--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gerçekten dokunulmaz mı?

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş

Meclis kararı olmadıkça milletvekillerine dokunulamayacağına nerdeyse hepimiz inanıyoruz.

Cumhurbaşkanımız da, milletvekili kisvesi altında terör eylemlerine dolaylı veya doğrudan katılan milletvekilleri ile ilgili olarak meclisi göreve çağırdı.

Peki meclis kararı olmadan milletvekillerine hiçbir şekilde dokunulması mümkün değil mi?

Aslında durum tam olarak öyle de değil.

Milletvekili dokunulmazlığı konusunda anayasamızda ciddi istisnalar var.

Seçimden önce soruşturmaya başlamış olmak koşulu ile Anayasanın 14. Maddesindeki durumlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde Anayasamızın 83. Maddesine göre soruşturma ve yargılama için meclis kararı aranmaz.

Anayasanın 14. Maddesi anayasal düzene karşı eylemleri yasaklar. Terörle mücadele kanunu, Anayasamızın 14. Maddesi kapsamındaki eylemleri terör eylemleri olarak kabul ediyor.

Yani terör eylemlerine karışan milletvekilleri hakkında, soruşturmaya seçimlerden önce başlanması koşuluyla, meclis kararı alınmadan normal usullere göre soruşturma da yargılama da yapılabilir.

Peki soruşturma, milletvekilinin suç işlemeden önce seçildiği seçimlerden önce mi, yoksa en son seçildiği seçimlerden önce mi başlamış olması halinde dokunulmazlık devre dışı kalır.

Anayasanın 83. Maddesinin 4. Fıkrası ile, dokunulmazlık bakımından her seçimin yeni bir başlangıç olacağını düzenlemiştir. Yani dokunulmazlık ve dokunulmazlığın kaldırılması bakımından her seçim ayrı bir dönem sayılmış, dokunulmazlık ile ilgili statünün yeniden seçilme ile yeniden kazanılması esası kabul edilmiştir.

Önceden hakkında dokunulmazlığın kaldırılması kararı verildikten sonra yeniden seçilen milletvekili hakkında Anayasa gereğince yeniden dokunulmazlığın kaldırılması gerekli görüldüğüne göre, demek ki, dokunulmazlık seçim döneminin bitmesi ile ortadan kalkmakta, yeniden seçilme ile yeniden kazanılmaktadır. Eğer yeniden seçilme ile dokunulmazlık kesintisiz devam etmiş olsaydı, yeni seçim ile birlikte yeniden dokunulmazlığın kaldırılmasına gerek de bulunmazdı.

Kamu hukuku bir statüler hukukudur. Milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasında, dokunulmazlık statüsü kaldırılmaktadır. Yeniden seçilme ile dokunulmazlığın kesintisiz devam ettiği kabul edilir ise, zaten kaldırılmış olan bu statünün yeniden kaldırılmasına gerek kalmazdı. Yeni bir seçim ile dokunulmazlık yeniden kazanıldığına göre, demek ki eskisi sona ermekte, bu nedenle sona eren dokunulmazlık hakkında alınan dokunulmazlığın kaldırılması kararı da dayanaksız kalarak geçersiz hale gelmektedir.

Bu nedenle Anayasanın 14. Maddesi kapsamındaki suçlar bakımından soruşturma ve yargılamanın devam edebilmesi için, en son seçimden önce soruşturmanın başlaması yeterlidir. 

Dolayısıyla 1 Kasım seçimleri öncesinde, Anayasanın 14. Maddesi kapsamındaki suçlar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmış olan milletvekilleri, bu madde kapsamındaki, eylemleri nedeniyle dokunulmazlıktan zaten yararlanamazlar.

Seçimlerden sonra işlenen suçlar bakımından dokunulmazlığın istisnası ise, ağır cezayı gerektiren suçüstü halidir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. Maddesine göre  “Suçüstü: 1. İşlenmekte olan suçu, 2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu” ifade etmektedir.

Ağır ceza kavramı mevzuatımızdan kaldırılmıştır. Kanunlarımızdan ağır ceza kavramının kaldırılması, anayasa hükmünün işlevsiz hale gelmesine bence yol açmamıştır. Aksi kabul, bir anayasa hükmünün kanunla ortadan kaldırılabilmesine imkan tanır ki, bu yorum normlar hiyerarşisine son derece ağır şekilde aykırı olur. 

Anayasadaki düzenlenme biçimine göre ağır cezayı gerektiren eylemler, Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması yapılacak eylemler olarak tanımlanabilir bence.

Buna göre Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması gereken herhangi bir eylemin işlenmekte olduğu esnada kolluk tarafından veya herhangi bir kimse tarafından yakalanan kişi eğer milletvekili ise, dokunulmazlıktan yararlanamaz.

Anayasanın tabiriyle meclisin kararı olmadan tutulabilir, sorguya çekilebilir, tutuklanabilir ve yargılanabilir.

Savcılarımıza ve milletvekili dokunulmazlığı zırhına sığınıp da memleketi terörize etmeyi aklından geçirenlere duyurulur.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle