Gündemin provoke edilmesine izin vermemek gerekir
AK Parti iktidar dönemini, hatta Ak Parti ile de sınırlamayalım Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset hayatını bir kelime ile özetleyeceksek, bu kelimenin icraat olacağı konusunda sanıyorum itiraz eden çıkmaz.
İcraat ile özdeşleşen sadece Cumhurbaşkanımızın kişisel performansı da değil. Birlikte çalıştıklarının performansını da az ya da çok yukarıya çekiyor.
Belediyeleri farklı partilerde olan bir ilin ilçelerini dolaşın, sadece sokaklara bakarak hangilerinin Ak Partili olduğunu anlarsınız.
Yerel seçimlerin üzerinden henüz bir yıl geçti. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin AK Parti dönemi ile CHP dönemi performansları arasındaki fark siyah ile beyaz gibi.
AK Parti kurulduğu günlerde Türkiye’yi hapsolmuş olduğu dar siyaset koridorlarından ideolojik ve sloganik tartışmaları gündemin gerisine atarak çıkardı.
Dik durmak ile dikleşmek arasındaki kıldan ince kılıçtan keskin bir strateji üzerine siyasetini bina etti. Milletin ve ümmetin gönlünü, daha özgür, daha müreffeh, daha güvenli bir hayat inşa ederek kazandı.
AK Parti’nin zorlandığı tartışmalara bakın. Bir tek tanesi bile AK Parti’nin performanslarına istinad etmiyor.
Ak Parti ne kadar ideolojik ve sloganik bir tartışmanın tarafı haline gelmişse, tarihte benzeri görülmeyen performansı o kadar perdelenmiştir. AK Parti sloganik tartışmalardan hiçbir zaman kazançlı çıkmadı.
Pandemi döneminde Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin sağlık, ekonomi, güvenlik, dış politika, adalet, savunma gibi başlıklarda dünyada benzeri görülmeyen performansına tanık oluyoruz. Dünya diz çökmüşken, Türkiye bir küresel güç olarak hem de küresel vicdan temelinde yükseliyor.
Dış Politikada tarihinin en başarılı performansı sayabileceğimiz Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanlığına bir Türk bir AK Parti milletvekili, AK Parti hükümetlerinin eski bakanı Volkan Bozkır’ın seçildiğinin ertesi günü, tek niyetleri olay çıkarmak olan ve asla ciddiye alınmaması gereken bir grup baro başkanının tuzağına düşüp hiçbir anlamı ve faydası olmayan gerginlik gündemine savruldu.
Sloganik ve ideolojik eksenli bir tartışma gündemine hapsolmanın AK Parti’ye kazandıracağı hiçbir şey yok. İktidarda yirminci yılı dolduran, bir partinin eşi benzeri bulunmayan performansını örtecek sloganik tartışmalara gömülmesinin hiçbir faydası yok.
Sadece Akdeniz denklemindeki performans üzerinden beş seçim kazanılır. CHP döneminde bir Türk BM genel kurulunda konuşma yapsa bir yüzyıl bunun üzerinden siyaset yaparlardı, BM Genel Kurul Başkanlığına bir Türk hem de nerdeyse oy birliği ile seçildi, bir gün geçmeden gündemin geri tarafına düştü.
Aynı zamanda sloganik gündemler tabanda ciddi özgüven sorunlarına yol açıyor.
AK Parti’nin gündemin provoke edilmesine izin vermemesi gerekir. Boş tartışma çıkarmak isteyenlerin gündemi ile milletin gündemi çok farklı.
AK Parti’nin sadece son 6 ayda yaptıkları bile milletin gönlünde taht kurması için fazlasıyla yeterli.
Böyle büyük bir performansı sloganik tartışmaların perdelemesine izin vermemek gerekir.


