--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu barolar cesareti nerden alıyor

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
11

İzmir Barosu’nun çağrısı, İstanbul ve Ankara Barolarının bu çağrıya öncülük etmesiyle bazı baro başkanları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen adli yıl açılış programını boykot edeceklerini açıkladılar.

Bunların tıyneti zaten bu. Hiçbir şey yapmazlar. Yapılan ne varsa karşı çıkarlar. Bunların avukatların hukukunu temsil etmek yerine siyaset yapmalarına izin verilmesinden cesaret alıyorlar aslında.

Eğer üç büyük ilin baro yönetimleri hakkında yasalar eksiksiz uygulansa ve barolar birliğinde adil bir temsil düzeni kurulsaydı, şimdi konuştuğumuz konular bunlar olmazdı.

Siyasetin yedek kulübesi haline dönen üç büyük ilin barosu, dünyanın en adaletsiz delege sistemi nedeniyle barolar birliğini de vesayet altında tutuyor. 

İstanbul’da kayıtlı avukat sayısı kırk binin üzerinde. Bu avukatların sadece yüzde yirmisinin oyunu alan liste İstanbul’da avukatları temsil edecek barolar birliği delegelerinin tamamını kazanıyor.

Herhangi bir ilde birinci olan partinin milletvekilliklerinin tamamını kazanması gibi bir uygulama yani. 

Kayıtlı avukat sayısından hareketle belirlenen delege dağılımına göre Türkiye genelinde kayıtlı avukatların oylarının ancak yüzde yirmisine karşılık gelen üç büyük ilin seçim kazanan listeleri barolar birliğindeki seçimin tek hakimi oluyor.

Diyebilirsiniz ki siz de adam gibi liste yapın yüzde yirmi oyu siz alın. Orası üzerinde çokça konuşulması gereken bir bahsi diğerdir. İstanbul’daki oyların yüzde yetmişini muhafazakâr kitle oluştururken, baro seçiminde muhafazakârların çıkardığı liste kayıtlı avukatların neden yaklaşık yüzde beşinin oyunu alıyor? Dediğim gibi bu da bir başka konudur ama hiçbir şey barolar birliği delege sistemindeki haksızlığı örtemez.

Delege seçim sisteminde çoğulculuğu hayata geçirecek bir düzenleme yapılmadığı takdirde, üç büyük baronun öncülüğündeki bu son derece cüretkâr yasa dışı davranışlar değişmez.

Eğer Türkiye’de hukuk işleseydi, İstanbul seçimlerinde bazı baroların siyasete doğrudan dahil olmalarının bir sonucu olurdu ve bugün tanık olduğunuz cüretkarlık yerine avukatların mesleki ihtiyaçlarına odaklanmış baro yönetimleri görüyor olurduk.

En başından ve her vesileyle söylüyorum. Kuralları koyanlar, bu kuralları uygulayanlar ve uygulamayı denetleyenler arasındaki rol paylaşımı normale dönmeden Türkiye normale dönemez.

İstanbul, Ankara ve İzmir Barosu başta olmak üzere baro yönetimlerinin, avukatların ödedikleri aidatlarla siyaset alanına müdahil olmaları yasalara aykırı değil mi? Peki bu yasa dışılık karşısında devletin kurumları niye harekete geçmiyor? Çünkü Türkiye’de muhalefet alanına müdahale konusunda aşırı duyarlılık var. İktidara saldırmak ve sallamak serbest hatta küfretmek nerdeyse ödüllendiriliyor. Peki, yasalar bu kadar açıkken yürütme yargı alanındakilerin görevi sadece ve sadece kuralı uygulamak değil mi? Haaaaa. Kuralı uygularsan kamuoyunda yanlış bir algı oluşur. Bu algıyı gözetmesi gereken taraf siyaset kurumlarıdır. Siyaset dışı kurumların siyaset alanından rol kapması son derece yanlış oluyor. Kural neyse uygulansın. Sonuçları doğru olmazsa, kuralı siyaset alanı değiştirsin. Verdiği kararı da zamanı gelince seçmenin onayına sunsun.

Siyaset alanı baro yönetimlerinin bu cüretkârlığını kesinlikle örtmesin. Temsildeki bu adaletsizlik bir an önce düzeltilsin.

Baro yönetimlerini CHP başta olmak üzere sol partilerin yedek kulübesine çevirenler hukuk devleti ve tarafsızlık konusunda ahkâm kesemezler.

Cumhurbaşkanlığında yapılacak törene katılmak yargının bağımsızlığını niye etkilesin ki? Yargı törene ev sahipliği yapanın emrine mi girmiş oluyor? Yıllarca bu program Yargıtay’da yapıldı. Avukatlar Yargıtay’ın emrine mi girmiş oldu? Böyle saçma sapanbir görüşün avukatlar adına savunulması bir avukat olarak beni incitiyor gerçekten.

Ama onlar da bu cüretkârlığı dünyanın en adaletsiz temsil sisteminden alıyor.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Umut

24 Ağustos 2019 09:39

Borsada yüzlerce binlerce ocak batırıldı, binlerce kişi spekülatörler ve hisseleri tarafından tecavüze uğradı. Sizin bahsettiğiniz o kurum ve içerideki çalışanları seyretmedi bile perdeyi çekip bakmadılar bile. Ne SPK sı yahu ülkede kurum mu kaldı. Ama Allah büyüktür. Her kimlerin parmağı varsa yaradan o parmakları....

Veli Levent

19 Ağustos 2019 20:37

Hazırolda durmalılar değil mi? Bölükbaşı'nın Menderes'e dediği gibi inşallah sizin başınıza daha Beteri gelmez diyorum ve noktayı koyuyorum

Ahmet Arif

19 Ağustos 2019 19:39

Bunlar bu cesareti,Ak Partinin devleti yönetememesinden alıyor.Hırsız,katil,dolandırıcılar bile devlete kafa tutuyor,avukatlar mı tutamayacak...

nazi

19 Ağustos 2019 14:38

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacak adli yılı açılış törenine katılmayacağını açıklayan baro sayısı 41’i buldu… Çünkü barolar, Cumhurbaşkanının yürütmenin başı olduğunu ve burada yapılacak bir adli yıl açılış töreninin yargı bağımsızlığı ile bağdaşmayacağını, ‘yargının yürütmeye biat etmesi’ anlamına geleceğini belirtiyorlar… Yargıtay ve Danıştay başkanlarının Cumhurbaşkanı ile ‘yurt gezileri’ne çıkıp Rize’de ‘çay topladıkları’, HSK’nin YSK’nin partizanlaştırılıp iktidarın sıradan bir organına dönüştürüldüğü, AYM’nin ‘barış bildirisine’ imza atan akademisyenler için bile 8’e-8 karar alabildiği, Yerel mahkemelerin iktidarın beğenmediği AYM kararlarını tanımamasının rutine dönüştüğü, Siyasi davalara bakan Ağır Ceza Mahkemeleri’nin, Sulh Ceza Hakimlikleri’nin partizanlaştırılmasını tamamlandığı, Yargıtay’ın bile az çok demokratik mahiyette kararlarının rastlantısal hale geldiği bir dönemde adli yıl açılışının Saray’da yapılması basit bir mekân değişikliği olarak görülemez.

Abdullah ozdemir

19 Ağustos 2019 12:08

Kapatılarak kardeşim buralar bakanlar kurulu kararıyla açıldı. Karar ver kapat onun yaptığı avukatlara ilgili islemleri Avukatlar kurulu diye Adalet Bakanlığı bünyesine alırsın olur biter.Bak hakim ve savcılar dan bunların yaptığı gibi bir Sensizlik çıkıyorum. Avukatların bu çetelere aidat adı altında haraç vermekten kurtulur.

Rasim DUMAN

19 Ağustos 2019 11:05

Hocam ellerinize ve ağzınıza sağlık ; tebrik ve teşekkür ediyorum, sağolun varolun inşallah. Rabbim kaleminize kuvvet versin ve ferâsetinizi ziyâde eylesin inşallah. Sağdan soldan gelen avur zavurları hiç kaale almayın. DURMAK YOK, YOLA DEVAM İNŞALLAH.

İşsiz

19 Ağustos 2019 09:46

Aldıkları eğitimden,işlerindeki yetkinliklerinden, özgüvenden, kendine ve işine saygıdan olabilir mi? Sende var mı? Yoksa bunları birilerine teslim edenlerden misin?

Mustafa

19 Ağustos 2019 09:04

Sultan Ahmet camii sini ve camlıca camisinde ibadethaneden selfihaneye dönüştürdü. Camiler Allah’ın evi olmaktan cıkarmayalım. Allah subhanehu ve teala nın evinde bu rahatlık kadın önde erkek arkada karma karışık namaz bu kadar rahatlık ibadet değildir spor salonuna cevirmeyelim. Eşefmanla namaz ne kadar hoş değilse, kadın erkek karışık namaz hiç hoş değil. İbadetin özü Allah cc huzurunda olmaktır.

azer

19 Ağustos 2019 08:57

Bu programLlar Yargıtay’da yapılır, herkes Gayet iyi biliyor ki , C başkanlığı binasında yapılan açılış ve Toplantılarda yargı hür ve adaletli karar veremez.

Okur

19 Ağustos 2019 06:27

İşte kurallari koyanlar,kuralları uygulayanlar aynı olup denetleyec3k olanları da emir altına almak istedikleri için kagilmiyor olabilirler.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle