• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
TÜM YAZILARI
16 Eylül 2019

İcra ve İflas Kanunu değişmeli

Yargı reformu çalışmaları büyük bir beklenti oluşturdu. Adalet Bakanımızın inşa ettiği mutabakatın değerinin henüz tam olarak farkına varılabilmiş değil. 

İstanbul, Ankara ve İzmir Barolarının Barolar Birliği başkanına karşı başlattığı girişimin üç ille sınırlı kalması Adalet Bakanının inşa ettiği mutabakatın bir sonucudur.

Sol partilerin yedek kulübesine döndürülen bu baroların yönetimi hakkında gereği yapılmalıdır ama burası ayrı konudur.

Yargı reformu konusunda oluşan bu kadar değerli mutabakatın içeriğinin doldurulması yeni adımların ve arayışların dayanak noktasını oluşturacaktır.

Yargı reformu strateji belgesini çok dikkatli okudum. Çok büyük bir adım. İçeriğin zenginleştirilmesinde fayda var. 

AK Parti hükümetlerinin öncülük ettiği hukuk reformları ile yerli milli ve özgün bir mevzuat külliyatımız oluştu.

Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İş Kanunu gibi temel kanunlarımız yenilendi.

İstinaf Mahkemeleri ile yargılamanın kodları değişti. 

İcra ve İflas Kanunu; temel kanunlar içinde temelden değiştirilmeyen nadir kanunlardan biri.

Kabul edildiği tarihin üzerinden nerdeyse bir asıra takın zaman geçmiş. Yüzlerce defa değiştirilerek yamalı bohçaya dönmüş bir kanun. Her türlü keyfiliğin bir yolu bulunuyor.

İcra ve İflas Kanunu bütün diğer temel kanunlardan daha önemlidir.

Diğer temel kanunlar kişisel hakkın dayanağını oluşturur ama bu hakkı ancak ve ancak İcra ve İflas Kanunu ile hayata geçirirsiniz.

Alacaklı ile borçlu arasında adil bir dengenin kurulması, alacağın tahsilini kolaylaştırması, bir yandan alacağı teminat altına alırken diğer yandan borçlunun da yaşatılmasını sağlayacak bir kanuna ihtiyaç var.

Detaylarına insek akıl almaz yanlışlıkları saymakla bitiremeyiz…

İflas erteleme nedeniyle ortaya çıkan kaos ve yüz kızartıcı uygulamaları hatırlarsınız. Devamında aynı kirlilik konkordato konusunda yaşandı. Bu kirlenmelerin ve sorunların bastırılması için yapılan revizyonlar, o sıkıntıları azalttı ama başka sıkıntılara neden oldu.

Bugün iflas ile ilgili süreçler uygulamayı yönetenlerin bile içinden çıkamayacağı karmaşaya dönüştü. Bir şirket iflas sürecine girdiğinde işin nereye varacağını ve nerede sonuçlanacağını kim kestirebiliyor ki?

Keyfiliğe bu kadar kapının aralık olması, her türlü kirlenmenin de yolunu açıyor. 

Yüzlerce konu sayarım... Hatta binlerce… 

Devletin millete açılan kapılarından biridir icra ve iflas süreçleri.

Bu süreçlerin ticaret hayatının dinamiklerini ayakta tutacak bir bakış açısı ile yeni baştan ele alınmasında fayda var.

Bir borçlu hakkında bir icra memuru alacak tahsili amacını aşan keyfilikle hareket edebilme yolunu bulamamalı.

İcra ve İflas sistemi alacaklının alacağını tahsil ederken borçlunun ticaret hayatını, sosyal hayatını ve aile hayatını çökertecek şekle bürünmemeli.

Yeteri kadar deneyim oluştu. Bütün temel kanunlar değişti. Usul kanunları değişti.

Artık sıra İcra ve İflas Kanunu’na geldi. Şimdi tam zamanı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

aman tohanma!

İcra ve iflaz kanunu değişirse; GS, Fener, BJK anında gümler: naptiri viririk biz o zaman?
  • Yanıtla

sahi

İsmi adaletle başlayan bir iktidar adalei hakkı hukuku ön planda gözetmeli. Adalet reformu diyerek adaletsizlik hukuksuzluk yapılmamalı. Bu reform olsa olsa suçluları koruma ve azdırma avukatlara yeni haklar vererek sola pkk lılara, dhkpc lilere, devleti talan eden yolsuz ve rüşvetçilere şirin görünme,, hakkı ayak altına alma, devlette yolsuzluğu rüşveti meşrulaştırma reformu olur. Vatandaş avukatsız kendi işini takip edemeyecek evini kiraya veremeyecek, kamu yolsuzluğu katil hırsızlık vs vs kamu davaları açılmayacak, torpilsiz olanlara açılacak. Zaten isimsiz dilekçelerin kaldırılmasıyla kamu yolsuzluğu güç kazanmıştı. Sola, hırsıza, rüşvetçiye namussuzlara yaranarak, masum vatandaşı ezerek, alacaklının hakkını çiğneyerek bir yere varamazsınız. CUMuK ve infaz yasasıyla ile adalet büyük yara almıştı. Suçlular atmış mağdurlar çoğalmıştı. İstanbul seçimleri gibi bir hezimet varken, yeni hezimetlere kapı aralamak memleketin aleyhine olur. Yazık olur. Suçlu hırsız haksız korunduğu için Bu gün en basit kira davaları bile sonuçlanmıyor. Alçakça kira vermeden oturduğu gib yakıt vs ortak giderleri bile ev sahibi ödemek zorunda bırakılıyor. Emekli maaşına icra konulmaz diye alçaklar adice yıllarca bedava oturuyor. Bu mu adalet bu mu hakkın tesisi.?? Hakkımız haram olsun bu yasaları çıkaranları değiştirmeyip alacaklıyı mağdur edenleri allah iki cihanda da zelil eylesin. Hakkımızı fitil fitil alsın
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı