--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ayasofya ve hükümetin takdiri 

Av. Yaşar Baş
Av. Yaşar Baş
12

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasını talep edem davanın duruşması dün yapıldı.

Duruşmadan Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağına ilişkin karar çıkacağı beklentisi vardı. Bu beklenti yargılama usulünü bilmemekten kaynaklanıyor.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, idari yargı mercilerindeki duruşma bitiminde karar açıklanmaz. Duruşmada davanın tarafları ve duruşma Danıştay’da yapılıyorsa Danıştay Savcısı görüşlerini söyler.

Mahkeme heyeti, duruşmadan sonra 15 gün içinde kararını verir. Duruşmanın yapıldığı gün, duruşma bittikten hemen sonra da karar verilebilir. Karar verildikten sonra otuz gün içinde yazılır ve taraflara gönderilir. Bir idari yargı kararının ne olduğunu, ancak karar taraflara gönderildiğinde öğrenebiliriz.

Kararın açıklanması için azami süre yaklaşık kırkbeş gün. Mahkeme bu kırkbeş günlük süreyi beklemek zorunda değil. Ancak yine de duruşma sonrası kararın verilmesi ve yazılarak imzalanması bir iki gün içinde olmaz biraz zaman alacaktır. 

Haberlerde yer aldığına göre; Danıştay Savcısı “Ayasofya’nın müze kararının Bakanlar Kurulu’nca alındığı ve işlemin hukuka uygun olduğu, Ayasofya’nın yeniden cami olarak açılması kararının yargının değil, Cumhurbaşkanlığının takdirinde olduğunu” ifade ederek davanın reddi yönünde görüş bildirmiş.

Bu görüş neticede savcının görüşüdür. Önemli olan ve sonucu belirleyen, kararı verecek heyetin çoğunluğunun görüşü.

Ayasofya davasını inceleyen heyetin elinde, Danuştay’ın İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun Kariye Camii ile ilgili olarak verdiği ve Ayasofya’nın hukuki durumu ile birebir aynı emsal karar var. Bir anlamda işleri kolay.

Savcının mütalaasını okuyunca, savcı beyin Kariye Camii ile ilgili emsal kararı okumamış olduğu hissiyatı oluştu bende.

Eğer haberler doğruysa, emsal kararı temel hukuk formasyonu açısından da son derece sorunlu bir mütalaa var ortada.

Ayasofya’nın tapuya kayıtlı bir özel mülk olduğu konusunda ihtilaf var mı? Yok.

Mülkiyet hakkından kaynaklanan yetkilerin, Cumhurbaşkanının veya mevzu bahis dönem için bakanlar kurulunun takdiri ile kısıtlanması mümkün mü? Asla mümkün değil. Sizin evinizin mülkiyetine sahip olmak dolayısıyla sahip olduğunuz yetkiler ne ise, Ayasofya’nın mülkiyetine sahip olan vakfın sahip olduğu yetkiler de aynen onlar. Ayasofya’nın bir farkı var. Vakıf malı. Vakıf malının hayrat olarak tahsis gayesine göre hak sahibi olanların da hakkı var. Bunlar tamamen siyasi iradenin takdir alanının dışında olan ve asla kısıtlanamayacak olan haklar. Burada topu Cumhurbaşkanına atan kurnazlığa hiç gerek yok. Hukuki dayanağı da yok. Bu mütalaayı veren savcı arkadaşın şahsi mülkü üzerinde Cumhurbaşkanının tasarruf yetkisi ne kadarsa, Ayasofya üzerindeki tasarruf yetkisi de ancak o kadardır. Savcı arkadaşın bu kadar yalın gerçeği, siyasi konjonktüre ve siyasetçilerin tercihine göre değiştirilebilir bir konu olarak ele alması son derece yanlış bir yorumdur.

Ayasofya’yı konuşurken, konuyu siyasetin takdir alanına taşımak ya bilgisizlik ya da kötü niyettir. Bu yanlışı sadece savcı bey yapmıyor. Son derece iyi niyetli olduğunu düşündüğüm birçok kişi, hamasetle konuyu mecrasının dışına taşıyor.

Ortada Kariye Camii konusunda Danıştay’ın en üst karar organı tarafından verilmiş emsal bir karar ve insanlık tarihi kadar eski mülkiyet hakkı diye bir kavram var.

Ayasofya konusu, bir devletin var oluş gayelerinden olan temel hakları ve hakların en eskisi olan mülkiyet hakkının konusudur.

Konuyu mecrasından çıkarmak hukuk kurumlarının yapması gereken davranış değildir. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

4 Temmuz 2020 00:29

Vatandaşın kavak yapısını kepcelerle param parca edilirken . Halkı kin ve nefret aşılayan gazetecinin kacak binası cam tasır gibi inciltmeden neredeyse yıktıkları için bin özür dilercesine yıkım çok yazık çok

Şahika

3 Temmuz 2020 17:08

Bir deli bir kuyuya taş atarmış,kırk akıllı çıkaramazmış.Bu da böyle,

Rıfat

3 Temmuz 2020 12:26

Ayasofya yı m.kamal kapattı, bugün 5 m.kamal gelse açamaz!..

Rıfat

3 Temmuz 2020 10:10

Ayasofya Danıştay a havale edilerek milletin gazı alınıyor.Bakanlar Kurulu kararı ile çok kolaylıkla yapılabilecek bir iş, bu olayda rahip Brunson işine benzeyecek gibi duruyor!.

BAŞKAN'ın bir imzâsına bakar!...

3 Temmuz 2020 10:01

5-10 dakîkalık işi uzattık da uzattık!? Muh. BAŞKAN'ın yalnız bir imzâsına bakar. Bundan da siyâsî bir menfaet beklenmez kanâtindeyim.!...

Kul

3 Temmuz 2020 09:17

Savcı doğrusunu yapmış. Mahkeme kararıyla müze olmadıki. Sadece bir bakanlar, kurulu kararı yeterli. ..

Tata Tonga

3 Temmuz 2020 07:42

Ankaradan istanbula gitmek için Doğuya gidip İran'ı, Pakistan'ı, Çin'i, Pasifik okyanusunu, Amerika'yı, Atlas okyanusunu, Avrupa'yı geçip istanbula varmaya benziyor. Yolda bir çok devlet var, deniz var, kar var, yağmur var, fırtına var, var oğlu var. Birisi dilekçe yazacak, bir başkası, savunma verecek, Danıştay savcısı bir şey diyecek, duruşma yapılacak, duruşmaya gidip sözler söylenecek heyet hepsini dinleyecek, yazıya dökecek, dosyadaki tüm kağıtları okuyacak sonra karar verecek, kararı açıklayacak. Falan filan... asıl mevzuya dönersek bakanlar kurulu kararını başka bir bakanlar kurulu kararı kaldırabiliyor mu kaldıramıyor mu? Ankaradan istanbula gitmek için Doğuya mı gitmen gerekiyor yoksa Batıya mı gitmen gerekiyor. Yaşar Baş da avukatım diye millete kariye camisini anlatıyor. İki cümlelik işi döndürüp dolaştırıyor, döndürüp dolaştırıyor falandı filandı falandı filandı...

Can

3 Temmuz 2020 07:38

Sanki istimlak olayi yok mu zamaninda azinlik mallarinda cok kullanildi. Asil korku simdi ortaya cikmis beklentiler dis baskilar turizm gelirler diye vebali Reis üzerinde kaldi. Kimi memnun edecek.

ALMIŞ HAN ÜNLÜ

3 Temmuz 2020 05:43

REİS DEVLET BAŞKANI OLUNCA TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAĞIMSIZLIĞINA KAVUŞTU. AYASOFYA CAMİİ OLARAK AÇILIP KANAL İSTANBUL DA YAPILINCA TAM BAĞIMSIZ OLACAĞIZ İNŞAALLAH U TEALA. HAYIRLI CUMALAR DİLİYORUM MUHTEREM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM. SP'LİLERE VE SÜLEYMANCI TAİFELERİNE DİLEMİYORUM. CEHENNEMİN DİBİNE KADAR YOLLARI VAR ZİLLET İTTİFAKI DESTEKÇİLERİNİN. AMİN YA RABBÜLALEMİN!

Yasemin

3 Temmuz 2020 05:41

ALLAH büyüktür, bir şekilde açılacaktır, ama mutlakâ açılacaktır.baska çare yok.

Av. Yaşar Baş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle