--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir siyasal iletişim yöntemi olarak büyük veri

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
0

“Büyük veri; toplumsal medya paylaşımları, ağ günlükleri, bloglar, fotoğraf, video, log dosyaları gibi değişik kaynaklardan toparlanan tüm verinin, anlamlı ve işlenebilir hale dönüştürülmüş biçimine denir.” 

Wikipedia da bulunan tanım bu.

Büyük verinin bir siyasal iletişim stratejinin temelini oluşturması fikri yeni değil. 

Propaganda dediğiniz süreç, sonuç itibariyle hedef kitlenin duyarlılık veya benzerliklerine göre gruplara ayrılması esasına dayanır.

Klasik bir propaganda kampanyasında seçmenler eğitim durumlarına göre, gelir durumlarına göre, coğrafi bağlarına ve coğrafi kökenlerine göre, inançlara bağlılık derecesine göre ve buna benzer gruplara ayrılır. 

Her bir hedef grubun ihtiyaçlarına, beklentilerine, duyarlılıklarına göre farklı stratejiler de uygulanır.

Siyasal sisteme katılımın esas alındığı tüm yönetim sistemlerinde böyle olagelmiştir. 

Hatta milattan önce seçim uygulanan bazı devletlerde buna benzer iletişim stratejileri görülmüştür.

Ancak seçmenlerin sadakat ve psikolojik eşiklerini ölçmeye yarayan testlerle üç eksen üzerinden gruplandırılması ve hedef kitlenin binlerce kategoriye ayrılarak nerdeyse kişiye özel bir iletişim yöntemi belirlenmesi işi ise son derece yenidir. Yenidir çünkü sosyal medya kullanma alışkanlığı öncesinde, seçmenlerin duyarlılığını test ederek gruplandıracak etkili bir yöntem bulunmamaktadır.

Bir siyasal iletişim modeli olarak büyük veriyi kullanma eğilimleri son yıllarda artmıştır. Birçok girişim de olmuştur. 

Ancak Cambridge Analytica adlı şirketin, Trump’ın seçildiği 2016 Kasım ABD Başkanlık seçimlerindeki kendilerini de şoke eden başarısı siyasal iletişim açısından bir milat olmuştur.

Siyasal iletişim aracı olarak büyük veri, seçmenleri sadece kişisel özelliklerini değil, siyasi hareketlere sadakat ve öfke eşiklerinin de test edilerek gruplandırılması esasına dayanır. 

Seçmenlerin birçok kişilik özelliği zaten sabittir ve bilinir. Esas bilinmeyen seçmenlerin psikolojik eşikleridir.

Büyük veri, çeşitli provokatif tartışmalar üzerinden tüm toplumun psikolojik eşiklerinin bir anlamda test edilerek fişlenmesi esasına dayanır. 

Bir kişinin psikolojik eşiklerinin en az üç eksen üzerinden test edilmesi halinde, kişinin siyasal davranış limitleri kendisinden bile daha iyi bilinebilecek duruma gelinir. 

Ondan sonra psikolojik kodları çözülmüş kimseyi ya siyasal sadakatini ortadan kaldırmak, siyasal sadakatini ortadan kaldıramayacaklarını bezginliğe düşürerek siyasete katılımını azaltmak veya aklınıza ne gelirse o tarafa doğru iteklemek mümkün hale gelir.

Türkiye’nin gündeminde özellikle de hükümetin aile ve ahlak politikalarına yönelik provokatif tartışmaların tarihine bir bakın. Tamamı 2017 başlarına dayanır. Çünkü bu tarih siyasal iletişimin miladı olan 2016 Kasım ayında ABD Başkanlık seçiminin hemen sonrasıdır.

Türkiye’nin iktidarını hedef tahtasına koyup, darbe denemeleriyle bir türlü sonuç almayı beceremeyenler, 15 Temmuz’daki tarihi yenilgilerinden hemen sonra  ortaya çıkan bu yeni fırsatın üzerine atlamıştır.

Bu yeni yöntemin işlerlik kazanmasının bir tek metodu, provokatif tartışmalar ve bu tartışmaların tetiklediği türev tartışmalar, bu tartışmalarda sosyal medya kullanıcılarının verdiği destek veya tepkilerdir. 

Örneğin Trump’ın seçiminde ABD seçmeninin üçte biri FACEBOOK anketleri üzerinden fişlenmiştir. Şimdi önümüze sürekli düşen anketlerin aslında ne iş için kullanıldığını anlayabildiniz mi bilmiyorum.

Türkiye 2017 başından bu yana sistematik olarak bir büyük veri operasyonuna maruz kalmaktadır.

Bunu anlamanın aslında çok basit bir formülü de var. Herhangi bir kişi veya konu veya kavram doğasında bulunan sorunlar ile orantılı olmayan şekilde popüler veya nefrete maruz kalıyor ise, gerisinde bir büyük veri operasyonu olduğunu kesin olarak düşünün.

Örnek de vereyim. 

Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak hakkında toplumda yaygınlaştırılan nefrete dönüp bir bakın. Bu nefret kampanyasının tarihinin biraz önce bahsettiğim tarihe kadar gittiğini göreceksiniz. Yer olmadığı için ayrıntılarını yazamıyorum ama, rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu nefret kampanyasının geri tarafında bir büyük veri operasyonu vardır. Ekrem İmamoğlu gibi bir tipten nerdeyse bir mehdi icad etmelerinin arkasında da, büyük veri operasyonu olduğunu bilin.

Bu operasyonların bir tek hedefi var. 2023 seçimleri. 

Son dönemde hükümetin aile ve ahlak politikaları üzerinden yürütülen tartışmalara bir de bu gözle bakın bakalım sonuç ne çıkıyor.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle