--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

FETÖ davaları bu şekilde gidemez

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş

Öyle anlaşılıyor ki; bu yılın sonunda sanık sayısı iki yüz elli bini, tutuklu sayısı da elli bini aşacak.

Görevli hakim savcı sayısı bu düzeyde bir yükün kaldırılması için hiçbir şekilde müsait değil.

İş fazla ve kadro yetersiz ise, belirli şablonlara indirgenmiş çözümler gelişir. Yargı süreçlerini yönetenler hangi şablon ile değerlendirme yapılacağını genellikle tavsiye olarak iletirler. Alt kademelere indikçe bu şablonlar kutsallaşır ve tartışılamaz hale gelir. Belirli şablonik çözümler etrafında işlerin yürütülmesi, alt kademe görevlileri için bir güvenceye dönüşür. Savcı kendi başsavcısına, polis de savcısına karşı şablonun uygulanmasından sorumlu hale gelir.

Dünyanın en karanlık, en ikiyüzlü, en kripto örgütünü açık kaynaklardan bulunacak şablonlara göre çözümlemeye çalışmak sizce sağlıklı bir sonuç verir mi?

Şablon ne? Birincisi ByLock. Bence de örgüt bağlantısına ilişkin bu zamana kadar bulunan en objektif ölçü. İkincisi Bank Asya. Pensilvanyalı şeytanın talimatı ile Bank Asya tasarruf hesabına para yatırmak. Bence de bir terör örgütünün talimatına uyarak bağlılık gösterisi olarak para yatırmak örgütsel bağlantı için yeterlidir. Bunun Bank Asya olması da şart değil. Ancak burası biraz dikkatli davranılması gereken bir konu. Örgüte bağlılık amacıyla değil, tamamen ekonomik nedenlerle bu Bank Asya ile ilişki içinde olanların ayıklanabilmesi gerekir. 

Üçüncü kriter FETÖ’cü sivil toplum kuruluşlarına üyelik ve yöneticilik. FETÖ’cü sivil toplum kuruluşlarına yönetici olanların bu şeytanın örgütüne en azından üye olduğu konusunda eminim. 

Üye olanların da büyük bir çoğunluğu benim görüşüme göre FETÖ’cüdür. Ancak FETÖ’cü sivil toplum kuruluşlarına üyelik ile sınırlı olan ilişkinin başka delillerle de desteklenebilmesi gerekir.

FETÖ çağrılarına katılma. 17 Aralık sonrasında FETÖ çağrısı ile yapılan herhangi bir eyleme katılan herkes benim gözümde FETÖ’cüdür. Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca gözaltına alındığında başta İstanbul Adliyesi olmak üzere adliye önlerinde eylem yapanlar. Samanyolu TV yayın listesinden çıkarıldı diye Digitürk aboneliğini iptal ettirenler. Kayyım atanan şirketler ile ticari bağlarını koparanlar. Sosyal medyadan FETÖ propagandası yapanlar. Kayyım atanan gazete aboneliğini iptal ettirenlerin örgüt soruşturmaları kapsamında değerlendirilmesi gerekir.

Ama bu açık kaynaklara göre yapılan değerlendirmelerin hiçbiri örgütün ana yapısını çözmeye yeterli olamaz.

Yukarda sayılan ölçülere bu örgütün mahrem yapısı asla ve kata uymaz. Hatta Fetullah Gülen’in kendisi de bu şablonlara uymaz.

Elbette örgütün hiyerarşik yapısını çözmek için yürütülen soruşturmalar da var. Ancak kadro yetersizlikleri nedeniyle yeterli hız ve verimlilikte ilerleyemiyor soruşturmalar.

Sadece İstanbul’da on altı bin civarında ByLock kullanıcısı var. Terör ve örgüt suçlarını soruşturmakla görevli büroda görevli savcı sayısı bildiğim kadarıyla otuz. Otuz savcı ile çıkar amaçlı suç örgütlerini, diğer terör örgütlerini ve FETÖ soruşturmalarını yürütmek zorundalar. Tüm bunların başında da bir tek başsavcı vekili var.

Başsavcının, ilgili Başsavcı Vekilinin ve savcıların iyi niyeti hangi seviyede olursa olsun bu durumda işlerin arızasız ilerlemesi mümkün mü?

İşlerin bu şekilde ilerleyebilmesi çok zor. En küçük bir değerlendirme hatasının arkasına akla ziyan komplo teorilerinin eklendiği bir ortamda hepten zor.

FETÖ soruşturmalarında görevli savcılar ciddi bir deneyim kazandılar. Ancak işlere yetişmeleri mümkün değil. İşlerini kolluk görevlileri eliyle yetiştirmeye çalışıyorlar. Orada da kolluk görevlilerinin yeterliliğine teslim olmak zorundalar.

HSYK İstanbul başta olmak üzere FETÖ soruşturmalarının yoğunlaştığı büyük merkezlere, her bir deneyimli savcı için en az beş tane göreve yeni başlamış savcı görevlendirmeli.

İstanbul’da otuz deneyimli savcı mı var? Buraya göreve yeni başlayan yüz elli savcı görevlendirmeli. Göreve yeni başlayanlar, deneyimli savcılarla beşerli gruplar halinde çalışmalı. Yeni savcılar kısa sürede deneyimli bir savcının koordinasyonunda işlere intibak edecektir.

Kadro yeterli düzeye geldikten sonra, iddianamesi düzenlenmiş ve soruşturması tamamlanmış dosyalarla ilgili incelemeler de devam etmeli.

15 Temmuz sonrasında büyük bir hızla yapılan soruşturmalarda, daha incelenecek çok konular çıkacağını düşünüyorum.

Esas önemli olan da şu. Bu zamana kadar FETÖ irtibatı tespit edilenlerin bağlantılarından ilerleyerek örgütün hiyerarşisine ulaşmaya dönük bir çalışma da yürümeli.

Siber suçlar ve telekomünikasyon bağlantılarını izleyecek en az beş bin kişilik bir ekip kurulmalı. Savcılıkların ve mahkemelerin talepleri anında karşılanmalı. Hatta bu ekip, henüz soruşturulmamış örgütsel bağlantıları da izleyip kolluk ve yargı teşkilatına iletebilmeli.

Beş bin kişilik bir kadro nasıl kurulabilir derseniz. Bence çok kolay. Mevcut deneyimli personel altında çalışacak yeni ve başarılı genç elemanlar bulunabilir. Bunlar kısa zamanda konulara adapte olabilirler. 

 

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle