Darbe davalarında avukatlar
Darbe davalarının iddianameleri düzenlendi. Davalar devam ediyor. Öyle anlaşılıyor ki sanıklar arasından eylemleri nedeniyle pişmanlık gösteren herhangi biri yok.
Takip ettiğim davalarda gördüğüm kadarıyla bir-iki isim dışında tamamı açık olarak darbeye iştirak etmiş. Bir-iki isim olarak ifade ettiklerimin de suçsuz oldukları iddiasında değilim, sadece suçlu oldukları konusunda net bir fikir sahibi olamadığım bir-iki isim oldu. On bine yaklaşan sanıklar arasında bir-iki tane beraat edecek kimse bulunabilir zaten.
Sanıklar fikir ve eylem birliği içinde bir merkezden hazırlandığı intibaı veren şablonik savunmalarını tekrarlıyorlar. Savunma adı altında yaptıkları tiyatronun kendilerine hiçbir faydası olmayacağını onlar da çok iyi biliyordur. Bence amaçları iddianamelerde adı geçen herkesin cezalandırılması. Bir karmaşa yaratıyorlar. İstiyorlar ki suçlu olmadığı halde iddianamelere dahil edilen birkaç kişi varsa tespit edilmesin. Herkes cezalandırılsın. Haksız cezalandırılan bu bir iki kişi üzerinden de spekülasyon yapmak istiyorlar.
FETÖ davalarında soruşturmaları yürütenlerin dikkatle takip etmesi gereken taraf burası. Benim gözlemim örgüt hiyerarşisi içinde yönetici olanları gizleme ve yurt dışına kaçırma derdindeler.
Örgüt hiyerarşisi içinde yönetici pozisyonda yer almayan, örgütün dış çemberdeki kadroları ile örgütle ilişkili olmadığı halde örgütün ticari kurumları ile ilişkisi nedeniyle hakkında FETÖ incelemesi bulunanların en geniş şekilde soruşturulmasını ve hatta mümkünse tutuklanmasını istiyorlar.
Dolayısıyla en çok istedikleri şey, bir istismar aracı olarak kullanmak üzere suçsuz birilerinin cezalandırılması.
Benim katıldığım davaların mahkeme başkanları olağanüstü bir yönetim performansı gösteriyor. Harp Akademileri davasının görüldüğü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Kemal Selçuk Yalçın, CNN Türk İşgal davasının görüldüğü İstanbul 27.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ ve Akıncı Üssü davasının görüldüğü Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Selfet Giray’ın duruşma yönetme performansı gerçekten olağanüstü. Konulara son derece hakimler. Benim takip ettiğim duruşmalarda duruşma disiplinin kaybolmasına kesinlikle izin vermediler.
Savcıların çok zor koşullarda insan takatini aşacak bir yük altında insanüstü bir başarı ile iddianameleri hazırladıkları görülüyor. Akıncı Üssü iddianamesi dört bin sayfanın üzerinde. Bırakın yazmayı. Okumak bile insan takatinin sınırlarını zorluyor.
Davalardaki savunmalardan yola çıkılarak soruşturmalarda genişletilmesi gereken konular da çıkıyor. Aslında savcılıkların bir gözünün bu davalarda olması ve soruşturmaların dava sürecinde de sürdürülmesi gerekiyor.
Bu dosyaları takip eden büroların personel ve diğer hususlarda en küçük bir ihtiyacının kalmaması gerekir.
Davalarda şikâyetçi tarafların yükünü birkaç avukat arkadaş çekiyor. Onlara gerçekten minnettarız. Daha sistematik bir hukuki yardım mekanizması olmalı ve bu davalar birkaç avukatın sırtına yüklenmemeli.
Birçok isim var da. Özellikle Avukat Hüseyin Aydın isminin altının çizilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vekili olarak katıldığı Akıncı Üssü davasında, FETÖ’cü hainler daha baştan kendisini hedef ilan ettiler. Davanın devamında niye hedef alındığını da anlamış olduk.
Avukat Hüseyin Aydın, takip ettiği davanın iddianamesine son derece hakim. Bu hainleri sersemleten şey ise, yalanlarının ve çelişkilerinin yüzlerine vurulması. Yalanları yüzlerine vurabilmek için sağlam bir fikri takip gerekiyor. Önceki beyanlar ile dosyadaki deliller ve diğer sanık ifadeleri arasındaki çelişkiler yüzlerine vurulunca dağılıyorlar. Kendilerince bir baskı yaratıp, fikri takibi ortadan kaldırmak için en baştan Hüseyin Aydın’a saldırıyorlar.
Konuları yakından takip eden ve iddianameye vakıf avukatların en az mahkeme heyeti kadar yargılamaya katkıları oluyor. Mahkeme heyeti en nihayetinde sorgulamada bir sınırda kalmak zorunda. Şikâyetçi tarafı temsil eden avukatlar soru sorma ve çelişkileri dile getirme konusunda daha geniş imkânlara sahip.
Darbe davaları mahiyetleri gereği çok büyük hacimli işler. Bu kadar büyük bir iş yükü içinde bütün konuları sistematik bir şekilde takip edebilmek mahkeme heyeti olsa da bir tek kişi veya heyetin gücünü çok aşar.
Avukatlar yargılamalarda gerektiği kadar etkin olabilirlerse, her bir sanığın durumunu ayrı ayrı belirginleştirmek çok kolay olacaktır.
Darbe davalarında birçok bilgi birçok başka yerde bulunuyor. İddianamelerde bu bilgiler toparlanabildiği kadar toparlanmış. Yargılama aşamasında da birçok yeni bilgi ortaya çıkıyor. İlişkili bilgilerin bir noktada toparlanması için avukatların rollerini biraz daha güçlendirmeleri gerekir.
Bu bakımdan yürekli bir şekilde bu davalarda savunma üstlenen arkadaşlara yükü bırakmayıp, birçok arkadaşın iddianameleri ve dosyaları izlemesi gerekiyor.


