--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir mahkeme bir müptezele böyle davranmamalı

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
8

Karaköy’de yürüyen başörtülü genç kızımıza saldırıp başından örtüsünü çekip alan ve terbiyesizliğini mahkemede artırarak sürdüren müptezele en alt sınırdan ceza veren mahkeme, nasıl bir iyi hal gördüyse iyi halden cezasında indirim yapıp, bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle verdiği ceza hükmünün açıklamasını geriye bıraktı.

Anlayacağınız bir başörtülünün sokakta yürümesine bile tahammül edemeyen insan demeye utandığım mahluk, bir süre başka bir suç işlemez ise hiç suç işlememiş kabul edilerek pirüpak olacak.

Suç teorik olarak toplumun değer yargılarına karşı yapılmış bir saldırıdır. Bazen suçun mağduru birey olsa bile, mağdurun maruz kaldığı eylemi kural dışı haline getiren toplumun değer yargılarıdır.

Ceza da teorik olarak, değer yargıları saldırıya uğrayan toplumun gösterdiği infialin adıdır.

Devlet düzeni, suç sayılan eylemle yapılan saldırıyı önleme ve cezalandırmada etkinliğini kaybederse, toplumsal infial ortaya çıkar ve bu infialin oluşturduğu intikam duygusu toplumu temelinden sarsacak sonuçlara neden olur.

Yani, devlet düzeni herhangi bir suç işlendikten sonra, suç ile ilgili gereken müeyyideyi uygulayarak toplumun öfkesini yatıştırmalıdır.

Toplum güvenliği açısından tehlike oluşturan veya toplumda ağır infiale neden olacak eylemler varken hiçbir şey olmamış gibi davranılması, hukuk düzeninin etkinliği konusunda şüpheleri artırır, toplumsal infiali kışkırtır ve toplum düzen temelden sarsılır.

Yargı organlarının devlet organlarından biri olarak bağımsız şekilde örgütlenmesi ve kararlarını millet adına vermesinin nedeni budur.

Mini etekli kıza yapılan saldırı nedeniyle uygulanan hukuk kuralları ne ise, başörtülü kızımıza yapılan saldırıya uygulanan hukuk da aynı hukuktur.

Yargı düzeni mini etekli kızın hayat tarzını korur iken hangi duyarlılıklardan hareket ediyorsa, başörtülü kızımızın hayat tarzını korurken de en azından aynı duyarlılıkla hareket etmeli.

Türkiye’nin kat ettiği büyük bir mesafe var. Bu ülkenin bütün vatandaşlarının hatta dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğramış mazlumların tamamı bu ülkenin sokaklarında insan gibi güvenle ve kuşlar gibi özgür yaşama fırsatını bulur.

Türkiye’nin devlet organları ve özellikle de yargı organı küresel vicdan haline gelen bu ülkenin fikri birikimine sahip çıkacak duyarlılığa da kararlılığa da sorumluluğa da sahiptir.

Üstlendiği sorumluluğun farkında olmayan bir hakim, Türkiye’nin tüm fikri birikimini elinin tersiyle kenara itme hakkına sahip değil.

Her şeyi bir kenara bırakın. Bu müptezelin saldırganlığındaki aşağılığa bir bakın. Bu alçaklık Türkiye gibi bir ülkenin sokaklarında yaşandı. Bu müptezel mahkemedeki savunmasında zerre kadar pişmanlık göstermediği gibi saldırıya uğrayan kızımızı savunmak için orada olan başörtülü avukat kızlarımıza da saldırdı.

Hiç kimse böyle bir alçaklık ve müptezelliğe kanunda yazılandan farklı bir müeyyide uygulanmasını da istemedi. Kanunları uygulamak sorumluluğu verilen hakim kanunlardan aldığı yetkiyi babasının malı gibi kullanma hakkına sahip değil.

Özellikle de Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması kararı verilmesi benim şahsen yüzümü kızarttı.

Bu karar hem saldırgan müptezelin hiç bir pişmanlık göstermeden pirüpak hale gelmesinin yolunu açtı hem de saldırıya uğrayan kızımızın bu yanlış karara karşı istinafa başvurmasının yolunu kapattı.

Adına karar verdiği Türk Milletinin, karar veren hakim gibi düşündüğünü hiç sanmıyorum. 

İddia ediyorum böyle bir eylem gerçekleştirip de özür dileyip pişman olduğunu açıkça ifade etmeden hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen bir örnek daha yoktur.

Biz yargının bağımsızlığını milletin hukukunun teminatı olacak fonksiyona dönüşsün diye savunuyoruz.

Hakimler kararlarında elbette bağımsız olsunlar ama bu bağımsızlık kanunları yok sayacak bir hale dönüşmemeli.

Hakim yanlış karar da verebilir. Yanlışın da bir sınırı var. Bu kararda ben yanlış sınırının da aşıldığını düşünüyorum.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adalet herkese lazım.O kararı alan hakime de

25 Şubat 2020 00:35

Hakim hakkında soruşturma açılsın ve neden böyle saçma bir karar verdiği araştırılsın.Son zamanlarda bu tür saçma kararlar sık verilir oldu

Murat Celep

24 Şubat 2020 18:33

Bravo hakime. Çok iyi yapmış.

orhan inan

24 Şubat 2020 14:30

DAHA DÜNE KADAR OKULLARA ALINMAYAN,ÖRTÜSÜ İLE HİÇ BİR RESMİ KURUMUN KAPISINA BİLE YAKLAŞAMAYAN BU BAŞ ÖRTÜLÜLER,NE OLDUYSA ŞİMDİ KIYMETE Mİ BİNMİŞ?.GÖNLÜ ÇEKEN BİR DİNSİZ YA DA MANYAĞIN BİRİ ONLARA ZARAR VERİRSE BU NİYE BÜYÜTÜLÜR OLMUŞ?.BAŞ ÖRTÜLÜLER DE ARTIK EŞİT VE HÜR VATANDAŞ STATÜSÜNE Mİ GEÇMİŞLER?.BU ÜLKEDE BU İNSANLARA İNANÇLARINDAN DOLAYI YAPILMADIK HAKARET KALMADI..BİR ZAMANLAR DEVLETİ YÖNETENLER ONLARI HEDEFE KOYDU VE İNSAN BİLE SAYMADI.BU AZİZ MİLLET YAPILANLARI UNUTMAZ.İNANCI GEREĞİ SABIRLA HADİSELERİ KARŞILIYOR OLSA DA BU ONLARIN HER YAPILANI KABUL EDİP İÇLERİNE SİNDİRDİKLERİNİ GÖSTERMEZ.HEM HAKİMLER BU KONULARA DUYARLI OLMALI HEM DE ÖRTÜLÜYE SALDIRMAYI DÜŞÜNEN SAPIKLAR..

Kemalist Düşmanı Akpartili

24 Şubat 2020 11:03

Özellikle şu A.H. Gül döneminde, ne kadar kemalist varsa yargıya doldurdular! "Kemalist ise kesin FETÖCÜ değildir" mantığı ile yapıyorlar galiba bunu! Kaç tane Akparti teşkilat görevlisi biliyorum veya farklı cemaatlere mensup olanlar! ÇOĞUNU HATTA NEREDEYSE HEPSİNİ MÜLAKATLARDA ELİYORLAR!!!

Hüdayi

24 Şubat 2020 09:30

Allah aşkına Erdoğan bu adamı Adalet bakanı yapmak için çokmu aramış.Ben bu adalet bakanına güvenmiyorum.

ya fettah

24 Şubat 2020 07:18

adliyenin içinde bulunduğu dumuru güzel ce açıklamşsınız. çok sıkandal ve insanlıkla adaletle hukukla bağdaşmayan bir karar. hakim bu kararı ile toplumu kin ve düşmanlığa teşvik ediyor. adaletin tecelli etmediği yerde başka adaletin devreye girmesi kaçınılmaz. saldırganın eylemi neyse hakimin kararı da aynı. geçmişte olduğu gibi provokatif kasıtlı bir karar. kendini birilerine hedef yapıp kahraman olmak isten birisi. bu ülkeyi soytarıların ahlaksızların namussuzların rüşvetçilerin hırsızların ayyaşların vatan hainlerinin rahatça yaşadığı, dürüst insanların vatanseverlerin çalışkan dürüst insanların yaşamasının zorlandığı bir ülke haline getirilmeye çalışılıyor. bu kararı verende buna destek vermiş.

Şahin Bey

24 Şubat 2020 07:02

Görünen köy kılavuz istemez. Devletimize karşı olumsuz tutum ve davranışlar nedense üstüste geldi ve geliyor. Güvendikleri bir yer var bunların. İnşallah, Reis ve AK Parti düşmanlarının boyunlarına dolanır ne ise!

Celaleddin HARZEMŞAH

24 Şubat 2020 05:42

moğoltayların, oktayların yerleştirdikleri olamaz mı? soyisimlere de bakınız! Bir zaman Müslümanları,Türkleri katleden moğol isimleri. Hep merak etmişimdir neden moğolca adlar koyuyorlar diye! Yaptığım araştırmalarda aralarında epeyi sabatayist ve yahudi buldum. azılı İslam düşmanları! Lanet olasıcalar işgal ettikleri her makam ve mevkiyi Müslümanlar aleyhine kullanıyor.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle