç duymamış olabilirmisiniz.yoksa öyle görmek gerektiği için mi böyle yazıyorsunuz.Siz ne kadar haksızlığın giderildiğini biliyorsunuz ki! 

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle