Bu hesabı kim soracak
Galatasaray yönetiminin son iki yılda sadece forvet transferlerinden ettiği zarar bu yılın harcama bütçesi kadar olacaktır.
Falcao, Diagne, Andone, Mitroglou için ödenen servetin ve yattıkları yerden ödenmek zorunda kalınan kontrat bedellerinin hesabını kim soracak. Sadece forvet de değil. Galatasaray’ın son iki yılındaki özellikle de yabancı transferlerindeki tutarsızlığın bedelini kim hesaplayacak ve hesabı kim soracak.
Kulüp tarihinin en büyük harcamasını yap. Sonra küme düşen takımla aranda sadece altı galibiyet puanı kadar fark olsun ve uluslararası turnuvaların hiç birine katılamayacak sırada ligi bitir.
Bunun hesabını da soran olmasın.
Alın ele Fenerbahçe’yi. Ali Koç babasından kalan çiftliğinde böyle yönetim hataları yapsaydı, ailesi kendisinin görevini sürdürmesine izin verir miydi? İkinci lig kalitesindeki oyunculara ödenen bedellerin hesabını kim soracak? Koskoca bir kulübü, FETÖ iltisakı savcılık kararlarıyla tescil edilenlerin elinde oyuncak eden bir yönetimin eliyle gelecek inşa edilebilmesi mümkün mü? Geçen iki yılda, gelecek için umut veren hangi işareti görebildik ki?
Geçin oradan Beşiktaş’a. Bir kulüp bu şekilde batırılabilir ve bir tek kişi bile cezaevine girmezse, bu ülkede hukukun olduğuna kim inanır ki? Beşiktaş başkanı Ahmet Nur Çebi gördüğüm kadarıyla, Beşiktaş tarihinin en ağır yükünün altından kalkmaya çalışan, benim gözlemime göre de üç büyük kulüp içinde kafasında bir sportif yönetim planı bulunan tek kişi. Bu kadar olumsuzluğun içinde, küme düşme mücadelesi yapacak bir takımı şampiyonlar ligine taşıdılar. Kimse fark etmiyor ama Beşiktaş’ın bu yılki başarısı bence kulüp tarihinin en büyük başarısıdır. Beşiktaş’ın bu yıl içinde bulunduğu şartlarda diğer büyük kulüpler olsa emin olun çoktan küme düşmüşlerdi.
Şimdi yine herkes iştahla harcama limitlerini bekliyor. Bu futbol federasyonunda, futbol yönetimini ayakta tutacak bir vizyon görüyor musunuz? Krizi ertelemek için ligi altmış takıma kadar çıkarsınlar. İşte bu kafa, ne yaptığını bilmeyen ne yapacağını bilmeyen, bir gün karar alıp, ertesi gün başka bir şey yapan bu kafadır işleri bu hale getiren.
Takım ve maç sayılarının artırıldığı bir yılda, yayın bedellerinin azaltılmasını pazarlığa açan bir federasyon yönetimi bu sorunların altından kalkamaz. Açık ihaleyle belirlenmiş yayın bedelini pazarlıkla azaltmak çok çok çok açık bir şekilde EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA SUÇUDUR. Bu suçu işleyenler öyle ya da böyle önünde sonunda hukuk karşısında hesap verirler. Bu suça, ilişkili herkesin rıza göstermesi de suçun oluşmasını engellemez.
Kulüp yönetimlerindeki keyfiliklerin hesabı mutlaka sorulmalı.
Eğer bir hukuksuzluğun hesabı sorulamıyorsa emin olun birçok başka hukuksuzluğu da tetikler.
Hiçbir şekilde sonucunda kim zarar görür ve kim fayda sağlar hesabı yapılmadan, halka açık şirketler olan büyük futbol kulüplerinin hesap ve harcamaları denetlenmeli ve sonucunda tespit edilen hukuksuzlukların hesabı en ağır şekilde sorulmalı.
Denetim birimleri de çok iyi bilsin ki, bu kadar ağır hukuk ihlallerine karşı sessiz kalmak kendilerini de sorumlu hale getirecektir.


