Basitlik budur

14 Haziran 2019 Cuma

Türkiye’nin en büyük sorunu bir muhalif akıldır. Siyaset üzerinde denetleyici etki oluşturacak ve siyasetin kalitesini yukarıya taşıyacak muhalif bir aklın bulunmayışı siyaseti tek kale maça döndürüyor.

Muhalefetin karambolden gol bulma dışında bir stratejisi yok ve Türkiye’nin bu durumu iktidar açısından da en büyük sorun.

Bir değer yargısı, bir siyaset inancı, temsil arayışı veya siyasetin hangi temel ekseninden söz ederseniz edin CHP adayı bunlardan hangisine karşılık geliyor.

Uzun iktidar döneminde biriken memnuniyetsizlikler ve itirazları bir illüzyon etrafında manipüle etmek arayışı dışında ne var ortada.

Hangi siyaset değeri, hangi siyaset önerisi var. Önümüzdeki seçimde sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi yapılıyor. 31 Mart’taki seçimlere göre büyük farklar var. Bu seçimde ilçe belediye Başkanlığı seçimi ve belediye meclis üyeliği seçimi yapılmayacak. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde Ak Parti büyük bir çoğunluğa sahip. Bu seçimde de Ak Parti çoğunluğunun değişmesi mümkün değil.

31 Mart’ta belediye meclis üyeliği seçimi de yapıldığı için, seçim öncesinde belediye meclisinin görev alanına ilişkin vaad, öneri ve projelerin olması normal. 

Ama 23 Haziran sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis tablosu değişmeyeceğine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, Meclis’in görev alanına giren vaadlerini listeden çıkarması gerekmez mi? Peki Ekrem’in vaadlerinin hızında bir değişim görüyor musunuz?

Rasyonel olan bir tek siyaset önerisi var mı?

Akıl sahibi bir insan herkesin çok rahatlıkla kontrol edebileceği konularda bu kadar kolay yalan söyleyebilir mi? Söylüyor ve aksi ortaya çıktığında da büyük bir pişkinlikle yüz de kızarmıyor?

Binali beye Allah kolaylık versin. Aklına gelen her yalanı inşallah doğru değildir diyerek sıralayıp yüzü kızarmayan biri ile tartışmak da kolay değil.

İşin doğrusu bu fetişizmin bir mantık ile cevaplanmasını için yöntem aramak da zaman kaybı olur.

Ordu Havaalanı VIP olayında vali hakkında söylediği sözler ile ilgili savunmayı ilkokul öğrencisi yapsa gülünür ama dünyanın en büyük şehirlerinden iki kıtayı birleştiren bir şehrin belediye başkanlığına aday olan biri yüzü kızarmadan ben İT değil basit dedim sesim kısık olduğu için kelimenin yarısı duyulmadı diyebiliyor ve hâlâ adaylığı devam da ediyor.

Neresinden tutacaksınız ki? Batının başkentlerinden destek mesajları gönderenler var ya. Kendi başkentlerine ortalama yarım saatte bir yalan konuşan, dolandırıcılık sanığı aday olsun bakalım da ne oluyor görelim.

Bu kadar basitlikle mücadele edecek bir formasyon bizde yok.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ahmet ÖzAhmet Öz1 ay önce
    Yaşar Bey;1.paragrafınızla ne güzel tesbit yapmışsınız,tebrik ederim sizi.Ülkemizi bugüne kadar,sağ ve mukaddesat anlayışa sahip iktidarlar yönetti.En uzun süre Ak Parti'ye kısmet oldu.17 yılın bir birikimi,bir bilançosu var.Karda mıyız,zararda mıyız?Bahanemiz,hala sizin bugünkü yazınızın 1.paragrafı kadar basit mi?Milli Nizam,Milli Selamet,Refah ve sonrasını bir gözünüzün önünde canlandırın.Çıkış noktası,''tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı''nı korumak,''Hak geldi,batıl zail oldu'' ayetinin hükmünü hayata geçirmek değil miydi?Elimizde avucumuzda özelleştirilmemiş bir kıymetli varlık bırakıldı mı?17 yıllık bir yönetimin tüm aşamalarındaki ''Hak'' nerede? İnsanlar neden Ak siyasetten bıktılar?İktidar yönetim erkinin dünkü söylemleri ile bugünkü söylemleri arasındaki tezatlar niçin var?Bence siyaset,dini ve hamasi söylemlerle yapılmamalı.Yapıldığında bu söylemler yüzünden din ve hamaset sahiplenilmiş olur.İmamın sarığı beyazdır,leke kaldırmaz.Hırsız uğursuzun yaptıkları göze batmaz ama imamın sarığındaki leke göze batar.Ak siyaset çok daha dikkatli olamaz mıydı?
  • hurşit GÜNDOĞANhurşit GÜNDOĞAN1 ay önce
    CIA, Bağdadi’nin peşinde! Bu ne anlama geliyor?DAEŞ, daha işin başında Afganistan’da örgütlenirken işin içinde NATO da vardı. Yani AB ülkeleri de bu plana destek veriyorlardı, hatta BOP da bu işin içindeydi. Yani İsrail, Vatikan, herkes vardı.Hatta Irak operasyonu sırasında da bu plan aynen geçerli idi. BOP sonrası, AB ile ABD arasındaki ayrışma, ABD ile İngiltere arasındaki çatışma, Arap NATO’su ve ABD’nin “Yüzyılın projesi” hayali DAEŞ’in patronajı ile ilgili olarak beraberinde bir ayrışmayı getirdi.Laden ne kadar ABD’ye yakın biri ise, işin Afganistan ayağında ABD ve CIA, Pentagon ne kadar belirleyici ise, Irak, DAEŞ ve Bağdadi konusunda İngiltere o kadar belirleyici.ABD İngilizlerin “Ortadoğu” dediği bir coğrafyada İngiltere ve Fransa’nın garantörlük imtiyazlarını hiçe sayarak elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Oysa BOP da ABD ile birlikte İngiltere de stratejik ortaktı.ABD DAEŞ’i bu hali ile kendi kontrolü altına almak yerine, İngiltere’nin kontrolündeki Bağdadi ekibini ve kontrol dışı unsurları tasfiye ederek bu yapıdan tamamen kendine bağlı yeni bir örgüt çıkarmak ve bunu da birkaç gruba ayırarak yeniden yapılandırmak istiyor. Şimdilik bir grup Irak ve Suriye’de kalacak. Bir kanat, Afganistan üzerinden Çin ve Hindistan’a, belki Pakistan’a karşı, İran’a karşı kullanılacak, diğer bir grup ise Sina üzerinden Mısır tariki ile Sudan ve Libya’ya doğru, yani Afrika’nın Kuzey ve doğu hattında istihdam edilecek. Tabi bu örgüt aynı zamanda Türkiye için de bir tehdit. Aslında PKK ile DAEŞ her ne kadar birbiri ile çatışsa da, temelde aynı kaynaktan besleniyor ve birbirine çok benziyor. İdeolojik kimlikleri çok farklı gibi gözükse de, biri dini, diğeri etnik bir hareket gibi gözükse de, beslendikleri kaynak ve hedefleri aynı.FETÖ de aslında aynı senaryonun bir parçası. Tezkere geçseydi, ABD’nin Türkiye için yazdığı senaryo da farklı değildi. Ama evdeki hesapları çarşıya uymadı.. Bugün PYD, Mısır, Suudi Arabistan’ın düştüğü duruma biz o gün düşmüş olacaktık o hesaba göre. Öte yandan, BOP da aynı senaryonun bir başka parçası idi.FETÖ ve 28 Şubatta BÇG’lilerin örgütledikleri “Kalkancı” olayından sonra Adnan Oktar’cılar da kısmen deşifre oldular. Bitti mi? Bitmedi, bitmeyecek de. Şimdi ciddi bir şekilde Mevlevilik üzerinden çalışıyorlar. Hemen ardından Nakşilik üzerinden çalışıyorlar ve 1990’nın başından beri ajandalarında bu iki hareket vardı zaten. Bu iş bunlardan ibaret, bunlarla sınırlı da değil.Hep diyorum ya, bunların kadrosunda, şeyh de var, fahişe de. Aman dikkat! Selam ve dua ile. A.DİLİPAK (ALINTI)GÖNLÜNÜZE SAGLIK
  • ahmetahmet1 ay önce
    hadi diğelimki İmamoğlu valiye hakaret etti, Bahçeli ve Erdoğan birbirlerine mitinglerde galiz küfür ediyorlardı, Bunlarda ülkeyi yöneteceklerdi?
  • OkurOkur1 ay önce
    Basitlik. Soma da dövülen vatandaşa sahip cikmamaktir.

Günün Özeti