• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
TÜM YAZILARI
15 Temmuz 2019

Bir olalım, beraber olalım yeter

Bugün en alçak darbe teşebbüsünün üçüncü yıl dönümü. Alçaklığın da alçaklığının üzerinden tam üç yıl geçmiş oldu. 

Şanlı bir direniş, küresel çıkar odaklarına karşı emsalsiz başkaldırı ile milletin iradesi ayakta durdu.

Devamında büyük bir hesaplaşma ve arınma dönemi yaşadık.

Büyük bir travmanın sonrasında toplumsal bir travma sonrası stres dönemini yaşamamış da sosyal psikolojik bir sonuçtu. Önemli olan kamu düzeninde önemli bir sarsılma yaşamadan devleti, kurumları ve toplumsal işleyişi yani kamu düzenini ayakta tutmaktı. 

Burada çok büyük ve destansı bir başarıdan söz edebiliriz.

Türlüye büyük travma sonrasında dünyanın en büyük iki terörist organizasyonuna karşı tarihin kaydettiği en büyük arınmayı gerçekleştirdi. 

Devlet kurumlarını ele geçirmiş bir küresel terör ve çıkar organizasyonu olan FETÖ’yü yerle bir etti. Tümüyle ortadan kaldırılması elbette zaman alacaktır ama adım atacak halleri kalmadı ve inleri yerle bir edildi.

PKK denilen küresel çıkar odaklarının uşaklarının inleri de yerle bir edildi, Türkiye sınırlarından nerdeyse temizlendi, içerde adım atamaz hale geldiler ve dışarda küresel güçlerle yaptıkları iş birlikleri yerle bir oldu. 

Türkiye bir yandan içerdeki terör odaklarını temizlerken bir yandan da sınırlarının ötesindeki terörist organizasyonlara Cumhuriyet tarihinin en büyük askeri harekâtını düzenledi. Sınır ötesindeki askeri harekâtı devam ediyor. Türkiye yakın çevresindeki saldırı risklerini de yerle bir ediyor.

Anayasal nizamında kendi tarihinin en büyük reformunu gerçekleştirdi. Tarihinin en büyük yargı ve adalet reformunu hayata geçirmek için harekete geçti. 

Yakın çevresinde Doğu Akdeniz’de küresel güçlerin el ele oluşturmaya çalıştığı oldubittiye karşı, tamamen kendi imkânları ile geliştirdiği kapasite ile doğal gaz sondajları yapıyor.

Dün gönderdikleri eli çantalı bürokratlarının önünde çekerini ilikleyen Türkiye’ye alışmış olanlar, bugün ağababalarının karşısında ayakta duran Türkiye’nin özgüveni karşısında şaşkına dönmüş durumdalar ama buna da alışacaklar.

Dün polisine, askerine tabanca almak için bile batılı devlet ve şirketlerin önünde iki büklüm bekleyen Türkiye’den, bugün kendi silahını, gemisini, uçağını, helikopterini, füzesini, tankını, insansız aracını ve savunma ihtiyacının büyük çoğunluğunu üreten, bunu küresel güçlerle rekabette öne geçerek başka ülkelere satan, başkalarının önünde bekleyen değil önünde beklenen bir ülke haline geldik.

Dün içerdeki siyasal kararların dışardan empoze edildiği bir Türkiye varken, şimdi dışarda bir karar alınırken ne diyeceği beklenen bir Türkiye var.

Yıpranmalarımız yok mu? Elbette var. Bunun birçok nedeni de var. 

Ama küresel güç odaklarının dışarda ve yerli iş birlikçilerinin içerden saldırılarına rağmen ayakta kalıp, içine kapılmadan gerçekleşen büyük reformlar ve büyük başarılar da var.

Ekonomide büyük başarıların kazandırdığı refahtan biraz geriye gidişin getirdiği bir memnuniyetsizlik var. Adalet uygulamalarında, kamu düzenini ayakta tutmak için zorunlu olan ilk dönem uygulamalarında revize edilmesi gereken taraflar da var.

Büyük bir özgüvenle adım atılmasını önlemeye dönük siyasetin özgüvenini ortadan kaldırmaya dönük siyaseti parçalamaya dönük arayışlar da var.

Küçük hesaplar zamanında değiliz. Şimdi içe kapanma değil, büyük bir özgüvenle çok daha ileri adımları atma zamanındayız.

Türkiye bu potansiyele de, büyük sıçrama için gereken momentumu inşa edecek enerjiye de sahip.

Bir olalım, beraber olalım yeter.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23